Banka çalışanı bile olsa kimse bir dizi hukuk kuralını yok sayarak "yatırım danışmanı" diye öne çıkamaz. Aksi halde bu izinsiz sermaye piyasası faaliyeti veya dolandırıcılık şeklinde SUÇ olur!
Bireysel SPK lisansı da yetmez! Kurumsal yetki alınmalıdır. Ayrıca, sözleşme, risk bildirim formu gibi kaynakların yanı sıra metodoloji veya etik ilkeler de önemlidir.
Eğer herkes kişisel çıkarları için liyakat, hukuk ve etik değerleri ihlal ederse milyonlarca insanın mağdur olduğu krizler büyüyerek tekrar eder! Bu nedenle şu kısa açıklamayı herkes anlamak ve uygulamak zorundadır.
Cevdet Yılmaz, NTV yayınında SPK’nın fonların yanı sıra hisse senetlerindeki manipülasyon iddialarını da incelediğini ve inceleme kapsamındaki hisse sayısının 20’den yaklaşık 50’ye çıkabileceğini belirtmişti.
Manipülasyon uyarısını tüm kesimlere yıllardır sundum. Bu süreci ise "fon krizi" değil, "sermaye piyasasında organize mali suçlar" olarak ifade ettim. Özellikle halka arzlara dikkat çektim.
Hisse senetlerinde gerçekleşen manipülasyonlarda, doğrudan eylemi gerçekleştirenlerin ve onlara yardım edenlerin yanı sıra, ilgili şirketlerin yönetim kurulu üyeleri, komiteleri ve yatırımcı ilişkileri yöneticilerinin de mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri önem taşır. Bu yükümlülüklerin ihlal edildiğinin bilirkişi raporuyla tespit edilmesi hâlinde, sorumlulukları teknik uzmanlık ve ilgili mevzuat boyutlarında değerlendirilerek yatırımcı zararlarının tazmini gündeme gelebilir.
Bu kapsamda tutuklanan bir patronun savcılığa verdiği ifade medyada yer bulmuştu ve şöyle diyordu:
"Yatırım araçlarının fiyatı piyasada serbestçe belirlendiği için bizim buna müdahale şansımız yok"
Ancak bu ifade kısmen doğru olmakla birlikte eksik ve yanıltıcıdır. Çünkü hisse fiyatlarına, işlem hacmine ve alım-satım emirlerine müdahale edilmesi mümkündür. Nitekim bunun mümkün olması nedeniyle piyasa dolandırıcılığı gibi eylemler suç olarak kanunda yer almıştır.
Ayrıca bu tür eylemlerin önlenmesi ve tespit edilmesi amacıyla mevzuatla çeşitli gözetim, denetim ve bildirim yükümlülükleri getirilmiştir. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi veya ihlaller karşısında gerekli önlemlerin alınmaması hâlinde, doğrudan manipülasyon fiilini gerçekleştirmeyen kişiler bakımından dahi somut olayın koşullarına göre farklı hukuki sorumluluklar ve özellikle de idari para cezası ve tazminat yükümlülüğü doğabilir.
Bu kapsamda hem doğrudan hisse senedi yatırımcıları hem de söz konusu hisseleri içeren fonların yatırımcıları; tasfiye sürecine katılıp katılmadıklarından veya PBLK uygulanıp uygulanmadığından bağımsız olarak yargı yoluna başvurarak uğradıkları zararların tazminini talep edebilirler.
Bazı banka çalışanlarının hukuka aykırı şekilde mevduatları fonlara yönlendirmesi ile ilgili bazıları teyit amaçlı şahitliğini beyan ederken bazıları da "ispatı imkansız" demiş. Oysa kanıtları var ve ispatı da çok kolay! Ancak kanıt ve ispat için sosyal medya uygun değildir.
