Cengiz Erdinç (@cengizerdinc) header
Cengiz Erdinç (@cengizerdinc) profile picture

TGC, gazetecilik,edebiyat İÜSBF 87. https://xitter.gq/t.co/W9PcyKnvLX

Balıkesir
Joined August 2009
Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)Photo by Cengiz Erdinç (@cengizerdinc)
Devletten hukuku çıkarırsanız, geriye kaba güç kullana bir çete kalır.
71
636
59
3,357
Cengiz Erdinç retweeted
Sayın Adalet Bakanı, Aşağıdaki İfadeler Size Ait; "Fon soruşturmasında; yapı, basit bir borsa vurgunuyla sınırlı değil, kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'soran, sorgulayan, yanlışa, yanlış' diyen vatandaşlarımızın sözünü önemseriz". Hepimizin destekleyeceği ifadeler bunlar. Ben de, Ülkeye ihanet boyutunda zarar veren bu kirli yapı ve dolandırıcılıklar konusunda kamu kurumlarını ve yatırımcıları uyarmaya çalışmıştım. Sonuç; İlki sabaha kadar nezarethane olmak üzere, iki defa gözaltına alındım. Sonrasında telefonuma el kondu, imza yükümlülüğü ve yurtdışı yasağı getirildi, X hesabım kapatıldı. Üstelik bunlar yetmezmiş gibi uyarılarım halkı yanıltıcı bilgi gibi görülerek hakkımda da iki dava açıldı. Biri yarın yani 5 Kasımda, diğeri ise 11 Kasımda. Bu arada basına kötü niyetle ve iftira niteliğindeki suç iddiaları servis edildi. Maddi ve manevi çok ciddi zararlar ödemek durumunda bırakıldım. Bu davaların açılış nedenlerini ve gerisindeki düşünceleri tahmin edebilecek kadar tecrübeye sahip olduğumu düşünüyorum. Konuşacağım çok şey var. Bunları da uygun zamanlarda açıklayacağım. An itibari ile halkı benim yanıltmadığım, bu yargı kararlarına imza atanların halkı yanıltarak milyonlarca insanın mağduriyetine sebebiyet verdiği net biçimde ortaya çıkmıştır. Bugün organize suç örgütü dediğiniz yapının başındaki bir kişinin şikayeti ile o gün bana yöneltilen o haksız ve hukuksuz ithamlar, gerçek sahipleri olan bu şebekelere yöneltilebilmiş olsaydı, bugün milyonlarca insan mağdur olmaz ve Ülke de bu kadar tahrip edilemezdi. Adalet Bakanı ve HSK'nın Başkanı olarak sizden Kurul'a yaptığım ikinci şikayet ile ilgili gereğinin yapılmasını ve bir ÖZÜR bekliyorum. @RTErdogan @abakingurlek
130
864
32
2,908
63,520
Ömer Hayyam’ın bugünkü CIAsal İslamcılara, din maskesi ardına gizlenen riyakarlığa ithafen muhteşem bir rubaisi var.. Biz bu camiye geldikse, İbadet etmeye gelmedik. Çaldığımız halı eskidi, Yenisini çalmaya geldik.! İmam efendiye kulak verin..⬇️
2
1
5
422
Cengiz Erdinç retweeted
Genel İş İstanbul 1. nolu şube yönetimini bütün engelleme, işten atma girişimlerine rağmen kazanan Sarıyer ve Beşiktaş Belediyesi’nde çalışan işçi kardeşlerimi tebrik ederim. Umarım sendikal yozlaşmanın yeni öznelerine dönüşmeyip, sendikayı tümden değiştirecek tavırda olurlar..
3
17
99
1,673
Cengiz Erdinç retweeted
Sadece seçim takibi anlatmadı. ABD'de ortaya çıkan sosyalist damarı, aday profilinin değişimini, tabandan gelen o enerjiyi de müthiş aktardı. O olmasa çoğu şeyden haberimiz olmayacaktı ya da yeteri kadar vurgusu olmayacaktı. İnşallah Türkiye siyasetine de yansımaları olur. Tebrikler @yunuserdolen
Yayın maratonu bitti. Birazdan ABD seçim sonuçlarını canlı bir şekilde birlikte değerlendireceğiz. Enerji yüksek. İlk sonuçlar geldi. Gelmeye devam ediyor. Uykusuzluğa değecek bir gece.
