Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Eğitim ve İstişare Toplantısı programı kapsamında Şube Başkanlar Kurulumuzu da gerçekleştirdik.
Bu kadro, eğitim çalışanlarının tek umududur.
Eğitim çalışanlarının hak ve kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi yolunda gecesini gündüzüne katarak mücadele yürüten, her türlü zorluk ve engellere rağmen yılmadan, yorulmadan ve azimle gayret ortaya koyan yiğit yol arkadaşlarımı kutluyorum.
Varlıkları daim olsun.
Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Eğitim ve İstişare Toplantımızın ilk gününü tamamladık.
Şube başkanlarımız, il temsilcilerimiz ve şube yönetim kurulu üyelerimizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz istişare toplantımızda yiğit yol arkadaşlarımıza hasbihal ettik.
Türk Eğitim-Sen’in 34 yıllık şerefli hak mücadelesini ihlas ve gayretle omuzlayan ve bayrağı daha yükseklere taşımak için büyük bir fedakarlık ve azimle emek veren teşkilat yöneticilerime şükranlarımı sunuyorum.
Her biriyle gurur duyuyorum.
Varlıkları daim olsun.
ÜNİVERSİTE DAİRE BAŞKANLARININ MAKAM TAZMİNATI MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİDİR!
Bilindiği üzere, devlet memuriyetine ait genellikle üst yönetim kademesindeki kadrolar için makam tazminatı göstergesi belirlenmiş olup, bu tazminattan yararlananların ayrıca temsil veya görev tazminatından da yararlanmaları sağlanmıştır.
Türk Eğitim-Sen olarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli (IV) Sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7. sırasına, "Üniversite Daire Başkanları" ibaresinin eklenmesi suretiyle söz konusu eşitsizliğin giderilmesi için çalışma başlatılarak konunun akıbeti hakkında Sendikamıza bilgi verilmesi hususunda YÖK’e yazılı talepte bulunduk. turkegitimsen.org.tr/haberle…
NORM SAYILARININ HATALI BELİRLENMESİNE DAYALI NORM FAZLASI OLMA İŞLEMİNE YD KARARI
Ankara ili …………. ilçesinde bir okulda görev yapmakta olan sendikamız üyesinin branşında 2025 yılında gerçek ders yükü 147 saat ve mevcut öğretmen sayısı 7 iken, 2025-2026 eğitim öğretim yılı norm güncellemelerinde ders saatinin sehven 160 saat olarak bildirilmesi neticesinde okulda ihtiyaç bulunmadığı halde norm açığı oluşturularak norm kadro sayısının hatalı şekilde 8'e çıkarılması ve bu işlem sebebiyle başka bir öğretmenin aynı okula atanması sonucu, 2026 yılı Ağustos ayında yapılan norm güncellemelerinde idarenin hatalı işleminden dolayı üyemizin norm fazlası olarak belirlenmesine ilişkin işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlem ile başka bir öğretmenin aynı okula atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 2026/1505 E. Sayılı ve 02.11.2026 tarihli kararıyla işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
33/A MADDESİ KAPSAMINDA GÖREV YAPAN ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİN KADRO MAĞDURİYETİ GİDERİLSİN!
Türk Eğitim-Sen olarak, 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi kapsamında görev yapan araştırma görevlilerinin 3. derece ve daha üst dereceli kadrolara atanabilmelerinin önünde herhangi bir engel bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla YÖK’e yazı gönderdik.
Bu bağlamda, İlgi Kanun’un 33/a maddesi kapsamında görev yapan araştırma görevlilerinin kadro derece sorunlarının çözüme kavuşturulması amacıyla gerekli çalışmaların başlatılması ve konuya ilişkin sendikamıza bilgi verilmesini talep ettik. turkegitimsen.org.tr/haberle…
📢 Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmenlerimizin Dikkatine!
Türk Eğitim-Sen olarak mesleki gelişiminize katkı sunmaya devam ediyoruz!
“Rehberlik Eğitimleri 2. Dönem” kapsamında hazırladığımız Şubat ve Mart 2027 dönemi eğitimlerimiz için başvurular açıldı.
