Pinned Tweet
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü: ''Hayallerimiz, iyiliğimiz, haklarımız”
Patiska Platformu - Yeni Teknolojiler ve Yaşlılıkta Kadın Platformu Kurucu Başkanı
Dr. Selma Acuner ✍🏼
@selacun
🔴 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü: ''Hayallerimiz, iyiliğimiz, haklarımız”
👉 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü, yaşlıların yalnızca korunacak değil, katkı sağlayan, hak sahibi ve öncü bireyler olduklarını vurguluyor.
✍️ Selma Acuner yazdı
buff.ly/ixdDCB6
Patiska Platformu retweeted
·
Lynne Segal, kişisel tarihinden yola çıkarak kadınların ortak tarihine uzanıyor. Annelik, eğitim, yaşlılık ve feminist hareketi kendi deneyimleriyle örüyor. Ancak anlatının merkezinde hep bakım var.
Kitabın ilerleyen sayfalarında yaşlılar, onları örten toplumsal görünmezlik pelerinive elbette bakım sorunları gündeme geliyor. Segal; Margaret Atwood, Margaret M. Gullette ve Tim Dartington gibi yaşlanma ve yaşlılık üzerine düşünen yazarlara da uğruyor.
Kitapta en sevdiğim satırlardan biri ise şu düşünce:
Ashton Applewhite’ın da vurguladığı gibi, yaşlılığı kutlamalı ve yaş ayrımcısı mitleri teşhir etmeliyiz.
Yaşlılığı yalnızca bakım ihtiyacı, kayıp ve gerileme üzerinden değil; yaşamın hâlâ süren, değişen ve değer taşıyan bir dönemi olarak düşünmek için…
#reklamdeğil #LynneSegal #AntigoneKitaplığı #LiveraYayınevi #EbruKılıç #yaşayrımcılığı #bakımpolitikaları @PatiskaPlus
Patiska Platformu retweeted
Senex Kongre’nin 10. yılında iki atölyede buluşuyoruz🕺💃😍
📌Özgür Arun ile yaş ayrımcılığını fark etmek
📌Serpil Karaoğlu ile resimli kitap tasarlamak
23 Ekim’de Antalya’da!
Bilgi ve başvuru için👇🏽
senexkongre.org.tr/program
🧓 Yaşlılık yalnızca emekli aylığı ve sağlık hizmeti meselesi değil.
💭 Bakımın kimin omuzlarında kaldığı, kentte hareket edebilmek, yalnızlaşmamak ve hayatın içinde kalabilmek de yaşlılığın koşullarını belirliyor.
✍️ Suat Turan yazdı @liveramatsouka
fikirgazetesi.org/2026/08/17…
Patiska Platformu retweeted
Vaka: "Geriatrik Depresyon' mu, yoksa kullanım ömrü dolmuş bir beden ile ruhun sisteme karşı grevi mi?"
Danışan: 68 yaşında, emekli bir işçi. Çocukları evden taşınmış, eşiyle ya da yalnız yaşıyor. Gün boyu televizyon karşısında oturuyor, kimseyle konuşmuyor ve "Artık bu dünyada bir fazlalığım, yüküm" diyerek hayattan elini eteğini çekiyor.
Klinik teşhis: Geriatrik Depresyon (Yaşlılık Depresyonu).
Çözüm: Dozajı ayarlanmış antidepresanlar ve kendine yeni hobiler bul tavsiyeleri.
Oysa Sınıfsal Gerçek Tablo Şöyledir:
"İşe Yaramama" Hissi mi, Yoksa Kullan-At Kültürü mü?
Terapist, "Emeklilik sonrası rol kaybı yaşıyorsun, hayata karışmalısın" diyor.
Sınıfsal Gerçek: Kapitalizm, insanın değerini yalnızca artı-değer üretebilme ve tüketebilme kapasitesiyle ölçer. Gençliğini, sağlığını ve ömrünü fabrikalarda, ofislerde sisteme kar üreterek tüketmiş bir insan artık ne üretebilecek güce ne de yüksek fiyatlı ürünleri tüketecek bir maaşa sahiptir.
