Atanacak öğretmen sayısının “bütçeden sonra” netleşeceği açıklanıyor. Eğitime ayrılacak bütçenin planlaması; yeterli öğretmen ataması, okul güvenliği, temizliği, okul yemeği başta olmak üzere okulların, öğrencilerin ihtiyacı üzerinden yapılması gerekirken olması gerekenin tersi bir süreç işletiliyor.
Özel okul sahiplerine teşvikler, destekler, vergi indirimleri, kamu arazi tahsisleri kamunun, halkın kaynakları yağdırılırken devlet okulları, öğretmen atamaları için “bütçeden sonra, bütçeye göre” açıklamaları politik tercihtir.
Feray AytekinAydoğan retweeted
17 yaşındaki Halil, MESEM'deki ilk gününde 6. kattan düşerek yaşamını yitirdi
📌Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde, MESEM kapsamında çalıştığı şantiyede ilk iş gününde 6’ncı kattan düşen 17 yaşındaki Halil İbrahim Yağız yaşamını yitirdi
📌Ağabeyi Eyüp Yağız, kardeşinin ilk iş gününde baret ve koruyucu file olmadan çalıştırıldığını, tel atması için şantiyenin 6’ncı katına gönderildiğini anlattı
📌Aile, Halil’in ölümünde sorumluluğu bulunan kişilerden şikâyetçi oldu. Ağabeyi, otopsinin ardından kardeşinin kıyafetlerine de ulaşamadıklarını söyledi
Haberin tamamı:
birgun.net/haber/17-yasindak…
2027 Yıllık Programı’nda sınav merkezli eğitimin sürekliliği, yaygınlığı vurgusu ile birlikte öğrencilerin düzeylerinin Milli Eğitim Bakanlığı’nca okul tabanlı izlemeyle belirleneceği “öğrencilerin öğrenme çıktıları ve beceri düzeyleri ölçülerek gelişimlerinin takip edileceği” yer alıyor.
OYSS, ÖMK, Milli Eğitim Akademisi, yıllık programda da yer alan okullarda profesyonel yöneticilik ve okul tabanlı izleme bütünün parçaları.
Özel okullarla devlet okulları arasında, okul türleri arasında, merkezi sınavla öğrenci alan okullarla adrese dayalı okullar arasında, kırsal kesimdeki okullarla şehir merkezlerindeki okullar arasında, yoksul mahallelerdeki okullarla sosyo-ekonomik düzeyi yüksek mahallelerdeki okullar arasında eğitimde eşitsizlik devasa boyuta ulaşmış iken merkezileştirilmiş sınav sistemini 5. sınıftan itibaren yaygınlaştırarak okul tabanlı izleme adıyla “karşılaştırma” eğitimin piyasalaştırılmasına daha da hız vermektir. Eğitimdeki eşitsizliğin sorumlusu karar vericiler iken öğretmenleri eğitimdeki eşitsizliğin sorumlusu ilan etmektir. Eşitsizliğin sonucu eğitimi bir gelecek umudu olarak görmekten vazgeçen öğrencilerin eğitimle bir gelecek yaratma umudundan bütünüyle vazgeçmesidir.
Okul tabanlı izlemenin kendisi piyasalaştırmanın adıdır, eğitimin hak olmaktan çıkarılmasıdır. Okulları “öğrencilerin gelişim düzeyleri” gibi isimlerle pazarlama aracı haline getirmek, okulları şirket, velileri, öğrencileri müşteri haline getirmektir.
Feray AytekinAydoğan retweeted
Eğitimde 2027 yıllık programı ile ne amaçlanıyor?
birgun.net/makale/egitimde-2…
Feray Aytekin Aydoğan yazdı
Eğitimle ilgili yine art arda açıklamalar yapıldı. Birincisi eğitim-öğretim yılı başında yayınlanan genelgede de yer alan norm fazlası öğretmenlerin Milli Eğitim Akademisi’nde eğitim alarak farklı branşlarda görevlendirileceği maddesine ilişkin açıklamaydı.
İkincisi ise ilkokullarda iki ayrı öğretmenin derslere girebileceği ve 2+2 sistemine geçilebileceği açıklaması oldu.
Zorunlu eğitimin kısaltılması, OYSS’de denetim,yaptırım konusunda da açıklamalar kamuoyuna yansıdı.
*Eğitimde alınan kararlarda temel ilke öğrencinin üstün yararıdır. Bu iki açıklamada da neden bu açıklamaların yapıldığına ilişkin öğrencinin yararını esas alan tek ifade yok. Bu açıklamalar hangi bilimsel veriler, eğitimin niteliğini artıracağına ilişkin hangi ihtiyaçlar esas alınarak yapılıyor?
