🇹🇷 Fâni Kul Nâdir لَا مَحْبُوبَ إِلَّا اللّٰ🇹🇷 (@EVKNADR) header
🇹🇷 Fâni Kul Nâdir لَا مَحْبُوبَ إِلَّا اللّٰ🇹🇷 (@EVKNADR) profile picture

En büyük hatamız, geçici olana her şeyim demek oldu. Bir insan, bir eşya, bir mekana her şeyim dediğimizde, onu yitirmekle elimizde hiçbir şey kalmamış oldu..

Türkiye
Joined April 2014
Replying to @RTErdogan
@RTErdogan ******************************* Balıklamasına her haberi duyar duymaz üzerine Atlayanlaradır SÖZÜM Ey her duyduğuna inanan Eblehler öncelikle sizleridir SÖZÜM Bir haber nereden, hangi maksat ve Gaye ile gelmiş kimlere gelmiş ne için gelmiş siyâkını sıbâkını araştırıp düşünmeden hoplayıp zıplayanlaradır SÖZÜM Speyc odalarında bilgi sahibi olmadan haberin ve olayların nasılını, niçinini nedenine vâkıf olmadan özüne ve derinuna inmeden tepeden atan tutan ukalâlara ve dükelâlarıdır SÖZÜM Bilhassa ve hassaten Devletimizi ve başımızda ki sayın Cumhur Reisimizin büyük bir sabırla tahammül ederek beklediği o bitmez tükenmez sabrını anlayamayan ahmaklaradır SÖZÜM Acaba bu Konuda önderimiz liderimiz müthiş bir siyasi deha olan Cumhurbaşkanımızın Sözlerinin hiç mi kıymeti Harbiyesi zerre miskal olsun yokmudur yanınızda. Önce bin dinle sonra bir söyle ama pir söyle. Sevgili Reisimi dinlemeyen sağır ve sığırlaradır bu SÖZÜM Artık işkembe-i Kübra'dan attıklarınız, tutarsız, mesenetsiz, dayanaksız Kof ve boş sözde analizlerinizden bıktık usandık. Bilenler konuşsun! bilmeyenlere sussun'laradır SÖZÜM Zaman birlik zamanı beraber olmak zamanı falan feşmekân zamanı diyerek rol çalmak kendilerine piar yapmak isteyen riyâkâr sureten insan görünümlü maskeli iki değil iki yüz binli görünenleridir SÖZÜM Ve ey kendi kendine ahkâm kesenler kendilerini hem savcı hem hâkim hem avukat yerine koyup kalem kıranlar kendince hüküm verip insanların haysiyetine hakkına hukukuna onuruna dokunup hiçe sayankar Hâlâ bıkmadınız mı usanmadınız mı bu haysiyesizliklerinizden İşte bunlar gibi içi başka dışı başka münafıkunlaradır SÖZÜM Ey masumların, fakir fukaranın, garip gurabanın, ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen, tecevüz eden Zalimler Şeddatlar câniler Ebu cehilin Ebu leheplerin yolundan giden kâfirler fasıkar putçular. Ateistler sözüm ona sözde Kemalist görünen Kapitalistler siz aşağılıklara (belhum adel )en yırtıcı hayvanlardan yüzlerce kat daha canavarlaşmış olanlaradır SÖZÜM Ey 25 yıldır kör gözlerine sokarcasına yapılan onca devâsa hizmetleri görmeyen görüp te inkâr eden inkârcılar. Saymakla bitiremeyeciğimiz onca hizmetleri başka nerenize sokalım sizi gidi inkarcıkar sizi.. sizin gibi nankörleridir SÖZÜM Evet daha devam edecektim yazmaya kalbim bu kadarına ancak dayanabildi. En başta Enaniyetime de nefsime de bir Tokat olsun diye bazı sözlerim kendi özümedir SÖZÜM... Fâni Nadir Kul
3
30
2,836
🇹🇷 Fâni Kul Nâdir لَا مَحْبُوبَ إِلَّا اللّٰ🇹🇷 retweeted
Çok hoşuma giden bir duâ; “Rabbim benim yolumu sen çiz, yolumu benim cahil irademe bırakma.”🤲
3
27
395
🇹🇷 Fâni Kul Nâdir لَا مَحْبُوبَ إِلَّا اللّٰ🇹🇷 retweeted
Replying to @EVKNADR
insanın dünyada taşıdığı bütün unvanlar bir gün geride kalır.. geriye ne servet ne makam kalır.. yalnızca yaşarken bıraktığı iyilikler ve insanların gönlündeki izi..