Çünkü kamu yararına uyarılarımızın yasal ve etik sınırları var. Adli bilirkişi olarak yargı sürecinde eriştiğimiz bilgi, belge veya kanıtları sosyal medyada paylaşmamız beklenemez. Bunları sosyal medyada değil, ilgili yargı makamlarına sunuyoruz. Bunun usulüne uygun yolu ise adli bilirkişi raporu veya uzman görüşüdür.
Fatma Betül #tutuklandı ve bazıları bununla dramatik bir adalet tablosu sunuyor. Fakat tek bir siyasinin tutuklanmasının mağdurların zararlarının giderildiği anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
Anayasa’nın 10 ve 11. maddeleri, herkesin kanun önünde eşit olduğunu ve Anayasa ile kanunların herkesi bağladığını açıkça düzenler. Anayasa'nın 125. maddesi ise "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmünü ortaya koyar.
Bir tutuklama kararını adaletin tecellisi gibi sunmak yerine; hukuka uygun yargılama, sorumluların tespiti ve mağdurların zararlarının hakkaniyet ve ivedilikle giderilmesi esas alınmalıdır. Kamuoyunun algı tartışmaları yerine somut delillere, liyakate ve hukuka odaklanması gerekir.
Mağdur olan fon yatırımcılarına çağrım: 16 Kasım’a kadar SPK nezdindeki itirazlarınızı yapın ve yargı süreçlerinizi sonuna kadar takip edin. Özellikle finans ve bilişim boyutlarında, nitelikli uzman görüşleriyle dosyalarınızı destekleyin. Yargı kararları dışındaki tüm beklentiler, söylentiler veya iddialar faydasızdır.
Türk bilim insanlarıyla birlikte, BM’nin Belçikalı ve Almanya’nın köklü kalkınma bankasının Alman yöneticileriyle finansal sürdürülebilirlik üzerine panel ve görüşmeler gerçekleştirdik.
Bu konu, tez uzmanlık alanım olduğu için gündem olan Türkiye’deki organize mali suçlarla ilgili soru ban yöneldiğinde cevap kısa ve net şöyle:
Türkiye’de bilim insanı düşmanlığının yanı sıra finans, yönetim ve sürdürülebilirlik alanları uygulamalı bilimler olarak görülmüyor. Bu nedenle liyakat kamu veya özel sektör için etik ilke olarak kabul görmüyor. Bu da piyasanın organize mali suçları bir kazanç gördüğü yapıyı güçlendiriyor. Böylece ülkemiz gelişmiş ülkelerden giderek uzaklaşıyor ve içe kapanıyor.
Çözüm, bu olumsuz tabloyu tersine çevirecek rasyonel kararlar alan şirketlerin; bilim, liyakat ve etik ilkelerini benimseyerek finansal yönetim danışmanlığından değer yaratmak ve bu değeri toplumla paylaşmak amacıyla yararlanmasıdır.
1987 yılında Güney Kore’nin Seul kentinde kurulan örgüt, olimpiyatlar aracılığıyla dünya barışına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla faaliyet gösteriyor. Az önce Türkiye ile iş birliği anlaşması yaptı. Bu uluslararası iş birliğinin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyorum.
Türkiye ile Güney Kore arasındaki dostluğun temelinde, Kore Savaşı’nda omuz omuza mücadele eden ve ortak bir kaderi paylaşan şehitlerimizin kan kardeşliği yatıyor. Bu tarihî bağ, Güney Kore’de çocuklara ailede ve okullarda aktarılıyor; Türk milletine karşı derin bir minnet, saygı ve sevgi duyulmasını sağlıyor. 🇹🇷🤝🇰🇷
Aşağıdaki paylaşımım 1.11.2025 ve Mehmet Şimşek 4.11.2025’de “bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz” dedi.
Aynı gün Sermaye Piyasası Kongresi’nde SPK Başkanı ile de manipülasyon uyarısı ve çözümü sunduğum konuşmamda öğrencilerim de toplu fotoğraf çekmişti.
