Pinned Tweet
Başta Sözcü Tv'deki iddialar, Kanal 6'da yaşanan sıkıntılar olmak üzere medyamızı bir de benden dinleyin.
Beğenmenize, takip etmenize veya diğer şeylere ihtiyacım yok. Sadece paylaşmanız ve sesimizi duyurmanız önemli.
Sevgi ve saygılarımla! (en azından hakedenlere kadar)
Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır. Bu herkes için geçerli. Giden için de kalan için de!
KRT'de yeni yönetimin ilk icraatı! 50'ye yakın isim gidiyor! Genel müdür de var kameraman da... medyaradar.net/krtde-yeni-yo…
Muhammed Gündüz retweeted
Sözcü Tv eski yöneticisi konuşmuş, “Fatih Portakal 5 reklamla kendi maaşını çıkarıyordu” diye. Bir diğer kendini gazeteci sanan meczup, “Erman Toroğlu istifa edince çalışan diğer emekçilere dağıtılan maaş da gider” şeklinde bir şeyler söylemiş bir yerlerde. 2000’li yılların Art Grup, Ajans Display, By Bykuş Creative ve Cenajans Grey gibi gözde reklam ajanslarıyla çalışmış bir metin yazarı olarak medya kuruluşlarına verilen reklamın, iki türlü olmasından bahseyeyim size. Biri sponsorluk diğeri demografik izleyici kategorisi, yayın saati, izlenme oranı ve bunun gibi değerlerle ölçülen reklamlar. ANCAK !
Reklam ekonomisinin temel işleyişi, bir televizyon kanalının gelirlerini yalnızca ekran yüzlerinin varlığına indirgemeye izin vermez. Reklamverenler hedef kitleye, erişime, izlenme performansına ve yayın kuşaklarına yatırım yaparken, kişiye veya programa özel sponsorluklar bu sistemin yalnızca bir bölümünü oluşturur. Nitekim TİAK ve Nielsen verileri de reklam satın alma süreçlerinin ölçülebilir izleyici performansı üzerine kurulduğunu ortaya koyar.
Erman Toroğlu’nun ayrılmasıyla kaç liralık reklam gelirinin kaybedileceği, buna karşılık kurumun ne kadar ücret ve yapım maliyetinden kurtulacağı bilinmeden, bu istifanın diğer çalışanların maaşlarını tehlikeye attığını ileri sürmek ekonomik bir tespit değil, doğrulanması gereken bir iddiadır. Biraz da bilenler açısından komiktir.
Üstelik Erman Toroğlu, ayrılmasıyla mutlaka 10-15 kişinin kurtulacağını söylememiş, böyle bir ihtimalin doğabileceğini ifade etmiştir. Burada savunulan, istifanın kesin ekonomik sonucu değil, bir insanın kendi kazancından vazgeçme pahasına çalışma arkadaşlarının geleceğini düşünmesidir. Varsayalım -ki denen şeyi söylüyorum- Fatih Portakal’ın sezonluk ücreti 14 milyon TL’ydi. Eylül’den Haziran’a kadar 10 aylık bir dönemi düşünürsek aylık 1.4 milyon TL yapıyor. Bu 1.4 milyon TL’nin tamamı mı sponsorluktu ? Yarı yarıya desek 700.000 TL’si sponsor (ya da ara reklam) artı şirketin verdiği maaşı olur. Şirkette işten çıkarmalar başlamadan önce 500 çalışan olduğunu biliyorduk. (Gazeteler ve Tv) Bunun 400’e ineceği duyumunu da aldım kanalın avukatından.
Diyelim ki bu 400 kişi yalnızca asgari net ücret alıyor. Bu durumda kanalın ödemesi gereken aylık tutar 11.230.000 TL. (Kaldı ki asgari ücret değil burayı anladık sanırım?)
Şimdi soruyorum size… Kanalın bütün gelirinin Fatih Portakal’ın saatinde alınan reklam ya da sponsorlukla karşılanması mümkün mü? Aynı konu Erman Toroğlu için de geçerli.
Şimdi ekran yüzlerinin tamamını düşünelim… Rakam nerelere çıkar öyle değil mi? Yani mesele sadece bu iki isme gelen rakamlardan ibaret değil; hak, hukuk, adalet diye çırpınan bir kanalın ekran yüzlerine önem verip, o ekran yüzlerinin okuduğu haberi yapan emekçinin çalışırken sürünmesine göz yumması, işten çıkarılınca sürünecek dahi takatinin kalmamasını sağlaması mesele…
Kimsenin parasında gözümüz yok, Allah daha çok versin ancak başta gelir adaletsizliği bu denli uçurum olan bir kanalda hala eski yönetimin kendini aklamaya çalışırcasına verdiği örnek akıllara ziyan. Her şeyden önce bu yöneticileri oraya oturtup hiçbir şeyden haberi olamayan (hala buna inanmak istiyorum), çalışanının hiçbir mailine cevap vermeyen bir patron ve bunları anlatmaya çalışırken sizi dilenci konumuna sokan işyeri avukatları varken sorunun kurumlar tarafından denetlenmemesi içler acısı. Kayyum atamakla olmuyor o işler zira…
Muz Cumhuriyetinde yaşamıyoruz ama muz medyasında görev yapmaya çalışan ve o medyadan dışlanan tüm meslektaşlarıma Pink Floyd’un Hey You! isimli şarkısından (the wall albümünün efsanelerindendir onu da diyeyim) bir sözle çağrıda bulunmak isterim:
Together we stand diveded we fall!
