
Finans ve ekonomi. ex hazineci, #bireyselemekliliksistemi blog yazarı, girişimci mentor, GS 107, ODTÜ IE '80, Stanford MSIE '82
Joined May 2018
- Tweets3.1K
- Following418
- Followers12.6K
- Likes7.3K
Akin Rota retweeted
Borsa İstanbul’da Can Çekişen 7 milyon Mağdur Yatırımcı ve Tüm Kamuoyu Adına Soruyoruz:
JCR Avrasya Derecelendirme AŞ’nin Sayın Ortakları ve Ülkemizin Denetimden Sorumlu Kuruluşlarına;
Ortağı Olduğunuz JCR Avrasya, kredi derecelendirme işleminin özü olan temerrüt riskini niçin tahmin edemedi? Niçin yatırım yapılabilir notunu sürdürdü? Yatırım Yapılabilir notlarıyla yatırımcıları yanlış yönlendirdiğine yönelik bir özeleştiri açıklayacak mı?
Ortağı olduğunuz JCR Avrasya, MSCI ve S&P'nin uyarılarını niçin dikkate almadı? Bakan Mehmet Şimşek'in Kasım 2025'teki manipülasyon uyarısına niçin ilgisiz kaldı? Bunlar, ortağı olduğunuz şirketin açıkladığı rating notlarını niçin olumsuz etkilemedi? Mevcutta tasfiyeye konu olmayan diğer şirketlere verdiği notlara güvenebilir miyiz?
JCR Avrasya’nın Yöneticileri ve Uzmanları, Tasfiyeye Konu Şirketlere ya da fonlarına yatırım yapmış mı? Yaptıysa "ilişkili taraf" olarak zamanında ortaklara, üslerine ve ilgili kurumlara bildirmiş mi ve bu kapsamda yatırımları varsa bunlardan kâr elde etmişler mi? ABD’de yaşanan 2008-2009 Küresel Finansal Krizindeki benzer örneklerde olduğu gibi Türkiye’de yaşanan olayda acaba kâr saikiyle hareket etmişler mi? Fon Skandalının bir parçası olmuşlar mı? Bu şüpheli durumları inceliyor musunuz?
JCR Avrasya, tasfiye halindeki Serbest Fonların kurucusu/yatırımcısı şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulunun "Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1) madde 32'de, Yapılandırılmış Finansal Ürünlerin fona alınması için "Yatırım Yapılabilir Nota Sahip olmaları zorunluluğuna" tam olarak riayet etmiş mi? Etmiş ise bu ürünlerin “Yatırım Yapılabilir” notları hangi kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilmiş? Kendisi tarafından mı başka kredi derecelendirme kuruluşları tarafından mı?
JCR Avrasya'nın verdiği "Yatırım Yapılabilir" notlar, Türkiye Varlık Fonu, BES, İşsizlik Fonu / Takasbank, Diyanet gibi kurumların fona para aktarımlarını uygun hale getirmiş midir?
Bunları ortaklar olarak araştırdınız mı? Bu hususlarda şüphe söz konusu ise ilgili hukuki süreçler için ihbarda bulundunuz mu?
Bu hususları yetkili hukuki, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bu şirketlere lisans verenler araştırıyor mu? Bu konuda bir davette ya da ihbarda bulundunuz mu?
JCR Avrasya'nın ortakları. Siz Türkiye’nin en büyük finans kuruluşlarını temsil ediyorsunuz! 7 milyon mağdur vatandaşımız bu soruların cevaplarını sizden bekliyor!
JCR Avrasya, tasfiye kapsamına alınan 131 fonun kurucusu/yatırımcısı durumundaki şirketlerden Tera ve Bulls'a ait dört şirketin risk ratingini yapmış ve aşağıdaki notları vermiştir:
Tera Finans Faktoring A.Ş. - 26 Ağustos 2026 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: A- Yatırım Yapılabilir
Tera Yatırım Bankası A.Ş. – 29 Temmuz 2026 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: A- Yatırım Yapılabilir
Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 31 Ekim 2025 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: A- Yatırım Yapılabilir
Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 30 Ocak 2026 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: BBB Yatırım Yapılabilir
Ortağı olduğunuz JCR Avrasya yukarıdaki dört şirkete ilişkin “Yatırım Yapılabilir Not Görünümünü” 15 Eylül 2026’daki 131 fonun tasfiyesinin ardından alel acele “Yatırım Yapılamaz” a düşürmüş.