3
22
146
6,688
Cengiz Erdinç retweeted
Yeni Skandal... İşçiye çok gördüklerini fonlara kaptırmışlar. İşsizlik Sigortası Fonu'nun da Takasbank'ta parası kalmış. Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan, İşsizlik Sigortası Fonu’nun Takasbank’ta 1,9 milyar lirasının kaldığını itiraf etti. Eylül bültenine göre, 3,8 milyar lira fonun Takasbank'ta parası vardı. Yarısını kaptırmışlar.
'İşsizlik Sigortası Fonu, Takasbank üzerinden fonlara borç veriyor' dediğimde inanmayanlar oluyor. 2022'de bir CB kararı ile Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği'ne şu fıkra eklendi. (6) (Ek:RG-19/1/2022-31724-CK-5126/1 md.) İşsizlik Sigortası Fonu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu, ikinci fıkrada sayılan araçlara ek olarak organize para piyasalarında TL cinsi borç verme işlemlerini yurt içinde yerleşik tüm bankalar ile 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu gereğince faaliyet gösteren aracı kurumlar aracılığıyla yapabilir Sadece İşsizlik Sigortası Fonu değil, TMSF ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu da birikimlerini bu şekilde kullanabilir. İşsizlik Fonu, düzenleme hayata geçtikten bir buçuk yıl sonra Takasbank üzerinden borç vermeye başladı. Aşağıda fonun aylara göre, Takasbank'a portföyünün ne kadarını yatırdığını gösteren grafik var. İlginç olan Şimşek'in 'fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz' açıklaması yaptığı dönemde, İşsizlik Fonu Takasbank'taki işlemlerini sıfırlıyor. Mart 2026'da yeniden başlıyor. Eylül ayında fonun toplam portföyünün yüzde 0,43 yani 3,8 milyar lirası Takasbank'ta.
113
1,255
91
2,939
175,377
Cengiz Erdinç retweeted
Vurguncu şirketlerle kamu kurumları nasıl iç içe geçmiş bir örnekle anlatayım . Ev hapsinde olan Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı, mecliste TERA'ya Takasbank üzerinden 9 milyar lira kaynak tahsis edildiğini karşılığında 21 milyar liralık teminat alındığını açıkladı. Çöp hisselerin teminat alınmadığını çoğunlukla dibs gibi garanti teminat alındığını ekledi. Sonra gördük ki Türkiye Sigorta Tera'ya dibs borç vermiş. Geri dönmeyen dibsler için 9 milyar karşılık ayırdıklarını şirket KAP'a açıkladı. Tera, Türkiye Sigorta'nın Dibslerini götürmüş Takasbank'a vermiş, karşılığında nakit kullanmış. Nakit kimin? İşsizlik Sigortası Fonu'nun olabilir. Bakan ben bilemem, işlemler kör diyor. Türkiye Sigorta'nın dibsleri teminat gösterilerek işsizlik sigortası fonu kaynakları nakit olarak kullanılmış olabilir. Yani İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarıyla hem hisse spekülasyonu yapılmış hem de erken çıkanlara nakit sağlanmış olabilir. Böyle acayip bir tezgah kurmuşlar ve milyonlarca insanı kamu kaynaklarını da kullanarak dolandırdılar.
17
327
15
1,195
50,240
İşçiler ölüyor, mahkeme aklıyor! Katliamda kaybettiğimiz Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut “Ali Osman Akat en başta suçlu olan kişi. Hakimler, avukatlarımızın söylediği, önlerine sundukları her şeyi reddedip Ali Osman Akat’ı çıkardılar. Hepsini çıkarın dışarı! Bu mu adalet, bu mu hakimlik! Hepsini çıkarın, rahat edin!” #DilovasıİçinAdalet
76
8
158
5,302
Cengiz Erdinç retweeted
Bugüne kadar hatırlatmak istememiştim ama suça sürüklenen çocuk kavramına ve çocuk adalet sistemine karşı düzenlenen sistematik saldırılar ile konvansiyonel ve sosyal medyadaki bilhassa zombi şovenistlerin histerisi çok feci bir olayı hatırlatıyor: 1993 Candelaria Katliamı ++
8
14
2
62
5,387
Cengiz Erdinç retweeted
2 Kasım 2026. 1426. kez.
19
458
5
4,881
35,460
Cengiz Erdinç retweeted
Gece gündüz çalışıyoruz. Eyleme çıkmamak için de tüm koşulları zorluyoruz.. Ey işçiler korkmayın! Buradayız..
