Engin Alemdar (@enginalemdar) header
Engin Alemdar (@enginalemdar) profile picture

Bazı şirketlerin kurucusu, bazılarının yatırımcısı, bazılarının danışmanı Ekonomi, finans, teknoloji konuşur Girişimci, mühendis @f40scom @unitplanco

Bursa, Türkiye
Joined September 2009
Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)Photo by Engin Alemdar (@enginalemdar)
Engin Alemdar retweeted
Bu hafta Türkiye, Avrupa ve ABD'den on veri geldi. Üçünde de fiyatlar yükseliyor, talep ise farklı yönlere gidiyor. ABD'de istihdam Ekim'de 165 bin kişi arttı, beklenti 65 bindi. İmalat ISM 55,5 ile beklentinin üstünde geldi. Güçlü iş piyasası, piyasanın 2027 için fiyatladığı yeni Fed artışlarıyla uyumlu. Avrupa'da üretici fiyatları Eylül'de yıllık %11,1 arttı, enerjide %30,8. Tüketici enflasyonu Ekim'de %4,0'a çıktı. Perakende satış hacmi ise Eylül'de aylık %0,7 düştü, beklenen düşüş %0,1 idi. Yıllık artış %0,4'e indi. Türkiye'de Ekim enflasyonu aylık %2,58 ile %2,40 olan beklentinin üstünde geldi. İmalat PMI 47,3 ile 31. ayda da 50'nin altında kaldı. Üretici fiyatlarında yedi sektör hem aylıkta hem yıllıkta genelin üstünde, hazır giyimde aylık artış %5,51. Turizmde Eylül'ü yerli turist taşıdı, yerli gecelemeler %6,5 artarken yabancı gecelemeler yerinde saydı. Bu ayrışma sektörlere farklı ulaşıyor. Otomotiv ihracatının %77'si, hazır giyimin %58'i AB'ye gidiyor. Yapı malzemelerinde ABD'nin payı %19,1, savunmada %14,4. Avrupa'daki zayıf talep AB'ye bağlı sektörlerin siparişini, ABD'deki güçlü iş piyasası ise ABD'ye satanlarınkini etkileyebilir.
1
2
11
354
Engin Alemdar retweeted
ABD ekonomisi Ekim'de 165 bin kişiye iş buldu, beklenti 65 bin kişiydi. Eylül rakamı da 29 binden 60 bine düzeltildi. İşsizlik geçen Kasım'da %4,5 idi, Ekim'de %4,1'e indi. Enflasyon yılbaşındaki %2,4'ten Eylül'de %3,7'ye çıktı. Fed Eylül'de faizi bu tablo üzerine artırdı. Fed üyeleri 2027 sonuna kadar bir artış daha öngörüyor. Piyasanın 4 Kasım fiyatlaması ise iki ile üç artış daha içeriyor ve Eylül 2027 için %4,51 bekliyor. Ekim'de gelen güçlü istihdam piyasanın beklentisiyle uyumlu. Ücretler yıllık %3,1 arttı, beklenti %2,9 idi. Artış yine de enflasyonun gerisinde kalıyor. Çalışan sayısı artarken hanelerin alım gücü geriliyor. ABD elektrik ekipmanı, tekstil, savunma ve yapı malzemelerinde Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı. F40S'in izlediği sektörlerin ABD'ye satışı son 12 ayda 15,3 milyar dolar oldu. Elektrik ekipmanında bu satış bir yılda %68 arttı, makine, demir-çelik ve kimyada artış üçte bir civarında. Güçlü iş piyasası ABD'den gelecek yılbaşı siparişlerini destekleyebilir. Alım gücü gerileyen tüketici ise fiyata daha duyarlı ve bu durum fiyat görüşmelerine yansıyabilir. Piyasanın 2027 için fiyatladığı daha yüksek faiz, değişken faizli dolar borcu olan şirketlerin finansman maliyetini artırabilir.
1
1
4
311
İhracata dikkat. Avrupa en büyük pazarımız ve perakende satışlar Eylül’de düştü. Almanya’da bir yılda %2,4 geriledi. Satışı düşen perakendeci stok azaltır. Sipariş küçülür ve sıklaşır...