Biz özür dilenecek mi? Bir özeleştiri yapılacak mı? Bir inceleme yapılacak mı? Bir sorumluluk alınacak mı?
7 MİLYON MAĞDUR YATIRIMCI ve 86 MİLYON VATANDAŞIMIZ ADINA SİZDEN CEVAP BEKLİYORUZ!
@rprefahpartisi @erbakanfatih #işbaşadüştü
@borsaistanbul #JCR #JCRER #TSPB @sigortabirligi #FinansalKurumlarBirliği @ziraatbankasi @VakifBank @Halkbank @albarakacomtr @kuveytturk @Akbank @qnbtr @QNBGroup @TEB @GarantiBBVA @isbankasi #TürkiyeSınaiveKalkinmaBankasi @YapiKredi @Takasbank #TürkiyeKalkinmaveYatirimBankasi #TürkiyeİhracatveKrediBankası @spkgovtr @bddk #DDK #DevletDenetlemeKurulu
#AnaParaYoksaHuzurYok #belirsiz #ErisahAricanArastirilsin #AGSDevletBeyeGüveniyor #ismailGunesistifa – at Ankara, Türkiye
Akin Rota retweeted
Cumhuriyetimiz, 103 yıldır Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe duyduğu inanç ve nitelikli eğitimle yetiştirdiğimiz kuşaklarla geleceğe taşınıyor.
Ulu Önderimizin, yarınları emanet ettiği gençler, Ata’mızın ölümsüz devrimleri ve ilkelerini yaşatarak geleceğimizi şekillendiriyor.
Darüşşafaka olarak çocuklarımızın özgürce düşünebildiği, hayal kurabildiği ve kendilerini güvende hissedebildikleri bir gelecek için çalışıyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi büyük bir saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
#29Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷
#DarüşşafakaCemiyeti #DarüşşafakaEğitimKurumları #EğitimdeFırsatEşitliği #CumhuriyetBayramı
Yazımla ilgili bir açıklamayı ve daha teknik bazı ayrıntıları burada ayrıca paylaşmak istedim:
Önce açıklama: böyle bir işlemin gerçekten yapıldığını iddia etmiyorum, sadece iddia edilen yapıldıysa bunun kayıtlarda nasıl gösterilebileceğini araştırdım.
Teknik ayrıntılar:
Swap’ın ne amaçla yapıldığı önemli.
- Eğer bir rehin hakkı verilmiyorsa swap dönemince sigorta şirketinin fon gelirini, karşı tarafın ise DİBS gelirini almaları beklenir. Başka bir ifadeyle sigorta şirketi değişken bir gelir alırken karşı taraf ise sabit bir gelir elde edecektir. Bu işlemin bir tarafı sigorta şirketi olduğu göz önüne alınırsa, karşı tarafın fonun değişken getiri riskinden geçici olarak kaçınmak isteyip hedge için bir sigorta alması diye düşünülebilir. Ama Sigorta şirketi bu korumayı devlet tahvili vermeden de sağlayabilirdi. Ayrıca bu bir sigorta şirketi için yatırım değil, bir faaliyet işlemi olup değişik şekilde kayda alınmasını gerektirir.
- Rehin hakkı veriliyorsa bu hem şirket hem MKK kayıtlarına da işlenmesi gerekir. Dolayısıyla iz sürmesi kolay olur.
- Rehin hakkı verildiği saklanırsa o zaman ortada ciddi bir suç vardır. Genelde işler iyi veya normal giderken bu tür suçlar pek ortaya çıkmaz.
Replying to @akinrota
Çok nadir görülen bir uygulama. DİBS’yi ödünç alan kurum bunu repo işleminde teminat olarak kullanırsa ve daha sonra temerrüde düşerse acaba ne olur?
Her finans dehasının arkasında yaratıcı bir muhasebeci vardır
Ekteki haberde dikkatimi aşağıdaki cümle çekti:
“İddiaya göre Çakmak, kurumun mevduatıyla devlet tahvili aldı. Ardından bu tahvilleri Tera’ya devrederek karşılığında fon aldı.”
Yani ortada bir DİBS-Fon takası (swap) var.
Peki, bu işlem kimsenin dikkatini çekmeden yapılabilir miydi? Şirketin mali tablolarında gözükmez miydi? göz önünden saklanabilir miydi? Merak ettim, biraz araştırdım.