*Öğrencilerin ihtiyacının gerçek bilgisine sahip olan öğretmenlerdir. Tüm kararların merkezi olarak yukardan alındığı öğretmenlerin eğitimle ilgili tüm süreçlerde özne olmaktan çıkarıldığı, yalnızca uygulayıcı, Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), projeler gibi süreçlerle veri girişi yapan kişiler haline getirildiği bir işleyiş olağan hale getiriliyor.
Öğrencilerin ihtiyacının, okulların gerçeğinin bilgisine sahip olanlar öğretmenlerdir. Öğretmenlerin öznesi olmadığı kararların öğrencilerin üstün yararını esas alan sonuç üretmesi mümkün olabilir mi?
*Öğretmenlerin norm fazlası oldukları için farklı branşlarda görevlendirilmesi hem norm fazlası öğretmenler hem ataması yapılmayan öğretmenler hem de öğrencilerimizin eğitim hakkı açısından eğitimde yaşanılan sorunları artıracak yeni hak mağduriyetleri yaratacaktır.
Bu açıklamaların nedeni okul yemeğinin önce okul öncesinde, devamında deprem bölgesinde ve ikili eğitim gören taşımalı eğitimde tamamen kaldırılması, köy okulları kapatılan çocukların taşımalı eğitimle okula erişimine ilişkin kilometre sınırlaması getirilmesi, halk eğitimlerde eğitime erişim, görevlendirme sınırlandırılmaları gibi çok sayıda “eğitimde tasarruf” adıyla alınan kararların devamı mı? Yeterli öğretmen ataması yapmak yerine norm fazlası öğretmenlerin farklı branşlarda görevlendirilmesi/ 2+2 denilerek ilkokulda görevlendirilmesi mi tartışılıyor, planlanıyor?
*Okullar arası eşitsizlik devasa boyuta ulaşmışken ve bu tablonun sorumlusu eğitimde karar vericiler iken “denetim,yaptırım” adıyla, sınav sonuçlarıyla ortaya çıkacak eşitsizlik tablosunun sorumlusu öğretmenler mi olacak?
*Zorunlu eğitim süresi her çocuk için kamusal eğitim hakkı demektir. Eğitim süresi kısaltıldığında okuldan ilk kopacak olanlar sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerin çocukları, kız çocukları, özel eğitim gereksinimi olan çocuklar, kırsal kesimde yaşayan çocuklar olacak. Asıl mesele eğitim süresini kısaltmak yerine kamusal eğitim hakkını, tüm çocuklar için okul öncesinden itibaren eşit, parasız, nitelikli, bilimsel eğitim hakkını güçlendirmek, eğitime yeterli bütçe ayırmak, yeterli öğretmen ataması yapmak değil midir?
Öğretmenin öznesi olmadığı, yeni hak mağduriyetleri yaratan, öğrencilerin üstün yararını esas almayan, en temel yurttaşlık hakkı olan eğitim hakkından “tasarrufu” önceleyen her karar öğrencilerimizin gelecek umutlarının, öğretmenlerin mesleki haklarının ellerinden alınmasıdır. Öğretmenlerin haklarını kaybettiği her adımda öğrenciler de kaybeder.
Feray AytekinAydoğan retweeted
Eğitimde 2027 yıllık programı ile ne amaçlanıyor?
birgun.net/makale/egitimde-2…
Feray Aytekin Aydoğan yazdı
3 Kasım’da sınavlar başlıyor. Öğretmenler de öğrenciler de bir kez daha belirsizliklerle, kaygıyla, cevaplanmayan sorularla karşı karşıya bırakılmış durumda.
Sınavlara sayılı günler kala 5. sınıftan 11. sınıfa tüm öğrencilerin gelecek yaşamlarını etkileyecek olan sınav değişikliğini; Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ni (OYSS) öğrendik.
*Eğitimde öğretmenin öznesi olmadığı yukardan, merkezden alınan ve son anda açıklanan kararlar bir rutin haline getirildi. Öğrencilerin ihtiyacının,hazır bulunuşluğunun okulların gerçeğinin, koşullarının bilgisine sahip olan ve tüm sorunlara, imkansızlıklara rağmen binbir emek veren kişiler öğretmenler olmasına rağmen öğretmenler yukardan alınan kararların uygulayıcısı, veri girişi yapan kişiler haline getiriliyor.
OYSS soru bazlı cevaplama sistemi ile her yıl her öğretmen binlerce veri kaydı girecek. Örneğin 40’ar mevcutlu 14 şubede derse giren öğretmen 22 bin 400 veri girişi ile günler süren ek çalışma ile karşı karşıya kalacak. OYSS ile esnek çalışma olağanlaştırılıyor. OYSS ile öğretmenlik mesleği, itibarı bir kez daha hedef alınıyor. Öğrencilerinin hazır bulunuşluğuna uygun soru hazırlama hakkı, yetkisi dahi öğretmenlerin ellerinden alınıyor. Merkezden, havuzdan soru atanarak belirlenen soruların öğrencilerin hazır bulunuşluğunu yansıtması mümkün mü?