Avrupa'da tüketici harcamayı kısıyor, en çok da en büyük pazarımız Almanya'da. Euro bölgesinde perakende satış hacmi Eylül'de aylık %0,7 azaldı, Almanya'da bir yılda %2,4 azaldı. Eurostat'ın bugün açıkladığı veriye göre Euro bölgesinde perakende satış hacmi Eylül'de bir önceki aya göre %0,7 azaldı, beklenti %0,1 düşüştü. Geçen yılın aynı ayına göre %0,4 arttı. Gıda, içecek ve tütünde yıllık değişim %1,1, gıda dışı ürünlerde %0,7, akaryakıtta −%3,0. Ülkeler ayrışıyor. Fransa %2,8 ve Polonya %2,2 ile büyürken Almanya %2,4, İspanya %1,5 geriledi. Avrupa'da fiyatlar yeniden hızlanıyor. Tüketici enflasyonu Ekim'de %4,0'a çıktı, üretici fiyatları bir yılda %11,1, enerji fiyatları %30,8 arttı. Fiyat artınca aynı bütçeyle daha az ürün alınıyor. En net görüldüğü yer akaryakıt, satış hacmi bir yılda %3,0 azaldı. F40S Görünüm'de Avrupa'ya tüketim malı satan yedi sektörün (hazır giyim, tekstil, gıda, mobilya, beyaz eşya, ayakkabı, temizlik ve bakım) dış talebi önümüzdeki 12 ayda %0,4 ile %3,8 arasında artıyor. Bu yol Avrupa'da sanayi ve perakende talebinin olağan seyrinde sürdüğünü varsayıyor ve son veri Temmuz. Almanya'daki düşüş sürerse dış talep bu yolun altında kalır. Almanya'ya tüketim malı satıyorsanız 2027 siparişlerini planlarken müşterinizin stoklarına bakın. Satışı düşen perakendeci stok tutmaz, sipariş küçülür ve sıklaşır, fiyat pazarlığı sertleşir. Üretim planını büyük partiler yerine daha sık ve küçük sevkiyata göre kurmak, Fransa ve Polonya gibi büyüyen pazarlarda payı artırmak riski dağıtır.
1
1
14
1,712
Tera var çip üretir, Tera var p*ç üretir…
Terafab is moving fast
1
25
2,308
Enerji, Avrupa’ya enflasyonu geri getiriyor gibi görünüyor. Geçen sene Avrupa’ya 100 euroya sattığınız ürünü aynı kârla satmak için bugün 110 euro istemeniz gerekiyor. Bu arada Almanya’daki rakip fiyatını 107 euroya çıkarmış, İspanya’daki 118 euroya.
Euro bölgesinde üretici fiyatları Eylül'de yıllık %11,1 arttı, Şubat 2023'ten bu yana en hızlı artış. Türk üreticisinin fiyatı euroyla %10,2 arttı. Beş ay sonra ilk kez Avrupa'daki rakiplerin fiyatı Türkiye'den hızlı yükseldi. Artışı enerji sürüklüyor. Avrupa'da enerji fiyatı bir yılda %30,8 arttı. Enerji hariç sanayide artış yalnız %3,5. Türkiye'de üretici fiyatı TL'de %27,4 arttı, euro/TL %15,5 yükseldi. Kurdaki artış euro fiyatını %10,2'de tuttu. Avrupa'da ara malı fiyatı %7,1 arttı, dayanıklı tüketim malı %3,4 arttı, dayanıksız tüketim malı %0,6 düştü. İspanya %18,3, İtalya %17,4 ile önde. En büyük ihracat pazarımız Almanya'da artış %6,7. F40S Görünüm'de rakiplere göre pahalılaşma önümüzdeki 12 ayda 6 sanayi sektöründe azalıyor, 7 sektörde artıyor. Bu yolda Avrupa fiyatları sabit tutuluyor. Avrupa'daki artış sürerse pahalılaşma bu yolun altında kalır, ama artış enerjide kaldıkça etkisi sınırlı.
1
10
1,124
Engin Alemdar retweeted
ABD seçiminin ertesi günü Euro/dolar 1,1192'den 1,1259'a çıktı. 1 milyon euroluk satışın dolar karşılığı bir günde 6.700 dolar arttı. Maliyeti dolarla olan ihracatçı için bu doğrudan kâr. Washington'daki kararlar şirketinize üç yoldan ulaşır: döviz borcu, kur ve parite. Neden? İlk sonuçlara göre Demokratlar Kongre'nin iki kanadını da kazandı. Piyasa ABD'de harcamanın frenleneceğini fiyatladı, ABD faizleri ve dolar geriledi. Brent de 100,6 dolara indi. Ama parite hâlâ yıl başının %4,1 altında. Gümrük vergileri de Kongre'ye bağlı değil. Bu üç yolu 2,5 dakikalık videomuzda örneklerle anlattık.