Basına, Kamuoyuna ve Emekçi Halkımıza: İmbat Madencilik'te yaşanan sorunların çözümsüz bırakılması sebebiyle, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası olarak, sorunların en büyük muhatabı olan TKİ ve İmbat Madencilik'e karşı başlatacağımız direnişin ilanıdır. TKİ ve İşletme'nin sorumluluklarına dair ayrıntılı açıklamayı, bu gece yazılı olarak yapacağız.
7
199
1,251
10,667
Cengiz Erdinç retweeted
Ukrayna istihbaratı, dün Kiev'de ortaya çıkan 'işkence evi' olaylarında güvenlik güçleriyle çatışan 100 kişiyi tespit edip gözaltı çalışmalarına başladıklarını duyurdu. Ukrayna, konuyu 'dış mihraklar' diyerek geçiştirmeye çalışıyor.
4
13
1
112
4,676
Cengiz Erdinç retweeted
Kiev'de Azakçı faşistlerin işlettiği işkencehane ortaya çıkarılmış. İçeride ölüler, yaralılar, yok yok. Protesto haberleri eşliğinde Ukraynalı gazeteci Anatolij içeriden çıkarılan bir çocuğa atfen '"14 yaşındaki çocuğun ne işi var" diye soruyor...
It turns out that the prison belonged to the military units of Khartia and, of course, the wonderful, heroic Azov. I have an additional question: what were they doing there with this 14-year-old child??!!
26
347
5
1,301
68,595
Cengiz Erdinç retweeted
Tutuklu gazeteci İsmail Arı, Sincan Cezaevi’nden mektup yazdı: • Telefonum sanırım 20 Ekim Salı günü saat 15.30’da çaldı. Arayan Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube’de görevli polisti. • “Bir ifade işleminiz var İsmail Bey, bugün 17.00’ye kadar Emniyete gelebilir misiniz?” dedi. “Elbette, avukatlarım ile geliyorum” dedim. • Yoldayken tekrar aradılar, “Neredesiniz?” diye sordular. “Az kaldı gelmek üzereyiz” dediğimde, “Siz yerinizi söyleyin sizi alalım isterseniz?” denildi. • “Allah Allah, Emniyetin böyle bir hizmeti mi var?” diye şaşırırken “10 dakikaya oradayız” dedim. • Emniyette ifademi verdikten sonra gözaltında olduğum ve geceyi nezarethanede geçireceğim söylendi. • Sağlık kontrolünün ardından nezarethaneye indirildim. Malum önceki gelişimde nezarethane koridorunu benim için açmışlardı ve tek başınaydım. • Bu sefer nezarethanede ağır bir koku vardı. Çünkü nezarethaneler ağzına kadar doluydu. • Hem Süleymancılara operasyon yapılmış hem de uyuşturucuya özendirme operasyonu yapılmış. • Gece nezarethanede yerde uyumak zorunda kaldım. Süleymancılar ile aynı nezarethanede olduğum için de epey sohbet ettik. • Kendi kurs ve yurtlarında büyüyen isimlerden bahsettiler ki bir isim oldukça dikkat çekici. “Hem bizim yurtlarımızda büyüdü hem de şimdi...” diye anlatıyorlar. • Anladığım kadarıyla yapılan operasyonlar artık cemaat içinde de bir rahatsızlık başlatmış. • “Keşke iktidara karşı bu kadar keskin çıkış yapmak yerine daha ortada kalsaydık” diyen de vardı. • 21 Ekim Çarşamba sabahı Ankara Adliyesi’ne götürüldüm. Önceki tutukluluğumda savcı yüzü görmemiştim, bu sefer görebildim. Savcı da ifademi aldı. • Adını her andığımda bana yeni bir dava açtıran malum şahıs benden şikâyetçiymiş yine! • “Kuvvetli suç şüphesi var” denilerek yine yatarı olmayan bir suç iddiası ile sulh ceza hâkimliğine sevk edildim. Sulh ceza hâkimliği sorgusu oldukça kısa sürdü. • Hem hâkim bizi doğru düzgün dinlemedi hem de 40 yıllık hukukçu olan avukatımı tersledi ve kısa sürede “Seni tutukladım” dedi. • Polislerle