Eğitimde alınan kararlarda temel ilke; çocuğun üstün yararıdır. OYSS’nin, soru bazlı cevaplama sisteminin eğitimin niteliğini artıracağına dair akılcı, bilimsel tek bir açıklama yok.
*Pilot bölge uygulamasının yalnızca iki ders için ve sınırlı sayıda ilde yapıldığı kılavuzda açıklandı. Ancak pilot bölge uygulamalarının sonuçları açıklanmadı.
Pilot bölge uygulamalarının sonuçları neden açıklanmıyor? Bu denli kapsamlı bir sınav sistemi değişikliğinin pilot bölge uygulamaları sonuçları bilinmeden OYSS nasıl uygulanacak?
Her dersin, disiplinin özgünlükleri var. Yalnızca iki ders için pilot bölge uygulaması yapılması tüm dersler için süreci, çıktıları, sonuçları görebilmek için yeterli midir?
Pilot bölge uygulamaları sonrasında özel okullarla devlet okulları arasında, sınavla öğrenci alan okullarla adrese dayalı öğrenci alan okullar arasında, kırsal kesimdeki okullarla şehir merkezlerindeki okullar arasında, okul türleri arasında ortaya çıkan tablonun sonuçları ne oldu?
*Eşit koşullara sahip olmayan çocuklara “benzer sorular” sorarak ölçme değerlendirmede “eşitlik” sağlamak mümkün mü?
Öğrencilerin alacağı her düşük not başarı puanlarını olumsuz etkileyecek. OYSS ile eğitimde eşitsizlik daha da derinleşecek.
*OYSS ile ilgili açıklamalarda, duyurularda, kılavuzda süreklilik şeklinde “ölçme ve değerlendirme uygulamalarının daha geçerli ve güvenilir” olacağı vurguları yer alıyor. Bu uygulamadan önce öğretmenlerin hazırladığı, uyguladığı sınavlar “geçerli ve güvenilir” değil miydi?
Merkezi sınavlarda (LGS, YKS) yıllardır ciddi sorunlar yaşandı. Şimdi 5. Sınıftan 11. Sınıfa merkezileştirilmiş bir sınav sisteminde yaşanılacak olası bir sorunun sorumlusu kim olacak? Öğretmen hazırladığı bir sınavın sonuçları ile ilgili de sorumluluk taşırken OYSS’de merkezden atanan soruların sorumluluğunu kim üstlenecek?
*Merkezileştirilmiş sınav sistemi eğitimin daha da paralılaştırılması demek. Daha fazla özel okul, daha fazla kurs, daha fazla etüt merkezi demek. Daha fazla eğitim materyali, yayın satın almak zorunda kalmak demek. Şimdiden OYSS ücretli sitelerle, kurs, yayın duyurularıyla piyasa tarafından gelir kapısına dönüştürülmeye başlandı.
OYSS ile eğitimin piyasalaştırılması daha da artacak.
Çocuklar eşit, nitelikli, kamusal eğitim hakkına sahip değilse “benzer,aynı” sorular sorarak eğitimdeki eşitsizlik perdelenemez. OYSS ile hem öğretmenlik mesleği, hakları bir kez daha hedef tahtası haline getiriliyor. Hem de sınav merkezli eğitim sisteminin yaygınlaştırılmasıyla çocuklar eşit, kamusal eğitim hakkını kaybediyor. Öğretmenler haklarını, mesleki itibarını kaybettiğinde çocuklar; çocuklar kamusal, bilimsel eğitim hakkını kaybettiğinde öğretmenler kaybeder.
Feray AytekinAydoğan retweeted
🗨️SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen:
Bazen bir sandal, bir rüzgâr da yeter…
📌Değişmez ilan edilen her şeyin değişmeye yüz tuttuğu böyle bir zamanda şimdi kazanma sırası bizde!
📌Emperyalistlerin büyük bir kuşatma içinde yutmaya yeltendiği bir dönemde teslimiyetler ve ihanet ateşleri içinde Anadolu halkının bağımsızlık için birleşerek kazandığı Cumhuriyet’in bugüne çağrısı da bu…
Haberin tamamı:
birgun.net/haber/cumhuriyeti…
Yoksul, emekçi halk çocuklarının laik, kamusal, bilimsel eğitim hakkıdır Cumhuriyet!
Kız çocuklarının eşitlik, yurttaşlık hakkıdır, karma eğitim hakkıdır Cumhuriyet!
Çocukların, gençlerin eğitimle bir gelecek yaratma umududur Cumhuriyet!