1
2
31
🇹🇷 Fâni Kul Nâdir لَا مَحْبُوبَ إِلَّا اللّٰ🇹🇷 retweeted
Replying to @EVKNADR
insanın en çetin mücadelesi kendi içinde verdiği mücadeledir.. gönül bir yana çekerken nefis başka yana sürükler.. asıl olgunluk bu ikisinin arasında doğru yolu bulabilmektir..
1
2
20
################### ALLAHIM; Sana dayandık, Sana güvendik ve ancak Sana döneceğiz. Ruhumuza şifa, gönlümüze huzur ver... Kalbimizi iman nuruyla aydınlat, Yüreğimizi güzel duygularla süsle. Gönlümüzü hayra yönelt, aklımıza hidayet et, Duygularımıza ve düşüncelerimize istikamet ver Ya Rabbi... Aminn... Cuma'nın Hayrı Bereketi cümlemizin üzerine olsun insaallah... Aminn... Cumamız Gecemiz Mübarek Olsun İnşallah Fânî
1
9
92
################### İki"Araf'ı dünyada yaşıyor gibiyiz!.. Ne gönlümüz eşkıyalığa razı, Ne nefsimiz evliyalığa..." Fânî
1
4
71
***"""""********"*"*"*"*"" Öldükten sonra senden alınacak ilk şey ismindir. Sana cenaze derler sadece. Kimse isminle çağırmaz .. Toprağa verirken dahi adın zikredilmeden. Cenazenin ucundan tut der birileri.. Sahi, İsmin dahi seni terk etmişken. Soyun, Dilin, Paran, Mevkin ne verebilir o gün Azizim! Fânî
1
6
88
Ana Sayfa Hakkımızda Yazarlar Geçmiş Sayılar Tüm Sayılar Tüm Yazarlar İletişim Ana Sayfa Gelişim GelişimEdebiyatHikaye Simurg Efsanesi Yazan Yasemin Sungur -06/10/2019 “Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg’u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağı’na varamasan da evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam dünyanın kendisini hiç görebilir mi?” der İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası romanında… Okumanızı öneririm. Her iyi okur mutlaka okumalı bu kitabı. Simurg Efsanesi’ni her okuyan etkisinde kalır, düşermiş yollara Simurg’a varmak için… Haydi gelin… Efsaneye göre, kuşların hükümdarı olan, her şeyi bilen Simurg (Zümrüd-ü Anka veya Batı’da Phoenix olarak da söylenir) Kaf Dağı’nın tepesinde, bilgi ağacında yaşar, öleceğini hissettiği zaman ağaç dallarına yuvasını yapar, Güneş dalları yaktığında da dallarla birlikte yanar ve küllerinden yeniden doğarmış. Bütün kuşlar, Simurg’un bilgeliğine inanır, işler ters gittikçe Simurg’un onları kurtaracağını düşünür, onu bekler dururlarmış. Ancak içlerinden onu gören olmamış, bir süre sonra kuşlar da ondan umudu kesmişler. Ta ki kuşlardan biri uzak bir ülkede Simurg’un kanadından bir tüy bulana kadar. Onun var olduğuna inanan bütün kuşlar toplanmış ve Simurg’u bulup yolunda gitmeyen şeyler için ondan yardım istemeye karar vermiş. Ancak Kaf Dağı’na ulaşmak için 7 dipsiz vadiyi geçmeleri gerekiyormuş. Bu 7 vadiyi geçmek öyle zormuş ki bir sürü kuş yolda vaz geçmiş ya da kaybolmuş. 1. Vadi, kuşların isteyebileceği her şeyin bulunduğu “İstek Vadisi” Burada, birçok kuş her şeye sahip olabilmenin büyüsüne kapılıp kaybolmuş. 2. Vadi, gözlerinin sisle kaplandığı, gördükleri şekilleri birer sülün, birer kuğu sandıkları “Aşk Vadisi” Burada, kuşların sisten ve güzelliklerine kapıldıkları kuğulardan, sülünlerden gözleri kör olmuş, birçok kayıp vermişler. 