cezaevinin yolunu tuttuk; akşam üzeri cezaevine getirildim, yine tecrit koğuşu denilen geçici koğuşa götürüldüm. • Bu arada öncekinden farklı olarak yastık ve battaniye verilmedi kimseye. Sabah işlemlerin ardından kalacağım koğuşa gönderildim ve burada da battaniye, yastık verilmedi. • Meğer battaniye ve yastık kalmamış. Bin TL’ye kantinden battaniye satın aldım. Bin TL’niz yoksa ve Sincan’daysanız soğukta kaldınız yani! • 28 kişi kapasiteli koğuşta 62 kişiyiz, yine makus talihimden olacak ki yerde yatıyorum. Bu yaz cezaevi, koğuşlar tıka basa dolmuş; cezaevi önceki tutukluluğuma göre çok daha kalabalık. • Beni gören tutuklu ve personel epey şaşırıyor “Sen nasıl geri geldin? Ne oldu?” diyorlar. • Avukatlarımın ilk ziyaretiyle ifade, sorgu tutanaklarıma da ulaştım. Bir de ne göreyim, kendi ayağımla emniyete gitmeme rağmen “kaçma ve delil karartma” şüphesinden tutuklanmışım! • Hayretle sulh ceza hâkimliğinin tutanağını okurken ikinci şoku yaşadım. • Güya ben “Bugün Dünya Gazeteciler Günü, bugün beni tutuklamamanızı arz ederim” demişim! • Bu ifadeyi okuyunca yok artık dedim. Avukatlarım Hayati Küçük, Taylan Arı ve Ezgi Ergen Sürer’in de tanık olduğu üzere “Gazeteciler Günü’nde gazeteci tutuklayan hâkim olarak tarihe geçmeyin” dedim. • Ancak cümlemi değiştirip tutanağa geçirmişler. Yani “arz etmişim” ama benim haberim yok! • Bu sefer de malum şahsın tuhaf suç duyurusu ile aynı yıl aynı adliyede ikinci kez tutuklandım da halkımızın yüzü mü güldü? • Gazetecileri peş peşe cezaevine atıyorsunuz da refah düzeyi mi yükseliyor? Ekonomi mi düzeliyor? • Anayasa’da “Basın hürdür, sansür edilemez” denmesine rağmen bizi cezaevine atıyorlar. • Tüm tutuklu meslektaşlarım adına da bu kalın duvarların ardından sesleniyorum; • Anayasa’yı daha fazla çiğnemeyin. Bizi bırakın, işimizi yapalım.
179
2,492
54
15,311
920,902
Cengiz Erdinç retweeted
Daltonlar çetesinin Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı’na yönelik silahlı eylem hazırlığı ortaya çıkarıldı Daltonlar suç örgütüne yönelik soruşturmada, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı’na yönelik eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen şüpheliler yakalandı. Soruşturma kapsamında İbrahim Çiftçi, Cihan Can Gökkuş, Abdulkadir Demir, Orhan Bozan ve silahları temin ettiği belirlenen Çınar Aksoy gözaltına alındı. Operasyonlarda tabancalar, uzatılmış şarjörler, uzun namlulu piyade tüfeği ve 200 fişek ele geçirildi. Başsavcılık, şüphelilerin uygun koşullar oluşmadığı için eylemden vazgeçtiklerinin değerlendirildiğini açıkladı.
4
9
3
60
22,400
Cengiz Erdinç retweeted
NAİM'İN ADINI YAŞATAN BELEDİYE BULGARİSTAN GÖÇMENLERİNİN EVİNİ BAŞINA YIKIYOR Bu kez size bir gazeteci olarak değil, adalet arayan bir yurttaş olarak yazıyorum. Çünkü AKP’ye geçen Cemil Tugay'ın yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, evimizi apar topar yıkmaya çalışıyor. Annemle babam, 86 ve 89 yaşlarındaki nenemle dedem, ellerinde büyüdüğüm komşularım en ağır işlerde çalışarak yaptıkları evleri boşaltıyor. Ben 1989’daki zorunlu göçle Bulgaristan'dan Türkiye’ye sığınmış ve İzmir Buca’da 30 yılı aşkın süredir aynı mahallede yaşayan bir ailenin ferdiyim. Evimizin bulunduğu arsa yol bahanesiyle 2019’da kamulaştırıldı. Avukatlar "kazanılamayacak dava" deyince mecburen kamulaştırmanın iptali yerine bedele itiraz davası açtık. Çünkü onca yıllık emeğimizin karşılığını almayı ve olabildiğince uzun süre mahallemizde yaşamayı istiyorduk. Zaten Kamulaştırma Kanunu da "Gerçek bedel ödenir" diyor. 