komediyle dramı böyle dahiyane bir şekilde iç içe geçirebilen yapımlar beni hep büyülemeye devam edecek
Kasım'da yüzmek bir başkaymış, deniz ılık ve sakin, hava hafif esintili, yazın o kavurucu sıcağı yok, plajda insan çorbası yok, olabilecek en ideal şartlar, sadece sahile vuran ölü ahtapot "ya ayağıma bir sualtı böcüsü dolanırsa" korkusunu birazcık tetikledi
kontrat alıp gittiğim avdan dönüşte handa ırkçılar tarafından rahatsız edilip hapse atılıyorum, olayların gidişatının böyle öngörülemez oluşu yüzünden bir iki kontrat yapıp çıkayım derken bi bakıyorum 3 saat geçmiş
gerçekten üzücü bir an oldu ya ama sadece kalbi kırılmasın diye seviyorum da diyemedim, hem de triss'e sevdiğimi söylemiştim zaten, şu buyurgan halleri bu kadar itmeseydi belki farklı olurdu
bak yine aynı şeyi yapıyor, kaçıncı oldu
Replying to @valeattv
I don't photograph my V apart from my Takemura






