Analiz: Yaşlının hissettiği o fazlalık duygusu ruhsal bir yanılsama değil, sistemin ona karşı aldığı pozisyonun ta kendisidir. Sistem, enerjisini son damlasına kadar emdiği işçiyi üretkenliği bitip posası kalınca bir kenara fırlatmıştır. Yaşlılık depresyonu vadesi dolmuş bir makine parçası gibi hissettirilmenin yarattığı varoluşsal kırımdır.
Uzmanlar, "Neden bir kursa gitmiyorsun, neden kendine bir hobi edinmiyorsun?" diye soruyor.
Sınıfsal Gerçek: 15 yaşından 65 yaşına kadar haftada 6 gün, günde 10 saat sadece hayatta kalmak ve fatura ödemek için çalışan bir insana emekli olduğunda hadi hobiler edin demek sınıfsal bir körlüktür.
Analiz: Sermaye, o insanın hayatından sadece emeğini çalmamıştır elli yıl boyunca hayal kurma, oyun oynama, sadece kendisi için bir şey yapma yetilerini de dumura uğratmıştır. Hayatı boyunca sadece çalışmak üzere programlanmış bir robottan şalter indirildiğinde sanatsal bir zevk ya da neşeli bir meşgale üretmesini beklemek ikiyüzlülüktür. O derin boşluk çalınmış bir çocukluğun ve gençliğin elli yıl sonra gelen faturasıdır.
Ve son olarak "Yaşlılar torunlarıyla vakit geçirip gençleşmeli" masalı...
Sınıfsal Gerçek: Genç kuşağın (anne ve babanın) plazalarda veya fabrikalarda ucu ucuna hayatta kalabilmek için kreş parası ödeyemediği bir düzende emekli yaşlı, dinlenmesi gereken yaşta ücretsiz çocuk bakıcısı olarak sisteme yeniden eklemlenir.
Oysa yaşlı insan kendi hayatını yaşayamaz çünkü çocuklarının sınıfsal olarak hayatta kalabilmesi için kendi bedenini bir kez daha feda etmek zorundadır. Sömürü bitmez sadece nesiller arasında el değiştirir.
Patiska Platformu retweeted
Birleşmiş Milletler @UN @UN_HRC'de Yaşlı Bireylerin Hakları İçin Sözleşme hazırlıklarının ilk turu tamamlandı.
Çalışmalara Türkiye'den kadın ve yaşlı haklarının tecrübeli savunucusu Selma Acuner katıldı, @PatiskaPlus ve @SenexDernek'in ortak görüşlerini sundu.
@selacun'un sunum ve katkılarından satır başları:
🔵Hazırlanacak bağlayıcı sözleşme toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan, hak temelli ve hesap verebilir bir çerçeve oluşturmalı
🔵Bakım ve barınma yapısal bir insan hakları meselesi olarak tanınmalı
🔵Sözleşme bağımsız ulusal izleme mekanizmaları kurulmasını şart koşmalı; yaşlıların ve ilgili STK’ların bu mekanizmalara anlamlı katılımını sağlamalı
🔵Sözleşme hak ihlallerinde etkili telafi önlemleri, bireysel başvuru, ciddi veya sistematik ihlallere ilişkin soruşturma ve etkili takip mekanizmaları oluşturmalı
🔵Sivil toplum kuruluşları Sözleşme hazırlık sürecine anlamlı biçimde dahil edilmeli, dil ve dijital erişim engelleri aşılmalı
Patiska Platformu, BM Yaşlı Hakları Sözleşmesi Müzakerelerinde
Platform Bşknı Dr. @selacun Cenevre'de yapılmakta olan, yaşlı hakları ilişkin ilk bağlayıcı BM sözleşmesinin birinci Hükümetlerarası Çalışma Grubu toplantılarına katılıyor. Bu tarihî anda, masada olmaktan onurluyuz
İhlallerin başında ihmal kaynaklı trafik kazaları, şüpheli ölümler ve yangınlar geliyor. Yani çoğu "kaza" diye geçiştirdiğimiz olay, aslında önlenebilir bir ihmalin sonucu.