3. Vadi, her şeyin gözlerine güzel göründüğü “Cehalet Vadisi” Buradan geçerken bazı kuşlar hiçbir şeyi önemsememeye başlamış, önemsemedikçe düşünmemiş, düşünmedikçe unutmuşlar, Simurg’u bile unutmuşlar, unuttukça yükleri hafiflemiş ve gülümsemeye başlamışlar… 4. Vadi, gittikleri yolun, amaçlarının anlamsız göründüğü “İnançsızlık Vadisi” Burada kuşlar Simurg’u bulamayacaklarını, yolda öleceklerini düşünmeye başlamış. O kadar yolu boşuna gittiklerini düşünen kuşlar, geri dönmüş. 5. Vadi, hepsinin kendini yalnız başına hissettiği “Yalnızlık Vadisi” Bu vadiden geçerken kuşlar yalnızca kendini düşünmeye başlamış. Bazıları kendi başlarına hareket edip yönlerini kaybetmişler, kendi için avlanmaya gidip büyük hayvanlara yem olmuşlar. 6. Vadi, Simurg hakkında birçok fısıltıların yayılmaya başladığı “Dedikodu Vadisi” En arkadaki kuştan en öndekine doğru Simurg ile ilgili bir sürü dedikodu gelmiş en sonunda en öndekine Simurg’un toprak olduğu, gitmelerinin bir anlamı olmadığı söylenmiş. Bunu duyan birçok kuş doğru olup olmadığını hiç önemsemeden, yolundan vazgeçip geri dönmüş. 7. Vadi ise “Ben Vadisi” Burada her kuş ayrı bir şey söylemeye başlamış, biri diğerinin kanadını beğenmemiş, diğeri her şeyi bildiğini iddia etmeye başlamış, yanlış yoldan gidildiği söylenmiş… Hepsi bir şey söylüyormuş ve kendi söylediğinin doğru olduğunu kabul ettirip lider olmaya çalışıyormuş. Böylece vadiyi geçip “ben” düşüncesinden uzaklaşana kadar en öne geçmek için birbirlerini ezip durmuşlar. Nihayet Kaf Dağı’na vardıklarında sadece 30 kuş kalmış. Bu zorlu vadileri aşmayı başaran 30 kuş yuvaya vardıklarında sırrı çözmüşler: Farsça “si” otuz, “murg” ise kuş demekmiş. Yani, arayışı tamamlayan bu 30 kuş, aslında aradıkları şeyin kendileri olduğunu anlamışlar. Bilgeliğe giden yol, aslında kendilerine yaptıkları bir yolmuş. Bu hikayedeki 7 vadi, hayatımızda karşılaştığımız birçok durumu temsil ediyor. Başarıya ulaşmak için, nefsine hakim olup, körü körüne bağlanmadan, düşünen ve kendini geliştiren,
3
86
Gidiyorsun
gedirsən məni də apar, gəlim saçını darayım. bir də nə vaxt əlim çatar? olar səni qucaqlayım? oturum səninlə bir az, gələcəyi varaqlayım. fonda bir bayatı-şiraz, olar səni qucaqlayım? sən gülümsə, heç nə demə. mən öz halıma ağlayım. heç nəyi soruşma, bilmə, olar səni qucaqlayım? dönə-dönə, dəfə-dəfə, öz-özümü aşağılayım. heç olmazsa bircə dəfə, olar səni qucaqlayım? bilirsən bu nə ağrıdır? kimə, necə bel bağlayım? bəlkə dünyanın axırıdır, olar səni qucaqlayım? səni hamıdan saxladım, hər gün belə sabahladım. özümü çox qucaqladım. olar səni qucaqlayım? Ragif Raufoglu
4
58
Yaş aldıkça sadeleşiyor insan. Gençken dünyayı sırtımızda taşımak isteriz; her kalabalıkta yerimiz olsun, her eşyaya sahip olalım, her söze yetişelim, her kırgınlığı dilimize dolayalım isteriz. Dolaplar tıka basa doludur, telefon rehberi yüzlerce isimle kaynar, zihnimiz asla susmayan bir radyo istasyonu gibidir. Fakat yıllar geçtikçe takvimden eksilen her yaprak, ruhumuzdan da gereksiz bir ağırlığı söküp alır...! Eşyalardan vazgeçersiniz; bir zamanlar "kesin lazım olur" diye sakladığınız binlerce ıvır zıvırın sadece yük olduğunu fark edersiniz, maddesel herşey sıfırlar