Replying to @RusenPress
Borsa İstanbul'da organize mali suç olan piyasa dolandırıcılığı yani manipülasyon sorununu finansal teknoloji ve yapay zeka destekli çözebileceğimi Mehmet Şimşek'e sundum. Burada da sayısız kez paylaştım. Ancak kimse buna destek vermezken ve bile isteye dolandırıcıları takip ederek tüyo almak isterken esas sorun yukarıda açıklananlar değil! Bir sorun olduğu doğru ve çözüm olduğu da doğru ama çözüm değil, sorun tercih ediliyorsa esas sorun budur!
Bazı banka çalışanlarının müşterilerin mevduatlarını tasfiye edilen fonlara aktarmasını tavsiye ettiği şikayetleri alıyorum.
Banka çalışanları da olsa sözleşme, risk bildirimi ve lisansı olmadan yatırım tavsiyesi veremez; suçtur!
Banka yönetimi ve personeli zarardan sorumludur.
Sermaye piyasasında organize mali suçları işleyenler burada da faaliyet gösteriyor. Özellikle halkın doğru bilgi almasını ve hak aramasını engellemek için iftira, aşağılama ve itibar saldırısı yürütüyorlar. Hepsiyle ilgili savcılık işlem yapıyor. Bu suçlulara kanmayın!
KKTC Cumhurbaşkanı, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin arasında gelişen denizden geçen enerji hattı projesinin yarattığı tehlikeyi açıklıyor.
Kıbrıs’ta iki milletin çözüme kavuşmasının BM görüşmelerinde nasıl engellendiğini de açıkladı.
Dr. İbrahim Can, CPA retweeted
Replying to @barissoydan
Şimdilik (!) 500 milyar Dolar piyasaya etkisi oldu. Bunu henüz anlayamayanlar acele etmesin. Çünkü gelecek 15 yılda etkileri devam edecek. Ve gerçek uzmanlar yerine şarlatanlara inanç veya güven bu zararları artıracaktır.
Filistinli bilim insanı, Avrupa krallarının danışmanı ve 1973 OPEC krizinin çözümünde rol alan Dr. Ghazaleh’in görüntüsü, sesi ve konuşma metni yapay zekâyla oluşturulmuş. Kendisinin yakınıyım ve derin hürmetim var. Özgün fikirleri kalbime dokunurken, bu yapay zeka sunumu bana oldukça yavan geldi.
Son dönemde yasal hizmetin karşılığı olan ücret hakkına hakaretle karşı çıkan çok sayıda kişi görüyorum. Bu kişiler bana, avukata ya da psikolog gibi diğer mesleklere hakaretle saldırıyor. Üstelik bu saldırının haklı olduğunu savunarak destekleyen geniş bir kitle bulunuyor.
1) Ücret emeğin karşılığıdır (Anayasa m.55)
2) Avukat ücretsiz (asgari tarife altında) iş alamaz (AK m.164) ve davayı kazanma garantisi veremez (TBB etik m.34)
3) Mali müşavirler de meslek yasası ile aynı kurala tabidir.
Bazıları sanıyor ki, “benim hakkımı ücretsiz savunmak için hukuk kuralları ve etik ilkeler çiğnenebilir” ve bu şekilde “ücretsiz bir hizmet alırsam haksız rekabet olsa bile ben ekonominin ve toplumun daha çok bozulmasını umursamadan da kendi çıkarlarıma ulaşabilirim” ama YANLIŞ!
Fon dolandırıcılığı sonrasında bazıları başka suçlar işleyerek benim insanlık namına sunduğum ve iki kişi arasında özel olan bilgileri kamuya açık paylaşıyor. Bu SUÇ! Ayrıca, itibarsızlaştırma, iftira ve hakaret de eklenerek suç büyüyor.
Bunlar yalnız bana değil, avukatlara da yapılıyor.
