Sevgili İstanbullular, değerli Kadıköylüler; her ne kadar eski tadı kalmamış da olsa Borsam hala Halil'den daha iyi lahmacun yapıyor. Güncel fiyat ise her iki tarafta da 200 TL. İki kişinin, lahmacun ve ayrandan oluşan basit bir masaya 1000 - 1500 bırakıp çıkması çok can sıkıcı.
Bir efsaneye göre, bu binanın kolonlarına kulaklarınızı dayadığınızda yardım çığlıklarını işitebilirmişsiniz. Hatta Dede Korkut hikayelerinde de bu yapı "Ağlayan Plaza" olarak geçer.
Fenerbahçe hazır teknik direktör arayışındayken ve İsmail Kartal da boştayken, daha neyi bekliyoruz ki? Bu takımın öz evladına bir kez daha şans vermek adına 5. İsmail Kartal dönemine evet demeyecek miyiz?
Oha, İrfan Can ve röveşata kelimelerini aynı cümle içinde gördüğüm birkaç tweet gördüm. Dur ben bi maça bakayım.
Sevgili dostlar, size ufak bir meramımı anlatacağım. Özellikle son dönemlerde karşıma çıkan, araştırmadan etmeden, sonuçlarının ne olacağını hiç düşünmeden, iki Google araması ve sarı site ilanıyla karşısına çıkan her esnafın dur yere videosunu çekip, açık açık "yalan beyanlarla" reklamını yapan yeni nesil influencerları lütfen dikkate almayın. Yine bu tarz bir IG içeriğine kanarak 2.5 saat yol gidip, iğrenç bir tavır ve rezalet ürün kondisyonlarına maruz kalıp, eli boş 2.5 saat geri gelip, dönüşte bana uğrayıp rahat bir nefes alan arkadaşımı az önce yeni gelen, çok güzel parçalarla uğurladım yanımdan. Yemin ederim bu hafta üçüncü oldu bu. Kaç para alıyorsunuz veya nasıl bir anlaşmayla bu içerikleri üretiyorsunuz bilmiyorum ama zerre hayrını göremezsiniz emin olun. Para bir şekilde kazanılır, ikinci el fiziksel medya her daim devam eder lakin güven duygusu bir şekilde kaybolursa, kusura bakmayın ama sittin sene geri kazanılmaz. İki etkileşim için kimsenin ahını almayın, koleksiyoncunun cebindeki paraya göz dikmiş insanların reklamını yapmayın, bari içerisinde bulunduğunuz komüniteyi yanlış yönlendirip dolandırmayın. Sevgiler..
Dostlar, gelin size Swamp Thing'in origin öyküsünü anlatayım. Bilinenin aksine bu kardeşimiz anadan doğma ot-yosun-çamur formunda değil, adı da Fuat. 40'ından sonra yosunla kaplanmaya başlıyor, hatta mahalleli de YanıYosun Fuat Abi diyor. Sonra film teklifleri falan geliyor işte.
2 Youtube kanalı kurdum, 5 kanal yönetimi üstlendim, hepsini de AdSense sahibi yaptım. Bu sayede bana ve çalıştığım şirketlere güzel gelir oldu. Vaktinde topluluk kuralları, 4 sn telif sınırı, izlenme/abone limiti gibi siksok şeylerle ömrümü çürüten sitenin geldiği son nokta ⬇️
GTA Vice City için ViceBounce adında bir mod düştü önüme. Oyunun içerisine istediğiniz şarkıyı mp3 olarak atıyorsunuz ve işte sonuç :) Dur yere tekrar Vice City yüklüyorum PC'ye şu an.
Bol sarımsaklı, sirkeli, (tercihen hafif pul biberli) daha ocaktan yeni inmiş, kaynar vaziyette işkembe çorbası. Yanında, max yarım saat önce alınmış, çıtır çıtır fırın ekmeği... Afiyet olsun.
Sevgili dostlar; "guilty pleasure" diye bir şey yoktur. Dümdüz "pleasure" vardır. Az delikanlı olun lan.
Geçen hafta sonu @BerzerkBryan ve Sağlık Bakanlığı müfettişleri ansızın depoya baskın yaptı. Uğur Dündar'ın ARENA programını aratmayan görüntüler... BÜYÜK REZİLLİK. (Yasaklı Video / Silinmeden İzle)
youtube.com/watch?v=ht6Cq9kS…
PS5 felaket kırıldı
Jailbreak mağazası kuruldu
Oyunların çoğu sabit 60 fps
Arada PS5 için PS3 emülatörü geldi
PS5 işletim sistemi PC'de çalıştı
PS5 oyunları da haliyle artık PC de
Emülatör olmadan bile çalışan oyunlar
Oyunlara %100 TR yamalar geliyor
SONY'E KARŞI ANLIK TUTUM
Valla epeydir ağırlamak istiyordum zaten, on numara oldu. PS2 GTA full serisi yetmiyormuş gibi, depoda Rockstar oyunu da bırakmadı :) Bu arada png emoji görselinin altında çok daha tatlı bir sima var, onu da not düşeyim.
Sevgili @fuatalpay_ ile uzun zaman sonrası görüşebildim, Keyifli hoş muhabbet sonrası lootumu da teslim aldım videosu çok yakında.
Tezgahtan Koleksiyona deposu bu hafta sonu yine dolu dolu. İlk koleksiyoncuları az önce ağırladık, poşetlerini doldurduk. Yüzlerce oyun, film, müzik içeriği ve detaylı bilgi için IG : tezgahtankoleksiyona
Uzun zamandır, baştan sona hiç ara vermeden büyük bir keyifle okuduğum en uzun metin Deniz Göktaş savunması oldu. Sokrates'in Savunması falan sıkıcıydı mesela, akmıyordu.













