Zekiye Antakyalioglu retweeted
"Tekrardan" kullanımı yanlış, "tekrar", “tekrar tekrar” veya "yeniden" diyelim.
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Haberi aldıktan sonra sürekli Cem’i düşündüm. Onu kaybetmek gerçekten çok acı. Çünkü onun bende bir yeri vardı. Bundan onlarca yıl önce birileri yüzünden uzak kalmıştık, sonra yeniden yakınlaştık. Ve Cem sevdiğim bir arkadaşım oldu. O da ben de ortalarda pek görünmediğimiz için yazışarak haberleştik, bazen fikir alışverişi, bazen dertler, çokça da edebiyatla ve yayıncılıkla ilgili sorunlar.
Benden uzak romanlar, metinler yazıyordu. Ama onların bizim edebiyatımız içinde çok kendine özgü yerleri olduğunu, onları ondan başka pek kimselerin de yazmayacağını biliyordum, değerliydi.
Editörlük ve yayıncılık sorunları üstüne en çok düşünenlerimizdendi. Düşündüklerini hep yazarak paylaştı. Onun sefinsalatasi.blogspot.com’dayazdıklarını keşke her editör, her yayıncı okusa. Onunla Notos’un 88. sayısında bir söyleşi yapmıştım, orada söyledikleri de önemliydi.
Beş yıldır kanserle uğraşıyor. Kendi içinde, sızlanmadan, dışavurmadan, sessizce. İnsan öyle zamanlarda onun gibi olmalı.
Ve oğlundan hemen sonra, beklemeden, oğlunun acısına dayanamadan gitti.
Cem artık bu hayatta yok. Onun gibi düşünen birisinin yokluğuyla edebiyat ve yayıncılık dünyamız bir eksilmedi, çok eksildi.
Daha çok yeni, on iki gün önce Afiş dergimiz için onunla bir söyleşi yapacaktık, soruları göndermiştim, aynı gün yanıt vermişti, artık şu satırları, adeta son sözlerini saklayacağım:
“Okurken içimi büyük bir sıkıntı kapladı, belki iki gündür çektiğim ağrı yüzünden, belki de gerçekten motivasyonumu yitirdiğim için. Senin suçun değil hiçbir şekilde, ne olur yanlış anlama. İnsan bazen bıkıyor işte –postmodernden de, modernden de, türkünden de yabancısından da. Yılda 4-5 iyi kitap çıktığı sürece bence endişelenecek bir durum yok – daha doğrusu bütün dünya aynı durumda olduğu için ekstradan üzülmeye gerek yok. Ruhundan tırnağına bu kadar uzun süredir bu kadar sert bir cenderede tutulan bir halk ve onun sanatçıları ne yapsın. Senin söylediklerini belki. ‘Benden bu kadar’ noktasına geldiğimi hissediyorum, o da pek birşey değildi herhalde.”
Sonra da, “Bana arada yaz, habersiz bırakma!” diye bitirmişti.
Çok ama çok üzgünüm.
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Gençlere gelecek yoksa
kimseye huzur yok!
Çocukların aç kaldığı, MESEM’lerde ölüme gönderildiği düzende “huzurum kaçtı” diye iki yoldaşımızı tutuklatan Yusuf Tekin’e sesleniyoruz: O koltukta rahat oturamayacaksın!
26 Ekim salı günü tutuklanan yoldaşlarımız için alanlardayız:
📍 İstanbul: Beşiktaş Meydan, 18.30
📍 Ankara: TİP İl Örgütü Önü, 19.00
📍 İzmir: Alsancak ÖSYM, 19.00
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Temel bilim olmadan üniversite olmaz. Tıp fakülteleri ve Teknoparklar eliyle üniversite fikri yerini medikalizm, engineerism ve şirketokrasi ekseninde bir çeşit disneylanda bıraktı. Eleştirel düşünceden ve teoriden adeta temizlenen bir kurum üniversite değildir.
Zekiye Antakyalioglu retweeted
PALESTINIAN CHILDREN SEND LOVE & SUPPORT TO LULA
TOTAL LULA VICTORY!!!
Zekiye Antakyalioglu retweeted
📚 SONUNDA GELDİ!
#AydınlanmanınDiyalektiği matbaadan çıktı, yayınevimize ulaştı.
Max Horkheimer ve Theodor W. Adorno’nun 20. yüzyılın en sarsıcı düşünce klasiklerinden biri olan ortak eseri, Şeyda Öztürk’ün çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla bu Cuma, 23 Ekim’de kitapçılarda!