2024’te bedel davası sonuçlandı ve hak sahiplerine 25 bin TL ila 320 bin TL paralar depo edildi. En son, evlerimize 21 Ağustos 2026 tarihli tahliye muhtırası getirildi. 85 yaş üstü yatağa bağlı yaşlılarımızın da bulunduğu evlerimiz için 15 günlük "tahliye" baskısı kuruldu. Eylül ayı boyunca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri dahil her yere ulaştık. Fakat kayıtsız kalındı. Meğer Cemil Tugay’ın "bağımsız" son görev günleriymiş! Asıl bedel tespiti davamız istinafta, icraya itirazımız ise Yargıtay’da sürüyor. CHP’den seçilen Cemil Tugay, 1 Ekim 2024’teki yüz yüze görüşmemizde istinaf mahkemesi kararının bekleneceği sözünü vermişti. O söz tutulmadı, tutulmuyor. Birkaç hafta önce, 8 Ekim’de bir dava daha açtık. Çünkü öğrendik ki esas neden yol değilmiş. Mesele, bizim hisse tapulu arsamızı müteahhite götürmemizin önünü açmak, komşularımızla aramızda çatışma yaratıp tüm parseli boşaltmak ve buraya 15 katlı bir TİCK (Ticaret-Konut) yapmakmış! 14 Mayıs’ta onaylanan imar planı revizyonu, parselimizi "boş arazi" gibi düşünüp haritalandırmış. buca.bel.tr/uploads/announce… Zaten 2011 ve 2015 tarihli görseller de yolun bizim evlerimize dokunmadan genişleyebileceğini gösteriyor. Tam karşımızdaki boş arsaya 2018’de (kamulaştırmadan birkaç ay önce) bina yapılmasına hangi nedenle göz yumulduğu ayrı bir tartışma. Bugün arsamız, işleri bu olmayan belediye personellerinin dahi "Müteahhite gidemiyor musunuz?" dediği bir yere dönüştü. Hatta belediyede bir personel, sürecin adını "tertemiz kamulaştırma" koydu. "BU EVLER 15 KASIM'A KADAR YIKILACAK" 23 Ekim ve 30 Ekim'de yine geldiler. Belediyenin avukatı, "hiç dava açmadığımızı" öne sürüp yıkım sürecini başlatacaklarını tehditkar biçimde tebliğ etti. Üslubuyla hayrete düşüren bu avukat, "5 Kasım’da suyunuz elektriğiniz kesilecek, 15 Kasım’a kadar da bu evler yıkılacak" diyor, "Kadifekale'ye polisle gidiyoruz ama siz bizdensiniz" diyor. Talimatı Cemil Tugay vermiş. Bu arada evimizin karşısına yapılan spor merkezi "Naim Süleymanoğlu" adını taşıyor. Başkan Cemil Tugay, 15 Mayıs’taki açılışta o merkezde "Naim gibi şampiyonlar yetişeceğini" anlatıyordu. Biliyorsunuz Naim, Bulgaristan’da Türk azınlığa uygulanan asimilasyon politikalarını tüm dünyaya duyuran isim. Yani ailelerimizin "1989 zorunlu göçmeni" olması öyle duygusal bir ifadeden ibaret değil. Bu göç, Avrupa Parlamentosu kararlarında ve Bulgaristan Parlamentosu'nun 2012 tarihli resmi özür/kınama bildirgesinde "etnik temizlik girişimi" olarak nitelendi. Yaşamında en az bir kez yerlerinden edilmiş insanları tekrar zorla yerinden etmek, uluslararası hukuk normlarının ve insan haklarının açık ihlalidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurttaş odaklı, hak odaklı, sosyal belediyecilik yapmayı hatırlaması lazım. Yargının "yürütmeyi durdurma kararı" vereceğine ise inancım tam. Bunun bugün acilen olmasını bekliyoruz. Hukuk ve onur mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz.