1
1
4
399
Gece gece tanıdık bir duruma rastladım paylaşayım dedim. Size de tanıdık gelecektir. Benim aklımda hemen birkaç örnek geldi ama biri daha çok yeni rahmetli oldu, arkasından konuşmuş olmayalım şimdi... Ekonomide yeni değer yaratmaktan çok mevcut değerden kendilerine daha büyük pay almak için örgütlenen "çıkar gruplarını" adam (Mancur Olson) 45 yıl önce yazmış. Bunlara "dağıtım koalisyonları" demiş. (Müthiş adlandırma) Tanıdık dediğim kısım: "Bu grupların elde ettiği kazançlar az sayıda aktörde yoğunlaşırken maliyetler toplumun geneline dağılır. Dolayısıyla kazanç sağlayanların mevcut düzeni korumak için örgütlenme motivasyonu güçlü, maliyete katlananların karşı koyma motivasyonu ise zayıftır." "Zamanla bu koalisyonlar çoğalır, ayrıcalıklar kalıcılaşır, rekabet ve değişim zorlaşır. Ekonominin yeni koşullara uyum sağlama kapasitesi azalır. Bu süreç "kurumsal katılaşma" (institutional sclerosis) olarak tanımlanabilir." "Bir ekonominin büyümesini yavaşlatan şey bazen kaynak yetersizliği değil, mevcut kaynakların dağılımından faydalanan grupların değişime karşı gösterdiği dirençtir." Yani özetle diyor ki, ekonominin yavaşlamasının nedeni sermaye veya girişimcilik eksikliği değil, mevcut çıkar gruplarının etkisiyle oluşmuş katı bir kurumsal yapı olabilir.
1
9
1
51
2,500
Fiyatla yarışma şansı yok. Yarış termin, küçük parti ve tekrar siparişte.
Hazır giyimde üretici fiyatı Ekim'de %5,51 arttı, genelin üç katından fazla. Ama aynı dönemde üretim %13, istihdam %5,9 düştü. Bu fiyat artışı güç değil, sıkışma işareti. Ne oldu? Hazır giyimde yurt içi üretici fiyatı Ekim'de %5,51 arttı. Yİ-ÜFE geneli %1,65, tekstil %1,47. Yıllık artış %32,5, tüketici enflasyonunun (%29,77) ve genel üretici enflasyonunun (%27,41) üstünde. Ekim her yıl sonbahar kış koleksiyonunun fiyatlandığı ay, bu yüzden aylık rakam tek başına yanıltır. Ekim artışından son 12 ayın aylık ortalamasını (%2,37) çıkarınca kalan sezon payı bu yıl 3,1 puan, 2017–2025 ortalaması 1,05 puan. Artışın 2,1 puanı bu yıla özgü. Neden oldu? Birincisi pamuk. ICE pamuk vadeli fiyatı Ekim ortalamasında bir yılda dolarda %23,7, TL'de %46,3 arttı, zirveyi Ağustos'ta yaptı. Tekstil üretici fiyatı Nisan–Temmuz arasında %10,7 arttı, geçen yıl aynı dönemde %7,6'ydı. Bu kumaş sonbahar kış koleksiyonunun maliyetine girdi ve sezon başında fiyata yansıdı. İkincisi hacim. Üretim son üç ayda geçen yıla göre %13 düştü, sektörün geçmiş ortalaması +%4,4. Toplam satış reel %6, istihdam %5,9 azaldı, sigortalı çalışan 501 bine indi ve Nisan 2023'ten beri azalıyor. Daralan üretimde kira, enerji ve kadro gibi sabit giderler daha az ürüne bölünüyor, üretici bunu fiyatla karşılıyor. F40S maliyet kartında marj makası +2,1 puan: fiyat girdi maliyetinden hızlı artıyor. Bu artışı taşıyan talep yok. Tüketici giyim fiyatı yıllık yalnız %13,4, üretici fiyatının 19 puan altında: perakendeci ya marjından veriyor ya da tedariği ucuz ithal ürüne kaydırıyor. Dışarıda tablo daha sert. Rakiplere göre fiyatımız 12 ayda %11,4 pahalılaştı, 16 ihracatçı sektörün en