Emperyalizme karşı “Tam Bağımsız Türkiye” mücadelesinin adıdır Cumhuriyet!
Birlikte kazanacağımız eşit, özgür, laik, kamucu, demokratik bir Cumhuriyet mücadelemiz, el ele öreceğimiz aydınlık yarınlar var.
Çocuklarımıza hayalleri kadar büyük bir gelecek bırakma sözümüz var.
#29EkimCumhuriyetBayramı
Feray AytekinAydoğan retweeted
Bütçenin vakıf imtihanı: Maarif ve Yunus’a 5,8 milyar TL
📌Eğitimde çözüm bekleyen yapısal sorunlara karşın bütçeden Maarif Vakfı ve Yunus Emre Vakfı’na aktarılan kaynak, 2026’nın üçüncü çeyreğinin sonunda 6 milyar TL’ye dayandı
📌Ocak-Eylül 2026 döneminde Maarif’e 4 milyar TL, Yunus Emre'ye ise 1,8 milyar TL kaynak transferi yapıldı
Haberin tamamı:
birgun.net/haber/butcenin-va…
Feray AytekinAydoğan retweeted
İzmir | Mavişehir ERA Koleji’nde öğretmenler keyfî gerekçelerle işten çıkarıldı, tazminat haklarını gasbetmek amacıyla SGK çıkışları Kod 49 üzerinden yapıldı.
Öğretmenleri istifaya zorlayan, haklarını arayanları baskı ve tehditlerle yıldırmaya çalışan bu anlayışa sessiz kalmayacağız.
6 Kasım’daki duruşmada da öğretmenlerin yanındayız!
Öğretmen Sendikasıyla Güçlü!
Feray AytekinAydoğan retweeted
Okullar öğrencisi ile birlikte satışta
🔴Özel okullar artık öğrencileriyle birlikte emlak ilanlarında satılıyor. İstanbul’dan Ankara’ya birçok kurum, öğrenci sayısı, kapasitesi ve “yatırım fırsatı” vurgusuyla milyonlarca liraya satışa ya da devren kiralamaya çıkarıldı
🔴Kadıköy’de ana sınıfından liseye kadar ruhsatlı bir kolej 150 milyon TL’ye, Başakşehir’de özel okul binası 255 milyon TL’ye, Batman’da 912 öğrenci kapasiteli kampüs ise 380 milyon TL’ye satışa konuldu. Bazı ilanlarda mevcut öğrenci sayıları dahi yatırımcıya sunulan ticari değer olarak öne çıkarılıyor
🔴Eğitimci Feray Aytekin Aydoğan, teşvikler, vergi indirimleri ve kamu kaynaklarıyla özel okulculuğun büyütüldüğünü belirterek tabloyu, “Okulların şirket, öğrencilerin ve velilerin müşteri ilan edildiği, eğitimin hak olmaktan çıkarıldığı bir düzen” sözleriyle değerlendirdi
Haberin tamamı: birgun.net/haber/okullar-ogr…
Feray AytekinAydoğan retweeted
#GazetecilereÖzgürlük
BirGün muhabiri İsmail Arı ‘gazetecilik suçu’ndan 4 gündür tutuklu!
birgun.net/haber/birgun-muha…
Feray AytekinAydoğan retweeted
Gazeteciler Kadıköy'den seslendi:
📌Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir. Basın meslek örgütleri ve gazeteciler olarak talebimiz özgürce mesleğimizi yapmaktır!
📌Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın, medyaya kayyum uygulamalarına son verin. Basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin!
Haberin tamamı:
birgun.net/haber/yurttaslar-…
Feray AytekinAydoğan retweeted
Gazeteciler ve yurttaşlar, haber alma hakkı için bugün 10 kentte bir araya geliyor
Şehir şehir toplanma yerleri:
📍İstanbul: Kadıköy Boğa Heykeli'nden meydana yürüyüş ve açıklama - 13.00
📍Ankara: Kolej Kavşağı'ndan Sakarya Caddesi'ne yürüyüş ve açıklama - 14.00
📍İzmir: Kıbrıs Şehitleri Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Liman'a doğru yürüyüş - 14.00
📍Adana: Sanatçılar Parkı Basın Anıtı önü - 13.00
📍Antalya: Attalos Heykeli önünden Cumhuriyet Meydanı'na yürüyüş - 14.00
📍Bursa: Osmangazi - Şehreküstü Meydanı - 14.00
📍Diyarbakır: Adliye önünden BTK önüne yürüyüş - 14.00
📍Eskişehir: Köprübaşı - 14.00
Kocaeli: İzmit Uğur Mumcu Parkı - 14.00
📍Van: Sanat Sokağı'ndan Kent Meydanı'na yürüyüş ve açıklama - 14.00
birgun.net/haber/gazeteciler…