En yankılı bitişiyle hem de…
Ha bir de… Akıl ile ilgili defalarca ayet geçerken kutsal kitabımızda, salak gibi her gönderiyi beğenip “yaw bunu da re…şeyedeyim ne güzel konuştu” demeyin, çünkü ben de dahil çok güzel konuşur medya mensupları. Aklınıza ve vicdanınıza güvenin siz.
Muhammed Gündüz retweeted
Erman Toroğlu'na gelen mesaj Sözcü'yü karıştırdı!
Engelli gazeteciden çarpıcı iddialar...
medyaradar.net/erman-toroglu…
Muhammed Gündüz retweeted
Muhalif yayın yapmak, emek mücadelesinde dayanışma göstermekle aynı şey değil. – at İstanbul, Türkiye
Algoritma karşıma artık daha çok medya dayağı yemiş gazeteci çıkarıyor.
Gördüğüm şu.
Kraldan çok kralcı ve güruhçular.
Ve onların zulmüyle ezilen basın emekçileri.
Bu suyun akışı değişecek kıymetli gazeteci, basın mensubu arkadaşlarım.
Sözcü neyin sözcüsü?
Halk kimin halkı?
VB!
Muhammed Gündüz retweeted
Yalnız, orada çalışan bir gazeteci misiniz, yönetim kademesinde misiniz İpek Hanım. Yanıttan bunu anlamak çok zor!
Bir site Sözcü'den 50 kişi işten çıkarıldı diye yazıyor.
Daha bir dolu yalanla birlikte.
Herkes ona inanıyor. Deneyimli gazeteciler dahi açıp bir kişiye sormuyor, sahi öyle bir şey var mı diye…
TV'nin yoğun haber gündemine kurban gitmesin diye bir programı YouTube'a alıyoruz.
Bununla ilgili güle oynaya konuşmuşuz, anlaşmışız.
Ona göre sistemi kurmuşuz, emek vermişiz.
Kimseye söylemeden, istifa ediliyor.
Bu da sanki 50 kişi işten çıkarılmış da buna tepkiymiş gibi 'kahramanlık’ gibi sunuluyor.
Herkes de üzerine atlıyor.
Elimizden geldiğince, bütçemiz el verdiğince (çünkü sadece gazetecilik yaparak ayakta kalmaya çalışan bir yer Sözcü) meslektaşlarımıza kapımızı açmaya çalışıyoruz.
Her türlü zorluğa rağmen ayın 1'inde maaş ödemeye odaklanan, çalışanlarından sadece gazetecilik bekleyen bir kurum burası.
Bir gün önce iş başvurusu yapanların bir gün sonra işe alınmayınca klavye kahramanı kesildiğini görmek insanlık adına üzücü.
İki tweet ile yalana dolana bu kadar kolay inanan insanların olması da öyle.
Her türlü yalana dolana inanabilirsiniz.
Kimin, neyi, niçin yaptığını biliyoruz.
Biz doğru duruyoruz, eğrinin akıbetini izliyoruz.
İşimizi yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki “Sözcü susarsa Türkiye susar... "
Muhammed Gündüz retweeted
Alenen yalan konuşan bir kanal yöneticisinin sözlerini de kurum açıklama yaptı, yanıt verdi diye hiç bir detay ve doğru bilgi vermeden kullanmak gazetecilik değil. Kimse kusura bakmasın. Ya vermeyin ya da işin gerçeğini ekleyin.
Muhammed Gündüz retweeted
14- Haberiniz var mı bilmiyorum @eczozgurozel . Sözcü'de bir sürü emekçi, her sene sonu olduğu gibi işten çıkarıldı. Eğer bir daha bu kanala çıkarsanız siz de yok hükmündesiniz.
Muhammed Gündüz retweeted
Zaten neden sadece yöneticilerle konuşuluyor ya da neden onlara soruluyor? bana kimse sormadı, sorsalar da anlatırdım mesela nasıl ihtiyacım olduğu dönemde haklarımdan feragat etmem karşılığında tazminatımın ödeneceğini söylediklerini ya da mobbinge maruz kaldığımda o eski dönem deydi muhatabınız o kişiler dendiğini. O eski dönemdekiler işe alan ben miydim ayrıca sesinizi o zaman çıkarsaydınız dediklerinde kendilerine söylediğimi buradan da tekrar edeyim. Bir medya çalışanıysanız ve bir aile bakmakla yükümlülüğünüz varsa yapılan mobbinge karşı çıkamazsınız eğer bir villada oturmuyor ya da Mısır’da bir dedeniz yoksa.