Şubat 2027: Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Eğitici: Dr. İbrahim DENİZ Süre: 30 Saat Son Başvuru: 29 Ocak 2027
Mart 2027: Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi Eğitici: Prof. Dr. Tahsin İLHAN Süre: 50 Saat Son Başvuru: 28 Şubat 2027
E-Devlet onaylı sertifika verilecek olan eğitimlerimizin her biri 300 kişi kontenjanlıdır.
#TürkEğitimSen #PDR #PsikolojikDanışman #RehberÖğretmen #OyunTerapisi
BilişselDavranışçıTerapi MeslekiGelişim RehberlikEğitimleri
Talip Geylan retweeted
Norm Sayılarının Hatalı Belirlenmesine Dayalı Norm Fazlası Olma İşlemine Yd Kararı turkegitimsen.org.tr/haberle…
Kalemine sağlık @Yildiraycicek9
✍️ Fon vurgununun akıbeti takipte
turkgun.com/basyazi/fon-vurg…
Talip Geylan retweeted
Daire Başkanlarının Makam Tazminatı Mağduriyeti Giderilmelidir!
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Talip Geylan retweeted
📢 Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmenlerimizin Dikkatine! Türk Eğitim-Sen olarak mesleki gelişiminize katkı sunmaya devam ediyoruz!
“Rehberlik Eğitimleri 2. Dönem” kapsamında hazırladığımız Şubat ve Mart 2027 dönemi eğitimlerimiz için başvurular açıldı.
Şubat 2027: Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Eğitici: Dr. İbrahim DENİZ Süre: 30 Saat Son Başvuru: 29 Ocak 2027 Mart 2027: Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi Eğitici: Prof. Dr. Tahsin İLHAN Süre: 50 Saat Son Başvuru: 28 Şubat 2027
E-Devlet onaylı sertifika verilecek olan eğitimlerimizin her biri 300 kişi kontenjanlıdır.
#TürkEğitimSen #PDR #PsikolojikDanışman #RehberÖğretmen #OyunTerapisi BilişselDavranışçıTerapi MeslekiGelişim RehberlikEğitimleri
ENFLASYONUN AÇTIĞI YARA BÜTÇEDE SARILMALI
💢TÜİK’in açıkladığı ekim ayı verilerine göre tüketici fiyatları aylık %2,58, yıllık %29,77 artmıştır. Temmuz-ekim döneminde birikimli enflasyonun %8,28’e ulaşmasıyla, kamu görevlileri ve emeklilerimize temmuz ayında yapılan %7’lik maaş artışı henüz dört ay dolarken enflasyonun 1,28 puan gerisinde kalmıştır.
💢Bu tablo, yılın ikinci yarısı için verilen zammın tükendiğini, maaşların alım gücünün düştüğünü ortaya koymaktadır. Önümüzdeki iki ayda yaşanacak fiyat artışları ise kayıpları daha da büyütecektir.
💢Kamu çalışanlarımız ve emeklilerimiz, gelirleri yerinde sayarken her geçen gün artan hayat pahalılığıyla mücadele etmektedir.
💢Gıdadan kiraya, ulaşımdan eğitime kadar temel harcamalar aile bütçelerini zorlamaya devam etmektedir. Vatandaşımız açısından belirleyici olan, açıklanan oranlardan önce maaşıyla karşılayabildiği ihtiyaçlarıdır.
💢Merkez Bankasının yıl içinde enflasyon tahminlerini yükseltmesi de ücret politikasının yeniden ele alınmasını gerektirmektedir. Ekonomik öngörüler güncellenirken maaş artışlarının eski varsayımlara bağlı tutulmasının bedeli kamu çalışanlarına ve emeklilere ödetilemez. Değişen ekonomik şartlar, ücretlerde de karşılığını bulmalıdır.
💢Şu günlerde TBMM’de görüşülmekte olan 2027 yılı bütçesi, bu adaletsizliğin giderilmesi için somut bir imkândır. Bütçenin başarısı, kamu maliyesindeki dengeler kadar vatandaşın geçim şartlarında sağladığı iyileşmeyle de ölçülmelidir.
💢Kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelir kayıplarını giderecek kaynak bütçede açıkça yer almalıdır.