kötüsü. İhracat sipariş defteri bir yılda 6,8 puan daraldı, en büyük pazar Almanya'ya ihracat son 12 ayda %12,6 azaldı. Fiyatta Kasım ve Aralık sezon sonrası sakin aylar. Son iki yılda bu iki ayın toplamı %3,8 ve %1,7 oldu. Sıradaki sıçrama Nisan'da ilkbahar yaz sezonuyla gelir. Aralık 2026–Kasım 2027 ortalamasında üretim −%6,8, dış talep +%3,1, iç talep −%0,6, girdi maliyeti +%24,1, rakiplere göre fiyat +%6,7. AB'de talep toparlanıyor ama Türkiye bundan pay alamıyor. Girdi maliyeti %24 artarken talep fiyat artışını taşımıyor, bugünkü marj makası 2027'de kapanma riski taşıyor. Belirleyici iki veri: 30 Kasım'da AB anketinden ihracat sipariş defteri ve yılbaşı asgari ücret artışı. Ne öneriyoruz? Üretici, iç pazar: Kasım ve Aralık perakende indirim dönemi, giyim üreticilerinde sipariş defteri beş yıllık ortalamanın altında ve satış fiyatı beklentisi 36 ay ortalamasının 7,3 puan altında. Stoka değil siparişe üretin. İhracatçı: Fiyatla yarışma şansı yok. Yarış termin, küçük parti ve tekrar siparişte. Bangladeş'te asgari ücret eylemleri yüzlerce fabrikada üretimi durdurdu, AB'li alıcıya kısa termin ve kapasite teklifini şimdi götürün. Finans: Sektöre verilen krediler reel olarak daralıyor, sektörün takipteki kredi oranı geçen yıla göre yükseldi, karşılıksız çek oranı da artıyor. Vadeyi kısaltın, alacakta teminat isteyin.
1
3
16
2,118
Herhalde yaşı geldi... Çünkü bugün bütün gün zihnimde şu soru dolanıp durdu: Sonunda her şeyi kaybedeceksek, kazandıklarımızın ne anlamı var? Sevdiğimiz insanlar gidecek. Biz gideceğiz. İnşa ettiğimiz şeylerin çoğu bir gün yok olacak. Hatta birkaç kuşak sonra büyük ihtimalle adımızı bile hatırlayan kalmayacak. Kaçımız babalarımızın dedelerinin, anneannelerinin adını biliyor ki... Buna rağmen her sabah uyanıp bir gelecek kurmaya çalışıyoruz. Hayatın geçiciliğini aklımızla tamamen kavrayabiliyoruz ama içimizde bir yer, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi yaşamaya devam ediyor. Sonun değişmeyeceğini bildiğimiz halde aradaki şeylerin hala değişebileceğine inanıyoruz ve bunun adına da "umut" diyoruz. Hepimiz öleceğimizi biliyoruz. Bu konuda hiçbir belirsizlik yok. Ama yarın kiminle tanışacağımızı, neye güleceğimizi, kimi kaybedeceğimizi, neyi başaracağımızı, hangi düşüncemizin bütün hayatımızı değiştireceğini bilmiyoruz. Bir filmin sonunu biliyor olmakla, hikayesini biliyor olmak aynı şey değil diyerek avunuyoruz ama yine de bu avuntunun bizi ikna etmeye yetmeyebileceğini düşünüyorum. Çünkü ölüm karşısında mantığımızın verebildiği cevaplarla hissettiğimiz şeyler uyuşmuyor. Bu öyle basitçe "önemli olan yolculuk" diyerek geçiştirilecek bir konu değil. Çünkü gerçekten çok temel bir soru soru soruyorum: Sonunda her şeyi kaybedeceksek, kazandıklarımızın ne anlamı var?
18
7
4
103
11,704
1. Hisse tavsiye kültürü 2. Kaçırma korkusu 3. Hızlı para aşkı 4. Finansal cehalet 5. Romantik yatırımlar (yerli, yeşil, diğer yeşil, Türkiye'nin Elon Musk'ı) 6. Yatırımcı değil taraftar olmak (sorgulayanı, eleştireni düşman görmek) İşte canınızı yakan bu 6'sı...