Bu şekilde adalet sağlanamaz ve krizler çözülemez. Bu sadece daha büyük toplumsal ve ekonomik krizler yaratır.
Kanunlarda yasak veya suç olarak belirtilen hükümler tüm toplumun ortak iyiliği içindir. Eğer birileri bu kuralları kendi çıkarları için bozarsa ve bunu kendilerinin gayrimeşru çıkarları için hak görürse sadece suç işledikleri için ceza almakla kalmaz bu eylemlerinden ötürü zarar da görürler.
Yıllarca anlattım ve şimdi yine yaşanıyor. Bir kez daha söyleyeceğim:
İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti, yatırım tavsiyesi vermek veya ponzi benzeri sistemleri bir saadet zinciri gibi yakın çevreleye duyurarak çok para kazanmak mümkündür. Bu şekilde çok para kazanan her dönem oldu. Onlardan hiç ceza almayanlar da oldu. Ancak bu saadet zinciri bir saatli bombadır ve mutlaka patlar. Bu bombanın hediye paketinde olması sizi cezbeder. Ancak finansal yönetim danışmanı ve adli bilirkişi hediye paketi içindeki bombayı bilir ve sürenin az kaldığını da duyurur ama kimse dinlemez. Çünkü çok kazanma hırsı olanlar vardır.
Burada elbette herkesi suçlamıyorum. Ancak burada herkesin ilgilendiren yasal, bilimsel ve mesleki deneyimle sabit gerçeklere dayanan uyarılar var.
Baştan herkesi ücretsiz uyardığımızda da hakaret eden çok oluyor. Şimdi ise çözüm sunduğumuzda ücret vermek istemeyenler sadece parası olmayan gariban değil, anaparası 200 milyon TL ve fabrikası olan işadamları bile ücretsiz iş takibi yapacak birlerini arıyor. Ve sonra yine dolandırıcılık mağduru olacak.
Ve son olarak, eğer hastalardan para kazandığı için hekimlere fırsatçı ve kan emici demiyorsanız finans ve yönetim bilimlerinde doktor olan bilim insanlarına da demeyin. Kendi iyiliğiniz ve toplumun refahı, adaleti ve güveni için hak ve hukuka olduğu gibi ahlaki değerlere de saygılı olun. Bunların eksikliği yeni ve daha büyük krizler yaratır!
Altın %3,4 yükseldi. Petrol sert düştü. ABD seçimleri izleniyor. Kısa vadede $4600~4800 arasında kalıcı olursa altının yükselişi devam eder.
Tera, Pusula ve Atlas fonlarından nakit alacaklı olup da yargıya başvuranların davayı kazanabilmesi için en önemli teknik bilgiyi basitçe açıklıyorum:
Fon satış emrinin hesaba giren nakitle sonuçlanması 7 aşamalı bir işlemdir. Bu işlemler herhangi bir aşamada aşağıda açıkladığım farklı koşullarda hukuka aykırı şekilde engellenmiş olabilir:
A) Fon, tarih, zaman ve aracı kurum aynı olmasına rağmen çok yüksek sayıdaki yatırımcılardan bazılarının işlemi 7 aşamadan herhangi birinde eşitliğe aykırı şekilde gerçekleşmiş, usule aykırı şekilde gerçekleşmemiş veya sonradan iptal edilmiş olabilir.
B) Fon Tasfiye Yasası'nda belirtilen fiyat oluşmaması (4) veya temerrüt (6) bazı yatırımcılarda satışa engel olsa da bazılarında işlem gerçekleşmiştir.
C) Fon Tasfiye Yasası'nda belirtilen iki koşul (4 ve 6) dışındaki satışın diğer 5 aşamasında yaşanan sorunlara hiç değinilmediği için bahsi geçen yasada ifade edilen "adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiye" ya da "usul ve esaslar" bakımından butlan anlamına gelir. Bu yasa AYM tarafından iptal edilecektir. Ancak, hukuk doktrini tartışmasına lüzum olmayacak şekilde sorunlu, SPKn aykırılığı açık ve teknik yönüyle de yetersiz, hatalı ve çelişkilidir.