Unutulan nüfus, yaşlılar !
@OzgurArun 👇🏽
Yaşlılar yok!
📌Evet, TÜİK tablolarında var
📌Hastane koridorlarında var
📌Belediye yardım listelerinde var
📌Bayram mesajlarında var
📌“Büyüklerimiz” diye başlayan törensel cümlelerde var
Ama yaşlılar hakların öznesi olarak yoklar!
Okumak için👇🏽
ozgurarun.com.tr/yaslanmagun…
'Bir yere çıkmıyorum, hapis hayatı evin içindeyim, çünkü adımını dışarı attın mı para'
@hacerfoggo' nun saha araştırmaları yaşlı yoksulluğunu gözler önüne seriyor.
TÜİK 2025 verisine göre haneler bütçelerinin en büyük bölümünü (%29,3) konut ve kiraya, ikinci ulaşıma sonra da gıdaya harcıyorlar.
Saha çalışmalarımızda bunu söylüyor.
Tek kişilik haneler ise bütçelerinin %41'ini konut ve kiraya ayırıyor. (TÜİK)
Bu iki veri bize yalnız ve düşük gelirlilerinin barınma riski ile karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Yani "ekonomi büyürken" yoksulluk derinleşiyor @memetsimsek
Patiska Platformu retweeted
Senex Kongre 10. yılında, yaşlanma çalışmalarının birikimini ve yeni ufuklarını birlikte tartışmaya çağırıyor
🗓️22–23 Ekim 2026
Akdeniz Üniversitesi, Antalya
📌Özet gönderimi için son gün:
15 Haziran 2026
senexkongre.org.tr/ozet-gond…
#SenexKongre #Senex10Yıl #YaşlanmaÇalışmaları
Türkiye’de emekli yoksulluğu belirli bir yaş grubunun gelir yetersizliği sorunu değildir. Yaşlılığın nasıl toplumsallaştırıldığına, emekliliğin nasıl kurumsallaştırıldığına dair temel bir gösterge niteliği taşımaktadır. @enstituforum raporu konuya ışık tutuyor 👇🏽
Türkiye’de Emekli Yoksulluğu Araştırması
@derya__komurcu ✍🏼
📌“Emekli maaşım yetse çalışmazdım, evimde otururdum. 77 yaşından sonra benim burada ne işim var? Deli gibi buraya geliyorum 3-5 alayım diye...”
✒️Doç. Dr. Derya Kömürcü, Gazete Pencere için yazdı
Türkiye’de Emekli Yoksulluğu Araştırması
@derya__komurcu
gazetepencere.com/yazarlar/e…
Yaşlı kadın yoksulluğu bir anda olmaz, gençlikte başlayan bir sürecin birikerek gelen sonucudur. Ne yazık ki "hak temelli" politikaların eksikliği yaşlı kadın yoksulluğunu daha da derinleştirir.
TÜİK 2025 verileri gösteriyor: Yaşlı kadın yoksulluğu tesadüf değil.
Bu tablo, hayat boyu süren eşitsizliğin sonucu. Kadınlar daha kısa süre çalışabiliyor, daha güvencesiz işlerde yer alıyor ve bakım yükünü ömür boyu sırtlanıyor.
Sonuç? Yaşlılıkta daha az gelir, daha az güvence, daha fazla yalnızlık.
Üstelik yaşlandıklarında da “bakım alan” değil, hâlâ bakım veren olarak görülüyorlar.
Bu bir kader değil.
Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların sonucu.

