4
22
1,636
Engin Alemdar retweeted
İmalat PMI, Ekim: 47,3. Türkiye 31. ay 50'nin altında. Üretim ve yeni siparişlerdeki düşüş hızlandı, ihracat siparişleri ivme kaybediyor, girdi maliyeti keskin artıyor. Euro bölgesi 52,7 ile büyümede. ABD ISM 55,5 (beklentinin üstünde, beklenti 54,5). Ayrışma derinleşiyor. Sektörlere inince tablo netleşiyor. İSO'nun izlediği 10 sektörden yalnız 2'si 50'nin üstünde, giyim ve deri (51,7) ile gıda (50,3). Alt endeksler de aynı hikâyeyi anlatıyor. 10 sektörün 8'inde üretim, 7'sinde yeni sipariş 50'nin altında. Girdi fiyatı endeksi ise hepsinde 59'un üstünde, gıda ve kimyada 70,6. Maliyet artıyor, talep yok.
1
14
445
Hoş geldin mübarek dokuz aylar
Ağustos, Eylül, Ekim: Finansal tarihin tehlikeli üç ayı mı? 1720'den bu yana yaşanan ekonomik kriz ve şoklardan oluşturduğumuz 81 olaylık tarihsel katalogda, belirleyici kırılma anlarını inceledik. Ağustos, Eylül ve Ekim yılın dörtte birini oluşturuyor. Ancak incelediğimiz 81 kırılmanın 34'ü, yani %42'si bu üç ayda gerçekleşti. Daha dikkat çekici bir başka tarihsel örtüşme de var. Dünya Bankası'na göre 1960'tan bu yana beş küresel resesyon yaşandı: 1975, 1982, 1991, 2009 ve 2020. Bunların dördüyle ilişkili önemli ekonomik ve finansal kırılmalar ağustos, eylül veya ekim aylarında gerçekleşti: Ekim 1973: Petrol Krizi ve 1975 resesyonu Ekim 1979 / Ağustos 1982: Volcker'ın parasal sıkılaştırması / Meksika Borç Krizi ve 1982 resesyonu Ağustos 1990: Körfez Petrol Şoku ve 1991 resesyonu Eylül 2008: Lehman Brothers'ın iflası ve 2009 resesyonu 2020'de ise pandemi kaynaklı ekonomik ve finansal kırılma mart ayında belirginleşti. Peki neden bu aylar? Bunun tarihsel bir açıklaması var. 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında, sonbahar hasadı bankacılık sistemindeki nakit talebini artırıyor, faizleri yükseltiyor ve finansal paniklere zemin hazırlıyordu. Bugün mekanizmalar farklı. Yaz aylarında azalan piyasa işlemleri, yatırımcıların sonbaharda piyasaya dönüşü, portföy ayarlamaları ve dönemsel finansman ihtiyaçları piyasa koşullarını hassaslaştırabiliyor. Akademik araştırmalar bu mevsimsel etkilerin varlığını gösteriyor. Ancak bunların her büyük krizin nedenini açıkladığını söylemek mümkün değil. Krizler takvime bakarak çıkmıyor. Fakat tarih, finansal kırılganlıkların bazı dönemlerde daha görünür hâle gelebildiğini gösteriyor. Metodoloji: Tarihler krizlerin zorunlu olarak başlangıcını değil, kaynaklarla belgelenebilen belirleyici kırılma anlarını gösterir. %42 oranı, araştırma kapsamında oluşturulan 81 olaylık seçilmiş tarihsel kataloğa aittir; tüm krizlerin mevsimsel dağılımını temsil etmez.