Biz, maaş artışlarının, gerçekleşen enflasyon ve güncel ekonomik beklentiler doğrultusunda yeniden belirlenmesini istiyoruz.
💢Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz. Çalışanların ve emeklilerin ekonomik büyümeden pay almasını sağlayacak kalıcı refah payı uygulamasına geçilmesi zorunludur diyoruz. Enflasyon farkının, altı aylık dönemlerin sonu beklenmeden oluştuğu ay maaşlara yansıtılmasını öneriyoruz.
💢Bu taleplerimiz, emeğin değerinin korunması ve ülkemizin büyümesinden doğan refahın adil bir biçimde paylaşılması için uygulanması gereken politikaların kamu çalışanları ve emeklilerimiz lehine düzenlenmesi içindir. Kamu hizmetini omuzlayan çalışanlarımızın ve yıllarını milletimize hizmete vermiş emeklilerimizin insanca yaşama hakkı, bütçenin öncelikleri arasında bulunmalıdır.
💢Artık geçim sıkıntısını hafifletecek somut kararlar alınmalıdır. Ek zam ve refah payı, ertelenebilecek bir beklenti olmaktan çıkmış, zorunluluk hâline gelmiştir.
💢Türkiye Kamu-Sen olarak bütçe sürecinin bu doğrultuda değerlendirilmesini ve kamu çalışanlarıyla emeklilerimizin alım gücünü yükseltecek düzenlemelerin hayata geçirilmesini istiyoruz.
ENFLASYONUN AÇTIĞI YARA BÜTÇEDE SARILMALI
💢TÜİK’in açıkladığı ekim ayı verilerine göre tüketici fiyatları aylık %2,58, yıllık %29,77 artmıştır. Temmuz-ekim döneminde birikimli enflasyonun %8,28’e ulaşmasıyla, kamu görevlileri ve emeklilerimize temmuz ayında yapılan %7’lik maaş artışı henüz dört ay dolarken enflasyonun 1,28 puan gerisinde kalmıştır.
💢Bu tablo, yılın ikinci yarısı için verilen zammın tükendiğini, maaşların alım gücünün düştüğünü ortaya koymaktadır. Önümüzdeki iki ayda yaşanacak fiyat artışları ise kayıpları daha da büyütecektir.
💢Kamu çalışanlarımız ve emeklilerimiz, gelirleri yerinde sayarken her geçen gün artan hayat pahalılığıyla mücadele etmektedir.
💢Gıdadan kiraya, ulaşımdan eğitime kadar temel harcamalar aile bütçelerini zorlamaya devam etmektedir. Vatandaşımız açısından belirleyici olan, açıklanan oranlardan önce maaşıyla karşılayabildiği ihtiyaçlarıdır.
💢Merkez Bankasının yıl içinde enflasyon tahminlerini yükseltmesi de ücret politikasının yeniden ele alınmasını gerektirmektedir. Ekonomik öngörüler güncellenirken maaş artışlarının eski varsayımlara bağlı tutulmasının bedeli kamu çalışanlarına ve emeklilere ödetilemez. Değişen ekonomik şartlar, ücretlerde de karşılığını bulmalıdır.
💢Şu günlerde TBMM’de görüşülmekte olan 2027 yılı bütçesi, bu adaletsizliğin giderilmesi için somut bir imkândır. Bütçenin başarısı, kamu maliyesindeki dengeler kadar vatandaşın geçim şartlarında sağladığı iyileşmeyle de ölçülmelidir.
💢Kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelir kayıplarını giderecek kaynak bütçede açıkça yer almalıdır.
Biz, maaş artışlarının, gerçekleşen enflasyon ve güncel ekonomik beklentiler doğrultusunda yeniden belirlenmesini istiyoruz.
💢Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz. Çalışanların ve emeklilerin ekonomik büyümeden pay almasını sağlayacak kalıcı refah payı uygulamasına geçilmesi zorunludur diyoruz. Enflasyon farkının, altı aylık dönemlerin sonu beklenmeden oluştuğu ay maaşlara yansıtılmasını öneriyoruz.