D) Mutabakat (5) tutarsızlıkları bazı aracı kuruluşlarda söz konusudur. Bu nedenle yatırımcıların hakları olan bazı kanıtları vermekten imtina eden kurumlar var.
Yedi aşamalı fon satış sürecinde, burada teknik çerçevesi özetlenen usulsüzlüklerin hak sahipleri aleyhine zarara yol açtığı görüşündeyim. Buna rağmen 455 bin yatırımcının tamamının aynı koşullarda olduğu varsayımıyla hareket edilmesi hakkaniyete aykırıdır.
Bu varsayıma dayanılarak tüm yatırımcıların tasfiye sürecine dâhil edilmesi de hakkaniyete aykırıdır. Zira yatırımcıların bir kısmı nakit tahsilat gerçekleştirmiş, bazılarının finansal işlemleri usulsüz biçimde iptal edilmiş, diğerleri ise aynı koşullar altında #PBLK durumunda bırakılmıştır.
Son olarak, alacakların tahsilinde kabul edilen tasfiye bakiyesi üzerinden tüm yatırımcılara orantılı ödeme yapılması ve bu ödemenin yalnızca enflasyona uyarlanmış bir getiriye bağlanması da hakkaniyete aykırıdır.
Hakkın Esas Dayanağı ve Usulsüzlük
Takasın kesinliği (SPKn. m79) ile ilgili "aracı kuruluşun faaliyetleri durdurulsa veya tasfiye sürecine girse bile geri alınamaz ve iptal edilemez" ilkesinden daha önce ve önemli olan bir usulsüzlük ve eşitsizlik söz konusudur. Bu da esas olarak Kanun maddesi yasal dayanak olarak sunulsa da kesin delil olarak 7 aşamalı işlemin hangi aşamada usulsüzlüğe uğradığı, aynı koşullardaki farklı kişilerin gerçekleşen veya iptal edilen emirlerinin kanıt olarak sunulduğu ve fon izahnamesine dayanan diğer hususlar log kayıtlarıyla birlikte yargı makamına uzman görüşü ile sunulur. Bu detaylar uzman görüşünün niteliğini ve kalitesini belirler.
Hakkın İadesinde (Tasfiye) Usulsüzlük
Özellikle etkin pişmanlıktan faydalanma şeklindeki iade hesabına aktarılan haksız kazançların mağdurlara ödenmesinde önceliğin para piyasası fonlarına verilmesi fon mal varlıklarının ayrılığı (SPKn. m53) ilkesine aykırılık oluşturur. Buna ek olarak tasfiye bakiyesine orantılı veya enflasyona endeksli bir geri ödeme planı da hakkaniyet çerçevesinde asla kabul edilemez.
Burada en iyi, en kısa ve objektif bir şekilde kamu yararına açıklamaya çalıştığım hususların dışında hiçbir dayanak yargı sürecinde teknik bilgi ve kesin kanıt bağlamında ya da esas yönünden gerekçeli karara uygun olmayacaktır. Başka bir ifadeyle haklı olmak yeterli değil, hakkı doğru bir şekilde yargının değerlendirmesine sunmak ve bu süreci hiçbir olumsuz düşünceye yer vermeden sonuna kadar götürmek herkesin ortay faydasına gereklidir.
Bu açıkladığım çerçevede her yatırımcının her fon varlığı için ayrı ve özel bir aktüerya yani nitelikli finansal hesaplama yapılarak (tek rapor çok sayıda kişi için ortak kullanılamaz) zararın ve/veya alacağın tespit edilmesi, bunun ilgili mali mevzuata dayandırılması ve özellikle log kayıtları gibi çeşitli bilişim güvenliği de içeren kesin kanıtları uzman görüşü (bilirkişi raporu) ile yargıya sunmak zorunludur.