Karşıma çıkan tablo ilginç:
•Tahviller bilançoda kalıyor. Sigorta şirketlerinin halen uyguladığı muhasebe kurallarına göre, devredilen devlet tahvilleri şirketin varlıkları arasında gösterilmeye devam edebiliyor.
• Alınan fonlar bilançoda görünmüyor. Bunlar, bilanço dışında izlenen nazım hesaplarda, yani şirketin varlık ve borç toplamına doğrudan yansımayan kayıtlarda takip edilebiliyor.
•Ama küçük bir ayrıntı var: Karşı tarafa tahvilleri satma veya rehin verme hakkı tanınmışsa, tahviller bu kez bilançoda “ödünç verilen menkul kıymetler” hesabında gösteriliyor.
Kısacası, işlemin ayrıntılarına bağlı olarak, şirketin elinden çıkan tahviller bilançoda kalırken karşılığında aldığı fonlar bilanço dışında izlenebiliyor. Üstelik karşı tarafın tahvilleri satma veya rehin verme hakkı gibi önemli bir ayrıntı “gözden kaçırılırsa”, işlemin gerçek niteliği bilançoya gerektiği gibi yansımayabilir.
Finans dünyada, üzerinde en çok kafa yorulan alanlardan biridir. Neredeyse her işlem türü keşfedilmiş, her finansal mühendislik tekniği denenmiştir.
Size bir finans dehası gösteriliyorsa, bilin ki aslında “yaratıcı” bir muhasebeciye bakıyorsunuzdur.
sozcu.com.tr/tera-portfoy-un…
Akin Rota retweeted
8.3 milyar lira nasıl uçtu?
SPK bu akşam Selçuk Ecza Deposu hisselerindeki manipülasyon sebebiyle Aura Portföy’e 2 yıl işlem yasağı getirdi.
Ama Aura Portföy’ün esas işi başka yerde. Tera ile ‘ikiz’ gibi hareket ediyordu. Fon vurgunu çökmeden hemen önce de Tera’nın TLY fonundan 8.3 milyar lira Aura Portföy’ün kapalı fonu MTL’ye aktarıldı.
Asıl soruşturulması gereken konu bu!
Bu para nereye ve kime gitti?
MTL-Tera ilişkisini fon skandalı patladığı hafta yazmıştım. Halk Tv engellendiği için artık yazı yok.
Yeni gelişme üzerinden konuyu bir kez daha özetleyeyim…
***
MTL (Mutlak Getiri Hedefli Serbest Fon), Aura Portföy’e ait. Yatırımcı sayısı 17. Aniden Temmuz 2025’te aktifleşti. Ne tesadüftür TLY fonunun 159 kişiyle halka açıldığı ay.
Tera’nın patronu Emre Tezmen, MTL kurulmadan bir ay önce, 27 Haziran 2025’te, Aura Portföy’e yüzde 9.9 oranında ortak oldu. 12 Ağustos 2026’da ise Tera, Aura’nın tamamını almak için SPK’ya başvurdu. Lakin bir yıl sonra, Mayıs 2026’da, birden vazgeçildiği açıklandı.
Tera’nın TLY fonundan, halka açılır açılmaz dikkat çekici miktarda para çıkışı yaşandı.
Çıkan paralar şöyleydi:
Temmuz 2025’te 13.1 milyar lira,
Ağustos 2025’te 8.2 milyar lira,
Eylül 2025’te 2.8 milyar lira.
Halk fona akın edince birileri de 3 ayda toplam 24 milyar lirayı fondan çıkarmıştı. Çıkışlar ise büyük oranda Destek Faktoring hissesi satılarak karşılandı.
Bu hissenin nasıl şişirildiğini biliyoruz.
TLY’nin sattığı hissenin alıcısı kimdi?
İşte burada MTL devrede. Hareketsiz fona Temmuz ayında aniden 6.3 milyar lira nakit girdi. MTL de 1-2-3 Temmuz’da fiyatı şişen Destek Faktoring hissesinden 16.2 milyon lot topladı. Bunun üçte ikisinin Tera’dan alındığı anlaşılıyor.
MTL kapalı fon olduğu için her şeyi açık göremiyoruz, ancak TLY ile MTL arasındaki nakit giriş çıkışları ve hisse alım satımları örtüşüyor.