💢Bu taleplerimiz, emeğin değerinin korunması ve ülkemizin büyümesinden doğan refahın adil bir biçimde paylaşılması için uygulanması gereken politikaların kamu çalışanları ve emeklilerimiz lehine düzenlenmesi içindir. Kamu hizmetini omuzlayan çalışanlarımızın ve yıllarını milletimize hizmete vermiş emeklilerimizin insanca yaşama hakkı, bütçenin öncelikleri arasında bulunmalıdır.
💢Artık geçim sıkıntısını hafifletecek somut kararlar alınmalıdır. Ek zam ve refah payı, ertelenebilecek bir beklenti olmaktan çıkmış, zorunluluk hâline gelmiştir.
💢Türkiye Kamu-Sen olarak bütçe sürecinin bu doğrultuda değerlendirilmesini ve kamu çalışanlarıyla emeklilerimizin alım gücünü yükseltecek düzenlemelerin hayata geçirilmesini istiyoruz.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ablası Serpil Bahçeli hanımefendi vefat etmiştir.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah.
Merhumeye yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Sayın Genel Başkanıma ve ailesine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum.
This quoted post is unavailable.
ÖĞRETMENLERİN ZORUNLU EK DERS GÖREVİNE İLİŞKİN MEB’E GÖRÜŞ TALEBİNDE BULUNDUK.
Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığına, öğretmenlerin zorunlu ek ders görevinden hangi mazeretlerle muaf tutulabileceğine ilişkin görüş talebinde bulunduk. Ağır hastalık ve küçük çocuk bakımı gibi durumların “kabul edilebilir özür” kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda Bakanlığın açıklama yapmasını istedik.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
ÖĞRENCİ DEVAMSIZLIĞI EK DERS KESİNTİSİNE GEREKÇE OLAMAZ: HAKLI MÜCADELEMİZ KAZANIMLA SONUÇLANDI
Özel Eğitim Öğretmeni olarak görev yapmakta olan sendikamız üyesi tarafından, fiilen ders işlemek amacıyla görevi başında bulunmakla birlikte öğrencilerin derse katılım sağlamaması nedeniyle tarafına ek ders ücreti ödemesi yapılmaması üzerine; ek ders ücretlerinin hesaplanarak tarafına ödenmesi ve devam eden aylarda öğrenci devamsızlığı gerekçesi ile ek ders ücretlerinden kesinti yapılmaması yönündeki başvurusunun reddi üzerine açılan davada, davanın reddine karar verilmesi üzerine, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin 2026/990 E., 2026/1624 K. sayılı ve 08.10.2026 tarihli kararında; “…öğretmenlerden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı dersin işlenememesi hallerinde ek ders görevinin yerine getirildiğinin kabul edilmesi gerektiği, somut olayda da ek ders görevini ifa etmek üzere okulda ve sınıfta hazır bulunan davacının iradesi dışında vukuu bulan bir nedenle dersin fiilen işlenemediği hususları dikkate alındığında, davalı idarece davacıya ödenmeyen dönemlere ilişkin olarak ek ders ödemesi yapılması gerektiği sonucuna varıldığından, dolayısıyla davacının fiilen ek derslerin yapılmadığı söz konusu dönemler için ek ders ücreti ödenmesi ve devam eden aylarda öğrenci devamsızlığı gerekçesi ile ek ders ücretlerinden kesinti yapılmaması yönünde yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır” denilerek, istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı ek ders ücretlerine ilişkin parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.turkegitimsen.org.tr/haberle…
SOYUT İDDİALARLA VERİLEN HUKUKSUZ CEZA YARGI DUVARINA ÇARPTI!
Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının hak ve hukukunu koruma kararlılığını bir kez daha yargı kararıyla tescilledi. Hatay ilinde bir ortaokulda müdür yardımcısı olarak görev yapan üyemiz hakkında, somut ve inandırıcı delillerden yoksun, mesnetsiz iddialar gerekçe gösterilerek bir disiplin soruşturması yürütülmüştü. Soruşturma sonucunda üyemize, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-d maddesi uyarınca haksız şekilde 1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası tesis edilmiş ve itirazı da reddedilmişti.