1
18
2,242
Sanki hiç derdimiz tasamız yokmuş gibi bir de Fenerbahçeliyiz… B*k gibi…
2
42
4,011
Bu çok güzel bir seri oldu. YouTube’da “Ekonomik Krizler Tarihi” listesini izleyin bence :) Arkadaşlarımın ellerine emeklerine sağlık. 👏
Brent yılbaşında 61 dolardı, Ekim'de 116 doları aştı. 53 yıl önce de bir Ekim'de, savaşın ardından gelen ambargo petrol fiyatını birkaç ayda dört katına çıkarmıştı. YouTube kanalımızda "Petrol Pahalanınca Ne Olur?" videomuzu da izleyebilirsiniz. ▶️ youtube.com/@f40scom
4
47
3,358
Engin Alemdar retweeted
Krediye Erişim Kolaylaşıyor. Büyümek Her Zaman Doğru Karar Mı? @enginalemdar
1
5
593
Engin Alemdar retweeted
Yılın en yoğun ayı hangisi? 24 sektörün 18'inde cevap, Aralık. Şirketler yılı kapatırken teslimatlar ve faturalar bu aya yığılıyor. En durgun ay ise 21 sektörde Ocak ya da Şubat. Yıl sonu telaşının ardından iş yavaşlıyor, Şubat da yılın en kısa ayı. Yazılım sektörü, şirketlerin ve kamunun bütçelerini yıl bitmeden harcadığı Aralık'ta ortalama bir ayın iki katı iş yapıyor. Konaklamada yaz sezonunun zirvesi Ağustos, Şubat'ın 3,6 katı iş getiriyor. Savunma sanayisi, teslimatların yıl sonunda yoğunlaştığı Aralık'ta ortalama bir aydan %70 fazla iş yapıyor. Otomotivde ise en durgun ay, fabrikaların toplu izne çıktığı Ağustos. Takvimin bir de bayram etkisi var. Fabrikalar bayramda duruyor, tatil köprü günleriyle uzayınca kayıp büyüyor. Bayramlar sanayide üretimi sektöre göre %5 ile %15 arasında düşürüyor. En çok etkilenenler plastik, tekstil ve ayakkabı. Satışlarda en büyük düşüş %16,5 ile yapı malzemelerinde. Savunmada ise üretimde bayram etkisi görülmüyor. Hizmetlerde etki daha sınırlı. Bayramlar lojistikte işleri %7, konaklamada ve restoranlarda %5 azaltıyor. Marketlerde ise bayram öncesi alışveriş satışları biraz artırıyor. Bayramlar hicri takvime bağlı olduğu için her yıl 11 gün erken geliyor. Bu yüzden bayram başka bir aya kaydığında, geçen yılın aynı ayıyla yapılan karşılaştırma yanıltır. Doğru karşılaştırma, takvim etkisinden arındırılmış rakamlarla yapılır.
1
8
442
Engin Alemdar retweeted
Çoğu geliştirici bu ödeme sistemleri sebebiyle başka alternatifleri aramak zorunda kalıyor. Bu konularda bu kadar ilerideyken neden hala sorunlar yaşıyoruz? Ayrıca dijital şirket meselesini de hızla aktif etmemiz lazım. Kanunu falan da hazırdı aslında.
Replying to @kuzeyunl
1- trdeki ödeme sistemleri kadar iğrenç bir şey görmedim. ödeme ekranını customize edemiyorsun, pek çok özelliği aktive edebilmen için zibilyon kere mail atman gerekiyor. yani çok basit bir abonelik altyapısı için mail atmamız gerektiğini üçüncü günümüzde anlamıştık
1
1
12
2,410
Engin Alemdar retweeted
Fed faizi beklendiği gibi %4,00'te sabit tuttu. Karar: 10'a 2 oyla alındı; Lisa Cook ve Beth Hammack 0,25 puan artış istedi. Faiz eylülde 0,25 puan artırılmıştı. Yıl sonu: Fed üyeleri eylülde yıl sonuna kadar bir artış daha öngörmüştü; sıradaki karar 9 Aralık'ta. Enflasyon: %3,7; Fed hedefi %2'nin 1,7 puan üstünde. İstihdam: Eylülde 29 bin kişi arttı; son 12 ayın ortalaması 41 bin. Fed beklemeyi seçti ama sıkı duruşunu korudu. Açıklamaya göre ekonomi güçlü büyüyor, iç harcamalar dayanıklı, enflasyon yüksek. Metinde indirime dair bir işaret yok; açıklama "fiyat istikrarını sağlayacağız" cümlesiyle bitiyor. İki üyenin artış yönünde oy kullanması, 9 Aralık'ta artışın masada olduğunu gösteriyor. İstihdam artışı yavaş, ama Fed'e göre işgücündeki artışla aynı hızda ve işsizlik oranı pek değişmedi. Yani işgücü piyasası Fed'i indirime zorlamıyor; öncelik bir yılda 0,7 puan yükselen enflasyonda. Piyasa, Fed üyelerinden daha fazla artış fiyatlıyor: 2027'nin ikinci çeyreği için fiyatlama %4,60, Fed üyelerinin 2027 sonu öngörüsü %4,10. 10 yıllık getiri %5,04 ile Fed faizinin 1,04 puan üstünde; uzun vadeli borçlanma pahalı kalıyor. Sektörünüze etkisi: ABD'de faizin yüksek kalması dolar cinsinden borcun maliyetini yüksek tutar. Finansman gideri yüksek sektörler bu kanaldan daha çok etkilenir: 100 TL satışta finansman gideri Beyaz Eşya'da 11,1 TL, Enerji'de 10,4 TL, Konaklama'da 10,4 TL.
1
2
380