Mesela; 3 Temmuz 2025 günü TLY’den 6.54 milyon lot satış oluyor, aynı gün MTL’den 6.50 milyon lot alış gerçekleşiyor.
Benzer hareketler Eylül 2025 ve Kasın 2025’te de tekrar etti.
Gelelim vurgunun son sahnesine…
Tera olayı patlamadan hemen önce halka açık TLY fonu tıpkı kapalı fon HMV’den aldığı gibi diğer kapalı fon MTL’den de yüksek alım yaptı. 2 Eylül 2026 günü nominal değeri 3 milyar 672 milyon olan pay Tera’nın fonuna geçerken, karşılığında 8 milyar 310 milyon lira da MTL’ye transfer oluyordu.
Şimdi dönelim Emre Tezmen’in, Aura Portföy’de bir anda biten ortaklığının gizemine…
Emre Tezmen’in MTL fonu harekete geçmeden hemen önce Aura Portföy’e yüzde 9.9 oranında ortak olduğunu söylemiştik. Tera da SPK’ya başvurup şirketin tamamını satın alacağını duyurmuştu. Bir yıl sonra vazgeçildi.
Tezmen’in hisseleri ne oldu öyleyse?
Yüzde 9.9 pay olduğu gibi Ruzy Finansal Hizmetler’e geçti.
Kimin Ruzy Finansal Hizmetler?
Borsayı takip edenlerin yıllardır bildiği birine ait: Nureddin Çevik.
Sık sık ‘mübarek kardeşler’ diye anılan isimlerden birisi.
Aura Portföy’ün göze batan ortakları arasında Finlandiya’dan üç isim ve bir de yatırım şirketi yer alıyor. Taaleri Investments LTD, Finlandiya merkezli özel fonlar da yöneten büyük bir varlık yönetim şirketi.
Emre Tezmen’in Finlandiya bağlantısı da malum…
SPK tanımları değiştirmiş, Metelikli yatırımcı tanımı getirmiş
spk.gov.tr/duyurular/basin-d…
Akin Rota retweeted
Fon vurgununun Türkiye’ye maliyeti ne oldu? Piyasalardaki güven krizi giderildi mi?
Mağdurların mutlu olacağı bir formül var mı?
Ekonomist Kerim Rota, Stüdyo recap’te anlattı:
youtube.com/live/nstnACbj9cA…
@kerimrota @hacalogluhilmi1
Akin Rota retweeted
Bugünkü yazı: Zincirleme tesadüfler kazası
karar.com/yazarlar/yildiray-…
Dünkü yazıdan sonra Vakıf Katılım Genel Müdürü ve eski BDDK başkanı Mehmet Ali Akben’den iki cevap geldi.
İlkini İsmail Saymaz’a yakın çevresi üzerinden iletti.
İkincisini LinkedIn hesabında bir kamuoyu duyurusu olarak yayımladı.
İki açıklaması arasında önemli farklar bulunuyor.
🔺Önce Tera Yatırım Bankası’ndan başlayalım.
Akben, oğlunun 2022’de Grainturk yönetimine girdiği tarihte Tera Yatırım Bankası’nın henüz bulunmadığını söylüyor.
Ama BDDK’nın internet sitesinde 27 Ekim 2021 tarihli, 9890 sayılı bir karar var.
Bu kararla Emre Tezmen, Oğuz Tezmen ve diğer kuruculara Tera Yatırım Bankası’nı kurma izni verilmiş.
Kararın verildiği tarihte BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben.
7 Nisan 2023’te ise bankaya faaliyet izni verilmiş.
O tarihte de BDDK Başkanı yine Mehmet Ali Akben.
Yani Tera Yatırım Bankası’nın hem kuruluş hem faaliyet izinleri Akben’in başkanlığı döneminde verilmiş.
Peki neden açıklamasında bu büyük ayrıntıyı atlıyor?
🔺İkinci tuhaflık daha ilginç.
Akben, İsmail Saymaz’a ilettiği
ilk açıklamada şöyle diyor:
“Kaldı ki banka için bakanlık ve Merkez Bankası onayıyla izin verilebilir.”
Oysa 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 6. maddesine göre Türkiye’de banka kuruluş izni verme yetkisi BDDK’ya ait.
Yaklaşık sekiz yıl BDDK Başkanlığı yapmış birinin bu yetkinin hangi kuruma ait olduğunu bilmemesi düşünülebilir mi?