gözünüzde...! · Kıyafetlerden vazgeçersiniz; göz alıcı ama can yakan pabuçlar yerine, ayaklarınızın rahat ettiği sade bir spor ayakkabıya teslim olursunuz. İnsanlardan vazgeçersiniz; hayatın kısa olduğunu anlar, sahte kalabalıklar yerine ruhunuza iyi gelen üç-beş dostla yetinmeyi seçersiniz. Ve en garibi; kelimelerden vazgeçersiniz. Uzun uzun kendinizi anlatma çabanız söner. "Haklısın" deyip geçmeyi, susmayı, bazen de sadece bir bardak kahvenin sessizliğinde dinlenmeyi öğrenirsiniz. Yaşlanmak bir eksilme değil; hafifleme sanatıdır. Fazlalıklardan kurtuldukça asıl kalması gerekenler parlar. Hayat artık her şeyi kucaklamak değil; sana gerçekten iyi gelene... Yaş aldıkça sadeleşiyor insanbütün fazlalıklarından arınıyor... Yaş almak; bir dağa tırmanmaya benzer! Çıktıkça nefesiniz daralır ,, yorgunluğunuz artar ama görüş açınız genişler...! Çok seviyorum bu halimi, yaşımı...! Fani
4
75
*********** Hû... Tecellî kıldı nûrun bak, gönül rûşen, cihân fânî Sen ol mâh-ı bî-kerânsın, yakarsın kevn u imkânı Sadâ-yı ney deler canı, figānım Arş’a yükselir Sıfâtından nişândır bu, sarar her lem’a devrânı Gözüm yaş akıtır zârî, dilim yâ hû deyip inler Eriştir vuslata yâ Rab, feda kıl nefsi, kurbânı Ezelden aşka düşmüştür bu dervîşân-ı pür-irfân Şerâb-ı lûtfun içmişler, unutmuş aklı, nisyânı Bu bî-çâre fenâ bulsun, bekā deryâsına ersin Cemâlin nûrunu göster, uyandır kalb-i hayrânı Fânî "Türkçe den Türkçe ye çeviri" 1-(Hû... Işığın, tecellin tecelli etti ve bak; bu fani dünyada gönül aydınlandı. Sen öyle uçsuz bucaksız, sonsuz bir aysın ki, azametinle bütün varlık alemini eritir, yok edersin.) 2-Neyin sesi canı deler geçer, feryadım göklere yükselir; duyulan bu ses senin sıfatlarının bir işaretidir, parıldayan her ışık hüzmesi bu dönüşü (devranı) kaplar 3- .Gözüm ağlayarak yaşlar döker, dilim her nefeste "Ya Hû" diyerek inler; ey Rabbim, bu nefsi sana kurban edelim de bizi o yüce vuslatına eriştir. 4-İrfan sahibi bu dervişler ta ezel gününden (Bezm-i Elest'ten) beri senin aşkına düşmüştür; senin lütfunun aşk şarabını içmiş, dünyayı da akıllarını da unutup gitmişlerdir. 5-Bu çaresiz kulun senin varlığında yok olsun, ölümsüzlük denizine kavuşsun; mukaddes güzelliğinin nurunu göster de bu hayran kalbi gaflet uykusundan uyandır. Hû... Fânî
5
57
*********************************** "Sen o mâh-ı bî-kerânsın" Şeb-i yeldâda doğan matla-ı envâr u safâsın Sen o mâh-ı bî-kerânsın ki cihâna zıyâsın Feleğin çeşmine sürme çekilir gerd-i râhından Kamer-i hüsn ile sen şâh-ı serîr-i vefâsın Nazarın kıldı tecellî dil-i mecrûha derman Keder-i hicr ile yanan cana lûtf u şifâsın Ne revâdır sitemin âşık-ı nâlâna ey gül Sen nihâl-i gülşen-i canda rûh-ı bekâsın Eser-i aşkın ile dil bî-karâr u bî-kes kalır Sana râm oldu bu gönül, sen tabîb-i devâsın Fânî "Türkçe den Türkçe ye çeviri" 1-Cihanın en karanlık, en uzun gecesinde neşe ve ışıkların doğduğu yersin; 2-sen öyle uçsuz bucaksız, sonsuz bir aysın ki bütün dünyaya nur ve hayat verirsin. 3-Göz kamaştıran güzelliğinin ayıyla vefa tahtının padişahısın; 4-senin geçtiğin yolların tozu, gökyüzünün gözüne şifalı bir sürme gibi çekilir. 5-Bakışın, yaralı gönülde bir ilahi tecelli gibi doğup ona derman oldu; 6-ayrılık acısıyla kavrulan cana en büyük lütuf ve şifasın. 7-Ey gül yüzlü sevgili! İnleyen, feryat eden âşığına cefa etmen reva mıdır? 8-Sen can bahçesinin fidanında ölümsüzlük ruhusun. 9-Aşkının bıraktığı izle gönül kararsız ve kimsesiz kalır; 10-bu gönül artık tamamen sana boyun eğdi, çünkü sen dertlerin nihai ilacısın... Fânî
1