Hukuka, hakkaniyete ve yerleşik yargı içtihatlarına açıkça aykırı olan söz konusu işleme karşı sendikamız desteğiyle açılan iptal davasında Hatay 1. İdare Mahkemesi emsal bir karara imza attı. Mahkemece yapılan incelemede, disiplin cezalarının memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurduğu, bu sebeple cezaya konu fiillerin somut delillerle şüpheye yer bırakmayacak biçimde sübuta ermesi gerektiği vurgulandı.
Yargı mercilerince dosya kapsamı değerlendirildiğinde; üyemize isnat edilen hakaret ve ithamların hiçbir somut tanık veya bilgi sahibi beyanına dayanmadığı, dinlenen personelin ifadelerinin ceza konusu fiillerle doğrudan ilgili olmadığı ve suçlamaların somut bir olaya özgülenmeksizin sübjektif iddialardan ibaret kaldığı açıkça tespit edildi. İddia olunan fiillerin sübuta erdiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığını belirten idare mahkemesi, tesis edilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmederek işlemin oybirliğiyle iptaline karar verdi.
Yargı kararıyla bir kez daha açıkça ortaya konmuştur ki; idareler eğitim çalışanlarını soyut beyanlarla, eksik ve taraflı değerlendirmelerle cezalandıramaz. Türk Eğitim-Sen olarak; üyelerimizin onurunu, itibarını ve kazanılmış özlük haklarını hiçbir keyfî uygulamaya feda etmedik, etmeyeceğiz. Haksızlığa uğrayan her bir eğitim çalışanımızın yanında dimdik durmaya ve hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdürmeye devam edeceğiz. Adaletin tecelli ettiği bu emsal karar tüm eğitim camiamıza hayırlı olsun.turkegitimsen.org.tr/haberle…
Kasım ayı e-Bültenimiz yayında.
Okumak için:
turkegitimsen.org.tr/storage…
Türkiye Yükseköğretim Sistemi ve Yükseköğretim Çalışanlarının Sorunları, Beklentileri ve Geleceğe İlişkin Görüşleri Anketi
Bu anket, akademik ve idari personele yönelik hazırlanmış olup akademik personel için 80, idari personel için 76 sorudan oluşmaktadır. Anketin tamamlanması yaklaşık 15–20 dakika sürmektedir.
Anket anonimdir. Elde edilen bilgiler, düzenleyeceğimiz çalıştay kapsamında toplu istatistiksel değerlendirmelerde, anket sonuç raporunda ve bu kapsamda gerçekleştirilecek araştırmalarda kullanılacaktır.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
SEYYANEN ZAM VE REFAH PAYI
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın açıklamaları üzerine, emeklilere zam ve refah payı yapılacağı haberleri bugünlerde basına yansıyor.
Bilindiği üzere, 2023 yılında memura yapılan 8.077 TL seyyyanen zam (Hali hazırda 25.100 TL olmuştur) emekli maaşına yansıtılmadığı için, çalışan maaşı ile emekli maaşı arasında devasa bir uçurum oluştu.
Ömrünü devletin kamu hizmetini vatandaşımıza ulaştırmak için geçirmiş olan ve yaşamlarının son deminde insanca bir hayatı hak eden emeklilerimiz çok büyük bir ekonomik zorluğa mahkum bırakılmış durumdadır.
Bu kabul edilemez!
Çalışırken aldıkları ücretin neredeyse %45’ni ancak alabilecek olan yüzbinlerce memurumuz, bu nedenle emekli olamıyor.
Bu durumun ortaya çıkardığı bir diğer sorun da memurumuz emekli olamadığı için, devlet kapısında iş bekleyen genç memur adaylarımıza yeterli istihdam imkanının oluşmamasıdır.
Öncelikle, memur maaşlarına yapılan seyyanen artışın, aynı miktarda emekli maaşlarına da yansıtılması elzemdir.
Bununla birlikte, enflasyon kadar zammın aslında sıfır zam olduğu gerçeğinden hareketle, enflasyon farkının yanı sıra memur ve emeklisine refah payı uygulamasının hayata geçirilmesi olmazsa olmazdır.
Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır.





