O halde neden ilk açıklamasında Bakanlığı ve Merkez Bankası’nı işaret etti?
Acaba sorumluluğu başkalarına atmaya mı çalıştı?
Daha ilginci, LinkedIn’de yayımladığı ikinci açıklamasında bu cümle yok.
Bakanlık ve Merkez Bankası ortadan kaybolmuş.
🔺Gelelim Ahmet Emir Akben’e.
1994 doğumlu. 2017’de Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş.
2019’da, kısa bir avukatlık tecrübesinin ardından VakıfBank’ın New York Şubesi’nde çalışmaya başlamış.
O sırada babası ne iş yapıyordu?
BDDK Başkanıydı.
Türkiye’nin en büyük kamu bankalarından birinin New York Şubesi’ne, hukuk fakültesinden henüz iki yıl önce mezun olmuş genç bir avukat hangi tecrübesiyle alındı?
2022’de, henüz 27-28 yaşındayken Grainturk Holding’in bağımsız yönetim kurulu üyesi oluyor.
Üstelik Denetim Komitesi ve Riskin Erken Saptanması Komitesi Başkanlığı görevlerini üstleniyor.
Henüz beş yıl önce hukuk fakültesinden mezun olmuş bir avukat hangi finans ve denetim tecrübesiyle bu görevlere getirildi?
Ve şimdi bu şirketin adı, Taha Çakmak hakkındaki soruşturmada geçiyor.
Çakmak’ın Tera’dan neden özellikle Grainturk hissesi almasını istediği hâlâ açıklığa kavuşmuş değil.
Bu tuhaf tercih herhalde Çakmak’a sorulmuştur. Ne dediğini ise bilmiyoruz.
Akben ise Çakmak ile yollarının 2021’de ayrıldığını söylüyor.
Peki bu, eski başkan yardımcısının neden oğlunun yönetiminde bulunduğu şirketin hisselerinin alınmasını istediği sorusunu cevaplıyor mu?
🔺Bu soruların hepsi daha mantıklı cevapları hak ediyor.
Mehmet Ali Akben ise iki açıklamasında da ilişkilerin hiçbir anlam taşımadığını anlatmaya çalışıyor.
Çakmak’ın Tera’dan Grainturk hissesi almasını istediği iddiası ayrı.
Oğlunun Grainturk’te olması ayrı bir olay.
Tera Yatırım Bankası’na kendi döneminde izin verilmesi ayrı.
Çakmak’ın BDDK’da yardımcısı olması da ayrı.
Hepsi birbirinden bağımsız tesadüfler.
Ankara’da bu zincirleme tesadüfler kazasının tutanağını kim tutacak?
Akin Rota retweeted
Mehmet Ali Akben @ismailsaymaz a şunu da demiş;
"Kaldı ki banka için bakanlık ve Merkez Bankası onayıyla izin verilebilir"
Yıllarca yönettiği özerk kurumun kanununu ve yetkilerini bilmemesine şaşıran var mı?
Oturduğu koltukta tüm kararları birilerinden gelen telefon sonrası alabilenler tabi ki yetkiyi kendilerinde görmezler. Ancak hukuk böyle işlemez.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 6. maddesi açıktır;
Türkiye’de banka kuruluş izni verme yetkisi sadece BDDK'ya aittir.
İzin, kanuni şartların sağlanması ve Kurulun en az beş üyesinin aynı yönde oy kullanmasıyla verilir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB’nin banka kuruluş iznini onaylama yetkisi yoktur.
Tüm yetki BDDK’da, hukuki sorumluluk da sadece kararı verenlerdedir.
Vakıfbank’a genel müdür olacaktı, şimdi fondan cezaevinde sozcu.com.tr/vakifbank-a-gen… #gazetesozcu @gazetesozcu aracılığıyla
Şunu anlıyoruz ki genç işsizlik AKP’nin elit kadrolarını da olumsuz etkilemiş.
Çocuklarına ve damatlarına iş bulmak, iş kurmak için bakanlar, başkanlar, genel müdürler seferber olmuşlar.
Kurul başkanları çocuklarının başını sokacakları şirketleri teşvik etme konusunda adeta yarışmışlar. Öte yandan hocalar da etkili oldukları kurumlara öğrencilerini yerleştirmek konusunda seferber olmuşlar.