13
195
23
504
92,959
Ölüm haberlerini duyururken kameralarını ailelere çeviren, haberlerini manşetlere taşıyan basın mensupları bugün nerede? Bugün sekiz denizcimiz için sesimizi duyurmak, ailelerin haklı mücadelesini anlatmak üzere basın açıklaması yapıyoruz. Ancak ne yazık ki yine ortada basın yok! Orada bulunan herkesin elinde bir telefon, her birinin elinde bir kamera var. Herkes bir anlığına basın mensubu olup bu sesi duyurabilir. Acı haberleri duyurmak için değil, ailelerin sesini duyurmak için de orada olun! Gazetecilik yalnızca ölüm haberlerini vermek değil, o acının hesabını soranların yanında da durabilmektir. #OptimusMukavemetBirlikteArasın #SekizDenizciyeSesOl
43
3
78
3,304
Cengiz Erdinç retweeted
merhaba.. yine izmir tarihinden dişe dokunur bir işle sizle beraberim.. aşağıdaki lexicon'u bir proje için kullanmak için yapay zeka beslemesi yapmam gerekti. hazir yapay zeka beslemesi yapmışken bir de "basımı olmayan" bu kitabi pdf yapayim istedim. merak eden olursa linkte . üç günde silinecek bir daha yüklenmeyecek. we.tl/t-mOdAYn0ZCwzJeBDR
8
12
149
8,802
Cengiz Erdinç retweeted
Cem Baykal hocamızın hesabına erişim engeli getirildi yeni hesabı @cem_baykal26 Paylaşıp takip edelim dostlar
This Post is from a suspended account. Learn more
39
156
1
729
22,773
Cengiz Erdinç retweeted
Gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nden Fayn'a yazdı: ‘‘On yıldır elim yüreğimdeydi. Bu ülkede mesleğini hakkıyla yapmaya çalışan her gazeteci gibi mayın tarlasında yürüdüğümü biliyordum. Her an her yerden bir şey patlayabilirdi.’’ ‘‘Ancak polis merkezine gidip de bunun "Ankara merkezli bir ahlak büro operasyonu" olduğunu öğrendiğimde tüm hazırlıklarım çöpe gitti! İnsan bu kadarına da hazırlanamıyor: Ankara merkezli nasıl bir ahlaksızlık yapmış olabilirdim?’’ ‘‘Büyükada'da bulunduğum evdeki aramaya muhtar ve muhtar azası eşlik ediyordu. Gece 3-4'e kadar aramanın bitmesini beklediler. Muhtar azasına sordum: ‘Hadi muhtar maaş alıyor. Siz bu kadar uykusuzluğun karşılığında ne alıyorsunuz?’ Yarasına dokunmuşum. "Hiçbir şey!" dedi. Son dönemde Büyükada'da 23 aramaya eşlik etmiş. Spor ayakkabılı, şortlu muhtar azası ‘Bir dahaki seçimde hayatta muhtar heyetinde olmam’ diyordu.’’ ‘‘İstanbul'dan Ankara'ya getirildiğimde, bunun LGBTİ derneği Kaos GL'ye yönelik bir operasyon olduğunu öğrendim. İki yıl önce Gürcistan'dan Kaos GL sitesine bir haber yapmıştım. Polis sorgusuna girerken haber hakkında savunma yapacağımı sanıyordum. Ancak Türk adaletinin size hazırladığı küçük sürprizler hiç bitmiyor! Polis bana şu minvalde bir soru sordu: Kaos GL Instagram yetkilisi olduğunuz tespit edildi. Anlatınız. Ne anlatabilirdim ki? Kaos GL Instagram yetkilisi değildim. Olmadığımı nasıl kanıtlayabilirdim?’’ ‘‘Daha önce hayal edemediğimi şu an yaşıyorum. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi uyuşturucu koğuşunda, bir pazar akşamüstü... Üst katta kızlar Ankara havası eşliğinde oynuyor. Avludakiler bir masa etrafında oturmuş, mektuplarına gül tutan kelepçeli el figürü çiziyor. Ben de bir köşede oturmuş size bu mektubu yazıyorum.’’ ‘‘Cezaevinde olmak elbette kötü ama dayanılmaz değil. Mücadele ediyor olmanın verdiği güzel bir his var. Ayrıca dışarıdakiler tarafından öyle sarıp sarmalanıyorsunuz ki düşmeniz pek mümkün olmuyor. Dayanışmanın verdiği kuvvet inanılmaz.’’ ‘‘Cep telefonum yok ama hem koğuştakilerden hem de ziyarete gelen hak savunucuları ve milletvekillerinden aldığım numaralarla oluşturduğum uzun bir telefon rehberim var. Yapılacak çok röportaj, çok haber var. Neden nasıl oldu, tam olarak bilmiyorum ama şimdi hem mesleğimi savunmak hem de mesleğimi yapmak için çok daha büyük bir şevkle doluyum.’’ fayn.press/gazeteci-tekerekt…
20
397
32
1,444
113,828