30
**************************** "Gidiyorsun" Gidiyorsun beni de götür, Geleyim saçını tarayayım. Bir daha ne zaman elim ulaşır? Olur mu seni kucaklasam? Oturayım seninle biraz, Geleceğin sayfalarını çevireyim. Fonda bir Bayatı-Şiraz*, Olur mu seni kucaklasam? Sen gülümse, hiçbir şey deme. Ben kendi halime ağlayayım. Hiçbir şeyi sorma, bilme, Olur mu seni kucaklasam? Döne döne, defalarca, Kendi kendimi aşağılayayım. Hiç olmazsa bir tek defa, Olur mu seni kucaklasam? Bilirsin bu nasıl bir ağrıdır? Kime, nasıl bel bağlayayım? Belki dünyanın sonudur, Olur mu seni kucaklasam? Seni herkesten sakladım, Her günü böyle sabahladım. Kendimi çok kucakladım. Olur mu seni kucaklasam? Ragif Raufoglu
1
4
61
gedirsən məni də apar, gəlim saçını darayım. bir də nə vaxt əlim çatar? olar səni qucaqlayım? oturum səninlə bir az, gələcəyi varaqlayım. fonda bir bayatı-şiraz, olar səni qucaqlayım? sən gülümsə, heç nə demə. mən öz halıma ağlayım. heç nəyi soruşma, bilmə, olar səni qucaqlayım? dönə-dönə, dəfə-dəfə, öz-özümü aşağılayım. heç olmazsa bircə dəfə, olar səni qucaqlayım? bilirsən bu nə ağrıdır? kimə, necə bel bağlayım? bəlkə dünyanın axırıdır, olar səni qucaqlayım? səni hamıdan saxladım, hər gün belə sabahladım. özümü çox qucaqladım. olar səni qucaqlayım? Ragif Raufoglu
3
94
*****""********************* "Sevgim" Əl açıb Allahdan səni istədim, Dedi mələyimi vermərəm ələ. Dedim vermirdinsə, niyə sevdirdin? Dedi bildiyim var, bir az səbr elə. Dedim ki, İlahi gücüm çatmır tək, Verim bu sevgini, bir az sən daşı. Dedi müqəddəsdir Zəmzəm suyutək, Sevginin uğrunda axan göz yaşı. Dedim ki, Allahım günahdır axı, Bəzən ondan ötrü Səndən küsürəm. Dedi ki, sevginin günahlarını, Qorxma, ayağından özüm silirəm. Dedim onu məndən alır özgələr, Bu da Sən yazdığın bir qismətimdir? Dedi ayırsa da sizi döngələr, Mənim dərgahımda ancaq sənindir... Coşqun kamal Türkçe Diliyle okunuşu SEVGİM El açıp Allah'tan seni istedim, Dedi: "Meleğimi başkasına vermem." Dedim: "Vermeyecektin, niye sevdirdin?" Dedi: "Bir bildiğim var, biraz sabret." Dedim ki: "Göklerdeki Rabbim, tek başıma gücüm yetmiyor, Vereyim bu sevgiyi, birazını da sen taşı." Dedi: "Zemzem suyu gibi kutsaldır, Sevginin uğrunda akan gözyaşı." Dedim ki: "Allah'ım, bu yaptığım günahtır biliyorum, Bazen ondan ötürü Senden küsüyorum (Sana kırılıyorum)." Dedi ki: "Sevginin günahlarını, Korkma, senin üstünden (hesabından) bizzat kendim siliyorum." Dedim: "Onu benden başkaları alıyor, Bu da Senin yazdığın bir kader midir?" Dedi: "Yollar, virajlar sizi ayırsa da, Benim katımda o sadece senindir.
31
🇹🇷 Fâni Kul Nâdir لَا مَحْبُوبَ إِلَّا اللّٰ🇹🇷 retweeted
Güç... Söz... İz... xitter.gq/i/spaces/1POMXdLlKKWOe…

6
1
2
267