Evlat söz konusu olunca insanın gözü bir şey görmüyor.
Akin Rota retweeted
Sayın @ismailsaymaz ın haberine birkaç katkı;
1) Taha Çakmak henüz görevde iken @UmitOzlale nin sorusunun ardından Genel Müdürü olduğu Türkiye Sigorta A.Ş
7 Ekim'de ekteki açıklamayı yapmış ve "Tasfiye olan fonlarda bakiyemiz yok" demişti.
Yazıdan öğreniyoruz ki bu açıklama kamuoyunu yanlış yönlendirmek ve vakit kazanmak için sadece Türkiye Sigorta A.Ş adına yapılmış.
Varlık fonunun diğer iştiraki ve Taha Çakmak'ın yine Genel Müdürü olduğu Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş'nin yatırım yaptığı Tera fonları gizlenmeye çalışılmış.
2) Mehmet Ali Akben "oğlum 2022'de Graintürk Yönetim kuruluna girdiğinde ortada Tera Yatırım Bankası yoktu" demiş ancak en önemli aşama olan kuruluş iznini 26 Ekim 2021'de ekteki karar ile vermiş.
Faaliyet iznini ise görevden ayrılmadan bir ay önce Nisan 2023'te vermiş.
Kelime oyunları ile kazanılan zaman pek uzun olmuyor.
Vakıfbank’a genel müdür olacaktı, şimdi fondan cezaevinde sozcu.com.tr/vakifbank-a-gen… #gazetesozcu @gazetesozcu aracılığıyla
Akin Rota retweeted
Zincirleme tesadüfler de yetmez olunca kelimelere dans ettirmiş.
"Üçüncüsü, oğlum Ahmet Emir Akben’in Graintürk Tarım’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olması 2022 yılında ortada henüz TERA Yatırım Bankası yokken gerçekleşmiş olup, bu durumun TERA Yatırım Bankası’nın izin süreciyle hiçbir bağlantısı yoktur."
Bir bankaya önce kuruluş sonra faaliyet izni verilir.
Tera Yatırım Bankasına kuruluş iznini 26 Ekim 2021'de vermiş.
Görevi sona ermeden bir ay önce
7 Nisan 2023'te giderayak faaliyet iznini vermiş.
Akin Rota retweeted
Bugünkü yazı: 1 milyon dolarlık bilmece: Baba-oğul-fon
karar.com/yazarlar/yildiray-…
“8 gün öncesine kadar Türkiye’nin en büyük sigorta şirketi Türkiye Sigorta’nın başında olan Taha Çakmak yeniden gözaltına alındı.
Suçlamalardan biri: Türkiye Sigorta’nın parasını Tera fonlarına yatırmak karşılığında Tera Grubu’ndan elden 1 milyon dolar rüşvet almak.
Ama asıl dikkat çekici suçlama başka.
İddiaya göre Çakmak, Tera’ya, “Siz bu hisseye girin, ben de Türkiye Sigorta’nın parasını sizin fonlarınıza yatırayım” dedi.
O hisse Grainturk Holding.
Peki Grainturk’ün yönetiminde kim var?
Ahmet Emir Akben.
Şirketin bağımsız yönetim kurulu üyesi, Denetim Komitesi ve Riskin Erken Saptanması Komitesi Başkanı.
Peki kim bu tecrübesi az Akben?
Eski BDDK Başkanı, halen Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben’in oğlu.
Taha Çakmak, 2019-2021 arasında BDDK Başkan Yardımcısıydı.
O sırada BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben’di.
Yani bugün Grainturk hisseleri üzerinden Tera ile pazarlık yapmak ve 1 milyon dolar almakla suçlanan Taha Çakmak, Grainturk yönetimindeki Ahmet Emir Akben’in babasının başkan yardımcısıydı.
Üstelik Tera ile Grainturk de zaten birbirlerini tanıyorlar.
Tera Yatırım Holding, 1 Ekim 2025’te Grainturk’ün iştiraki Özova Tarım’a 15 milyon dolar yatırarak yüzde 10 ortak olmak için anlaşma imzaladı.
Anlaşma 3 Şubat 2026’da feshedildi.
Çakmak’ın Tera’ya Grainturk hisselerini aldırmak istediği iddia edilen pazarlık bu anlaşmadan önce mi, sonra mı, aynı dönemde mi yapıldı?
Biraz daha geriye gidelim.