Aradan seksen yıla yakın zaman geçti, kitabın soruları hâlâ güncel. Kültür endüstrisinden tahakküme, aklın yarattığı yaralardan çıkış arayışına kadar bugünü anlamak için güçlü bir pusula.
İncelemek için: metiskitap.com/catalog/book/…
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Çok ucuzladı diye balığa çıkmazsın anlarım. Fakat balığa çıkıp tonlarca balığı yakalayıp öldürüp denize dökersen sen alçaksın. Bunun mutlaka bir cezası olmalıdır. – at Gölbaşı, Türkiye
Zekiye Antakyalioglu retweeted
IDEA Podcast yeni sezon ilk bölüm yayında! Seçil Özden ve S. Damla Özer'in konukları Prof Dr Zekiye Antakyalıoğlu ve Dr Miraç Ceylan, Julian Barnes - Departure(s) romanı üzerine konuşuyorlar.
open.spotify.com/episode/1hl…
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Avrupa'nın bir geleceği olmadığını artık sokaktaki çocuk bile hissediyor. Yeni olan bu.
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Kadını whatsupp grubundan çıkardılar ablasını da Finlandiya Büyükelçisi yaptılar
Allah başka keder vermesin çok ağır sınanıyorlar!
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Ne kadar sevdiğimiz insan varsa hepsi içeri atılıyor temiz, dürüst insanlar olduklarını kanıtlamak istermişçesine. Biz zaten biliyorduk onların helal süt etmiş insan evlatları olduğunu...
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Türkiye açıklarında dünyanın en eski gemi enkazı keşfedildi. Enkazın 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıllık olduğu belirlendi.
Arkeologlar geminin yaklaşık 10 metre uzunluğunda, Akdeniz’de yük taşıyan bir ticaret gemisi olduğunu söylüyor.
Akdeniz Arkeolojisi Derneği’nden keşfi yöneten Prof. Dr. Hakan Öniz “Bu gemi enkazı deniz dibinde bir zaman kapsülü” diyor.
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Zekiye Antakyalıoğlu: "İnsanlığın iklim krizi konusunda gösterdiği basiretsizlik ve akıl tutulması ile yapay zekâ konusunda sergilediği tutumu birbirine benzetiyorum. Belki de kendi sonunu arzulayan bir türüzdür..."
bit.ly/47ErgfC
Zekiye Antakyalioglu retweeted
I respect Anne Carson, who was just given the @NobelPrize for Literature. Her essays on Catullus and Cy Twombly were essential to me when writing about grief. But her praise of the “solitary, hermetic autodidact” and the “desert saints who sit on columns” points to the exact dead end of modern literature, awarding literature’s highest honor to a philologist.
You cannot understand life from a pillar. Asceticism is an escape hatch. It is easy to preach equanimity when you live in isolation; just as a priest can lecture on marriage without ever having his face rubbed in the domesticity of two human beings sharing flaws.
The giants of literature: Homer, Shakespeare, Joyce, never retreated into precious eccentricity. They stayed in the crowd, in the taverns, in the kitchens, mired in blood, filth, and daily friction. Literature doesn't need more minds wandering in solitary towers; it needs writers willing to get down into the muck of humanity, to forge brave new words.
But modern literature’s fundamental error has been remaining trapped in the mind. The urgent task of writing today isn't to wander deeper into infernal (cerebral) corridors; it is to blaze new paths of writing leave the mind behind entirely, to tune into the stars and tune out the chatter of words.
As Dante, who torments himself through the physical filth of the Inferno and Purgatorio, ends Paradiso where his “power failed the high fantasy,” moved by something bigger that scales the sun and stars.
We need writers who can do that: show us the dirt and take us to the stars. Joyce, Woolf, Proust, Kafka, Borges, McCarthy, and Pynchon never won a Nobel.
Literature has always belonged to the muck, and to us; not a committee.
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Read Anne Carson's "Stillness" in the Autumn 2021 issue of Critical Inquiry.
journals.uchicago.edu/doi/10…
Zekiye Antakyalioglu retweeted
Kendisini tanımak isteyenlere, felsefeci, eğitimçi, milli bir değer Prof. Dr. İoanna Kuçuradi - Nasıl Olunur (@nilayornek)
open.spotify.com/episode/2nk…

