Bunun yanı sıra yatırımcılar, sorumluluğu hukuken tespit edilen kişi ve kurumların mal varlıkları üzerinden alacaklarının tahsilini ve uğradıkları zararların giderilmesini talep edebilirler. Bu talepler yalnızca fon yatırımlarının anaparasıyla, yani yatırılan sermayeyle sınırlı değildir. Yatırımcılar, gerçek piyasa koşulları ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde elde edebilecekleri makul kazancın da hesaplanarak kendilerine ödenmesi için yargı yollarını sonuna kadar kullanabilirler. Nitekim fon satışını gerçekleştirerek meşru kazancını tahsil eden yatırımcılar gibi, hakları ihlal edilen yatırımcılar da uğradıkları kayıpların adil biçimde giderilmesini talep edebilirler.
Bu paylaşımda sunduğum bilgilerin kamu yararına ciddi önemi olması nedeniyle herkese sunuyorum.
Ancak canlı yayın şeklinde ve soru-cevap ilerlediğimiz yayınları yalnız abonelerime özel sunmaya devam edeceğim. Yargı sürecinde bazıları eski hakim de olan uzman avukatlar ile birlikte yürüttüğümüz istişareler veya bilirkişi raporu ve uzman görüşü sunduğum çalışmalar ya da güncel gelişmeler ile ilgilenenler abone olabilir.
Uzman görüşüme başvurmak isteyenler DM'den değil, yalnız e-posta ile iletişime geçebilirler.
📧[email protected]
Resmî iş süreçleri kapsamında benimle iletişime geçmek isteyen çok sayıda kişi ve kurum bulunmaktadır. Görüşme ve yemek davetleriniz için teşekkür ederim.
Özellikle fon dolandırıcılığı iddialarına ilişkin yargı sürecinde takdiri delil niteliğinde uzman görüşü talepleri ile kurumsal finansman ve halka arz sürecindeki şirketlerin piyasa risklerinin yönetimine yönelik finansal yönetim danışmanlığı talepleri konusunda yoğun bir iletişim trafiği yaşıyorum. Bu taleplerin ortak özelliği, genellikle acil nitelik taşıması ve gizlilik gerekçesiyle yüz yüze görüşme talep edilmesidir.
Ancak mevcut çalışma yoğunluğum nedeniyle, önceden planlanmış resmî iş görüşmeleri dışında, özellikle de gerekli kurumsal çerçeve ve etik esaslar oluşturulmadan yüz yüze görüşmelere veya sosyal buluşmalara zaman ayırmam mümkün değildir.
Bu nedenle tüm iş iletişiminin yalnızca e-posta üzerinden yürütülmesini; durumunuzu, talebinizi ve varsa ilgili iş kapsamını mümkün olduğunca kısa, açık ve somut ifadelerle iletmenizi önemle rica ederim.
📧[email protected]
Anlayışınız ve iş birliğiniz için teşekkür ederim.
⚠️Dolandırıcılık: Yaş Doğrulaması
Sosyal medya hesaplarında yaş doğrulaması adı altında gerçekleştirilen işlemlere karşı dikkatli olun.
Özellikle e-Devlet'e yönlendiren bağlantılara, telefonunuza gelen doğrulama kodlarına ve onay taleplerine karşı temkinli davranın. Bu yöntemler üzerinden hesap bilgileriniz ele geçirilerek banka hesaplarınızdan izinsiz para transferi yapılabilir.
Hiçbir doğrulama kodunu veya şifrenizi üçüncü kişilerle paylaşmayın; kaynağını doğrulamadığınız işlemleri onaylamayın.
Bunu paylaşın.
#altın için yeniden yükseliş trendi diyebilmemiz için şu anki seviyeden en az %8 artarak $4350 ve üzerinde kalıcı bir şekilde tutunması lazım.