27 Ekim 2021’de Tera Yatırım Bankası’nın kuruluşuna, 7 Nisan 2023’te faaliyetlerine izin veren BDDK kararlarında Mehmet Ali Akben’in imzası vardı.
O tarihte Akben’in oğlu Grainturk yönetimindeydi.
Baba-oğul-fon ilişkisi bir patern bile olabilir.
Çünkü Tera Yatırım Bankası’na izin veren BDDK Kurulu’nda Mustafa Balcı da vardı.
Onun oğlu İskender Balcı ise Tera fonlarının fiili dolaşımdaki hisselerinin yüzde 95,9’una ulaştığı Özata Denizcilik’in yönetimindeydi. Şimdi tutuklu.
İskender Balcı’nın kayınpederi de dönemin Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik.
Yani Tera Yatırım Bankası’na izin veren BDDK Kurulu’ndaki iki isimden birinin oğlu Grainturk’te, diğerinin oğlu Özata’da karşımıza çıkıyor.
Eski düzenleyiciler, kamu şirketleri, onların yöneticileri, çocukları ve damatları arasında gidip gelen bir finans dünyasıyla karşı karşıyayız.
İsimlere takılırsak esas büyük resmi göremeyebiliriz.
Türk futbolunun son yıllarda meşhur ettiği ifadeyle, burada bir yapı var.”
Akin Rota retweeted
Çok deneyimli bir piyasa uzmanından çok değerli bir yazı.👇
“Bir Krizi Boşa Harcamamak“ by tnkttc on Medium: medium.com/@dzctzbt/bir-kriz…
Ölçüye göre minare Kılıfı
Fon skandalı soruşturmasının en merak edilen iki sorusunu şöyle sıralıyorum:
1- Denetleyici kurullarda bu çeteleri koruyan hangi güçtü ?
2- Bilgi suistimaliyle kimler, ne kadar fayda sağladı?
Soruşturulanların aynı zamanda soruşturmacı olmalarından dolayı, ilk sorunun cevabının çıkmayacağını iddia ediyorum.
İkinci soru için ise tablo giderek netleşiyor: Büyük beyaz köpekbalıkları paravan şirketlerin arkasına saklanarak “bıyıklı” yabancı yatırımcı kılığıyla bu işe girmiş oldukları ortaya çıkıyor. B.A.E., İngiltere gibi ülkelerdeki şirketler, St. Vincent &Grenadines gibi offshore hesapları ortalara dökülmeye başladı bile.
İşin ironisi de bu hesapların saklayıcı/aracı kurumunun BOFA olarak karşımıza çıkmasıdır. Hatırlarsanız Emre Tezmen, yerli ve milli söylemlerinde, BOFA ile boy ölçüşmeye pek hevesliydi. Anlaşılan, pek çok hatırlı müşterisi gibi kendisi de meğer BOFA’cıymış.
Yurtdışı bağlantısı kuramayanların ise öğrenci, simitçi vb. lerinden IBAN ve TCKN temin etmiş olmaları da Türkiye’de artık yadırganmayacak bir bir davranış biçimi olduğu kabul ediliyor.
Merak ettiğim konu, krizin şimdilik tek sobeleneni olan FBSK’nın nasıl olupta kendine böyle bir minare kılıfı edinmediğidir. Savcılık ifadesinde acaba bu soruyu yöneltmiş midir?😁
Uyuşturucu operasyonları da “Baronları yakalayacağız, köklerini kazıyacağız” diye başlar, sonunda birkaç torbacı ile biter.
Soruşturmadan beklenen en önemli noktalar:
1- SPK, Borsa İstanbul ve BBDK da bu şebekeyi kim(ler) korudu kolladı
2- Bilgi suistimalini kimler yaptı ve bunlardan paralar geri alınabilecek mi? kanunlar işletilecek mi?
Ne yazık ki bu soruların aydınlanması konusunda henüz bir gelişme yok.
Nedeni basit:
Soruşturulanlar soruşturma yapıyorlar
Sorunun parçası olan kadrolarla soruşturma yürütülüp çözüm aranıyor.
Görevden almalar zaten olması gereken bir adımdı. Aslına bakarsak çok daha geniş kapsamlı olması gerekiyordu, devamı gelecek mi göreceğiz.
Ama gözüken artık “ucu nereye dokunursa dokunsun” söyleminden“ mağdur sayısını en aza indireceğiz” e dönüşmekte.