Muhammed Gündüz retweeted
Spor yorumcusu Erman Toroğlu, Sözcü TV ve Sözcü gazetesindeki görevlerinden ayrıldığını açıkladı.
Toroğlu'nun ayrılık açıklaması gündem olurken "Bazı yaptırımlara gelemem. Belki 10-15 kişinin işi kurtulur" dediği görüldü.
ensonhaber.com/erman-toroglu…
Muhammed Gündüz retweeted
İnsan olmak derin mevzu. Helal olsun ERMAN HOCA. Sözcü Tv’ye küçülmeye giderken ettiği transferlerle bol kazançlar dilerim, küçülme sebebiyle işten çıkarılmış tekerlekli sandalyede yılmadan oğlunu büyütmeye çalışan eski bir Sözcü Tv muhabiri olarak…
Ve elbette sadece cv’mi inceleyerek 3.5 yıl önce beni işe alan kıymetli Yılmaz Özdil ağabeyime sonsuz teşekkürlerimle🙏🏻
@Yilmaz_Ozdill @ermanrtoroglu @szctelevizyonu
Muhammed Gündüz retweeted
Bugün Esin Davutoğlu Şenol'un açtığı yeni bir hakaret davasının duruşması için Ankara'ya gittim.
Hakim, "Sahtekar" demişsiniz dedi, "Dedim hakim hanım çünkü bu kadın bir sahtekar" dedim. Hakim "Nasıl?" diye sordu, "Pandemi diye ortalığı kaldırdıgı olay dünyanın her yerinde patlayınca öncek yaz itibarıyla maymun çiçeğini salladı, o da tutmayınca Afrika'da bir kaç kabilede görülen ebola ile korkutmaya kalktı, derken tekrar domuz gribine geçti, hepsi yalan çıktı. En son rahim ağzı şeysi aşısı satıyordu. Bu zincirleme sahtekarlık değil de nedir?" dedim.
Hakim, sözlerimi yuvarlayarak tutanağa geçirmek istedi, olduğu gibi yazılması için ısrar ettim, kısa bir gerilimden sonra geçirildi.
"Başka diyeceğiniz bir şey var mı? dedi hakim.
"Var, aynı zamanda küresel ilaç şirketlerinin görevlisi kendisi, pfizer tarafından fonlanıyor" dedim. Avukatına da dönüp "Müvekkilinizi mahkeme önünde ilaç şirketlerinden menfaat temin etmeklw suçladım. Bir dava da oradan açın da belgeleri kayda geçirelim" dedim.
Hakim Hanım, "Ön ödeme tebligatı yazdırıyorum" dedi.
"Nasıl isterseniz öyle yapın" dedim ve Ankaray'la AŞTi'ye geçip İstanbul'a bilet aldım.
❤️👇❤️👇
Bugün Esin Davutoğlu Şenol'un açtığı yeni bir hakaret davasının duruşması için Ankara'ya gittim.
Hakim, "Sahtekar" demişsiniz dedi, "Dedim hakim hanım çünkü bu kadın bir sahtekar" dedim. Hakim "Nasıl?" diye sordu, "Pandemi diye ortalığı kaldırdıgı olay dünyanın her yerinde patlayınca öncek yaz itibarıyla maymun çiçeğini salladı, o da tutmayınca Afrika'da bir kaç kabilede görülen ebola ile korkutmaya kalktı, derken tekrar domuz gribine geçti, hepsi yalan çıktı. En son rahim ağzı şeysi aşısı satıyordu. Bu zincirleme sahtekarlık değil de nedir?" dedim.
Hakim, sözlerimi yuvarlayarak tutanağa geçirmek istedi, olduğu gibi yazılması için ısrar ettim, kısa bir gerilimden sonra geçirildi.
"Başka diyeceğiniz bir şey var mı? dedi hakim.
"Var, aynı zamanda küresel ilaç şirketlerinin görevlisi kendisi, pfizer tarafından fonlanıyor" dedim. Avukatına da dönüp "Müvekkilinizi mahkeme önünde ilaç şirketlerinden menfaat temin etmeklw suçladım. Bir dava da oradan açın da belgeleri kayda geçirelim" dedim.
Hakim Hanım, "Ön ödeme tebligatı yazdırıyorum" dedi.
"Nasıl isterseniz öyle yapın" dedim ve Ankaray'la AŞTi'ye geçip İstanbul'a bilet aldım.

