Bir Girişimcilik Örneği: MAAS (Manipulation as a Service)
“Sen 1 milyar 100 milyon para kazandın. Bunun 500 milyonunu bize vereceksin. Ben senin 24 lira olan kâğıdını 200 liraya çıkaracağım. Sonra ben paramı çekeceğim, senin kâğıdın 120 lirada kalacak.”
Yukarıdaki alıntı, kendisinden rüşvet istendiğini iddia eden bir iş insanının haberinden. Bu skandal, patlak veren olayın boyutlarını gösterirken; Türk insanının "yaratıcılık" ve girişimcilikte sınır tanımadığını da bir kez daha kanıtladı.
Manipülasyonu sadece kendi hesaplarına değil, başkalarına bir “Outsource Hizmet” olarak sunmayı akıl etmişler! Buna kısaca MAAS (Manipulation as a Service) diyebiliriz.
Bu hizmet, hedef kitlesi için muazzam bir Value Proposition (Değer Önerisi) barındırıyor. Üstelik rüşvet ve kara para aklamaya yasal bir kılıf sunması da kelimenin tam anlamıyla bir Killer Feature (Amiral Özellik). Bu modelin SAM (Serviceable Addressable Market) büyüklüğü ve pazar talebi düşünüldüğünde, Türkiye’de kimsenin fizibilite veya pazar araştırmasıyla vakit kaybedeceğini sanmıyorum. Bu iş modelinin müşteri kitlesinin sadece B2B veya B2C değil aynı zamanda B2G (business to government) olması en önemli avantajlarından biridir
Hırslı iş insanları için uygulama yukarıdaki gibi. Ancak ufak bir Pivot ile müşteri segmenti rahatlıkla değiştirilebilir: Bir kişiye gayriresmî para aktarmak isteyen MAAS müşterisi, önce ilgili hisse veya fonda bir o kişi adına için bir Seed Money (Tohum Yatırım) oluşturur. Ardından MAAS ekibi o hisseyi yukarı "kızartır" (bu terimi de Endonezya örneğinden yeni öğrendim- sonumuz benzemesin de). Exit (Çıkış) zamanı geldiğinde ise günlerce tahtada hisse satmaya uğraşmadan, özel emirle blok satış gerçekleştirilir. Böylece kişiye ilgili tutar temiz bir şekilde aktarılmış, MAAS hizmet bedelini almış, Müşteri’nin elinde ise taban yiyen hisseler kalmış olur. Müşteri açısından bunun pek bir önemi yoktur; zira o parayı zaten gözden çıkarmıştır.
İşin bir de sıkı bir SLA (Hizmet Seviyesi Taahhüdü) gerektiren zaman boyutu var. Müşteriler bu kadar hassas bir işlem için yıllarca beklemek istemez. Piyasadaki genel algı, manipülatörlerin yüksek getiri vaadiyle küçük yatırımcıyı içeri çektiği yönündedir. Oysa bu fonları yılda %10.000 değil, %100 büyütseler bile finans dehası payesine erişirlerdi. Fakat süre kısıtı varsa, hedeflenen değerlemeye ışık hızıyla ulaşılması gerekir. Kimsenin 2021 yılında "bir fon kuralım da 4 yıl sonra halka açıp milleti tokatlarız" diye yola çıktığını sanmıyorum. Benim yorumum, fonun zamanla MAAS iş modeline pivot ettiği yönündedir.
VSNMD hisselerinin Ağustos 2025’te yere çakılmasında, birkaç ikincil zarar dışında, neredeyse kimsenin burnunun kanamamasının arkasında böyle pürüzsüz bir MAAS hizmeti mi vardı, bilinmez.
Tüm bunların yanında, eğer MAAS ekosisteminin bir de bankası varsa, bu durum Feature Creep (Ürüne Yeni Özellikler Ekleme) için harika bir altyapı sağlar: Giriş-çıkış yapan paraların MASAK’a şüpheli işlem olarak bildirilmesi “unutulabilir”. Böylece en koyu paralar için bile müşterilere E2E UX (uçtan uca müşteri deneyimi) sunulabilir.
Bu girişimcilerin yanı sıra işbirlikçi ve destekçilerinin mahkeme salonlarında Pitch Deck sunumu yaptığını görmek dileği ile.























