müjde eraslan (@mujdera) header
müjde eraslan (@mujdera) profile picture
Joined May 2011
Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)Photo by müjde eraslan (@mujdera)
Sinem Dedetaş Türkiye için umut yeşerten siyasetçilerin en başındadır . Gönlümüzle, aklımızla oy verdiğimiz başkanımızdır.Yolunu kesemezsiniz.#Sinem Dedetaş❤️
5
20
406
3,395
müjde eraslan retweeted
#İBBDavası'nda 3.celse 4.gün Aylardır tutuklu olan #FatoşPınarTürker, Yiğit Oğuz Duman'a sordu. Pınar Türker: Yiğit Bey, merhaba. Bir şey sormak istiyorum. Genel müdür seviyesinde özellikle, herhangi bir üçüncü şahsın dışarıdan İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketine genel müdür olarak, sizin İK süreçlerinizden geçmeden genel müdür, keyfi olarak atanması mümkün müdür? Yiğit Oğuz Duman: Vallahi bugüne kadar olmadı. Pınar Türker: Dolayısıyla bana dair bir etkin pişmanlık için birisinin arkadaşı olduğum ve bu şekilde genel müdür olarak atandığıma dair bir iddia var. Dedikodu olduğunu da kendisi burada beyan etmiş oldu ama yine de size sormak isterim. Benim de deneyimim; ben İBB'de sizin ekibiniz tarafından arandım. Zeynep Hanım'la görüştüm. Daha sonra da Ertan Bey ve sizinle aynı gün tanıştım. Sizinle de baş başa bir görüşme yaptım, sonra da Ekrem Başkan'la tanıştım. Bunu teyit edebilir misiniz? Yiğit Oğuz Duman: Doğrudur. Siz o zaman HSBC'deydiniz yanılmıyorsam. Pınar Türker: Evet, doğru. Yiğit Oğuz Duman: Sizin zaten öz geçmişiniz bunu benden önce teyit eder, yani gayet başarılı bir profesyonel kariyeriniz vardı ve dâhil olmak istediğiniz bir roldü. Siz de biz de keyifle başladık. Pınar Türker: Çok teşekkürler.
#İBBDavası'nda 3.celse 4.gün Tahliyesinden bir gün önce tekrar tutuklanan #MelihGeçek'in avukatının talebiyle mahkemeye tanık olarak davet edilen İBB Başkan Danışmanı #YiğitOğuzDuman sorulara cevap verdi. Yiğit Oğuz Duman: Sayın Başkan, Sayın Melih Geçek'in avukatı Gökçehan Bey'in talebi doğrultusunda buradayım. Dolayısıyla gerek sorulara cevap verebilirim gerekse de isterseniz öncelikle ben kimim veya ne iş yapıyorum, vereceğim cevaplar ne anlama gelebilir... 🔺️Av. Yiğit Gökçehan Koçoğlu: Başkanım, müvekkilim biliyorsunuz özel vasıflı üye olmakla yargılanıyor. Yiğit Oğuz Duman da İBB'de başkan danışmanı olarak görev yapıyor. Kendisiyle o zamanda yakın bir ilişki olduğu için biz de aslında özel vasıflı üye olmadığını ispat açısından kendisini buraya çağırdık. Yiğit Bey, şimdi müvekkilim 2019 yılında İSBAK’a 3 hafta genel müdürlük yapmış vekil olarak ve kendisi İSBAK'a yeni bir genel müdür arandığını duyunca hem size hem de Ertan Yıldız'a "Ben adayım" diye gelmiş, doğru mudur? Yiğit Oğuz Duman: Doğrudur. Yiğit Gökçehan Koçoğlu: Peki, siz müvekkili adaylık görüşmelerine çağırdınız mı? Yiğit Oğuz Duman: Biz o süreci biraz açıklamam gerekir, anlatmam gerekir. Çok uzun değil ama kısaca özetlemem gerekirse Sayın Hakim; 2019 malum iki tane seçim vardı. Birinci seçim öncesinde, hatta seçimlere hazırlık öncesinde 2018'in sonlarına doğru Sayın Ekrem İmamoğlu adaylık süreci sırasında beni aradı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için aday olma durumu olduğunu ve eğer adaylık süreci başlarsa ve seçimi kazanırsak da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni nasıl yönetmemiz gerektiğiyle ilgili bir kafa yormamı, biraz düşünmemi rica etti. Niye benden rica etti, onu da hemen hızlıca söyleyeyim: Ben yaklaşık 25 yıl profesyonel olarak Türkiye'de insan kaynakları yönetimi alanında özel şirketlerde görev aldım. Onun haricinde Türkiye İnsan Yönetimi Derneği'nin, PERYÖN'ün, yani Türkiye'nin ve Avrupa'nın bu konudaki en büyük sivil toplum örgütünün genel başkanlığını yaptım 9 yıl boyunca. Ekrem Bey'le de kişisel bir tanışıklığım uzaktan da olsa vardı. Sağ olsun, o da sanıyorum bu profesyonel deneyimi dikkate alarak, yanılmıyorsam 2018 Kasım ayında böyle bir telefon açmıştı. Sonrasında ben de 3-4 sayfayı geçmeyen bir çalışma hazırlamıştım. Burada genellikle de yönetim ilkeleri anlamında bu organizasyonu biraz incelediğimde gördüğüm, o an için gördüğüm eksiklikleri ve olası iyileştirme alanlarını ve bizim iddia ettiğimiz toplumsal barışı, adaleti, eşitliği tarif eden organizasyonel hassasiyetleri kendimce sıralamıştım. Kendisiyle bu çalışmanın üzerinden geçtiğimizde de hemfikir kaldığımızı ve hatta onun bu konudaki heyecanını dün gibi hatırlıyorum. Bunların başında da liyakat esaslı işe alımlar geliyordu. 2019 ilk seçimden önce biz şu kararı vermiştik ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde mevcutta var olan değerli bir insan kaynağı havuzu var. Öncelikle bu insan kaynağı havuzunu iyi anlamak, tanımak ve onların arasından mutlaka beraber yol yürüyeceğimiz insanlar vardır, onlarla beraber yürümeye devam etmek; ama bunun haricinde de mutlaka Türkiye'nin yetişmiş ciddi bir iş gücü, insan gücü var özel sektörde, kamuyla bu iş gücünü buluşturmak, yani ekibi biraz daha bu anlamda İBB ekibini biraz daha büyütmekti. O yüzden de 2019 ilk seçim öncesinde bu hazırlıkları yapmaya çalıştık. Hangi organizasyonel alanda ne tür yetkinliklere, ne tür ihtiyaçlar var, onu çalıştık. Fakat ilk seçim malum iptal edildi. Hatta şunu samimiyetle söyleyebilirim; ilk seçimin iptal olması birçok taraf için mutsuzluk vericiydi, benim açımdan biraz küçük de olsa bir mutluluk vericiydi. Neden? O güne kadar bizle aday olarak CV'sini paylaşamıyordu insanlar, kazanamayacaklarını düşünüyorlardı, bir anlamda aynı karede fotoğraf çekilmekten bile çekiniyorlardı. Bunu niye anlatıyorum, biraz sonra hemen bağlayacağım Sayın Hakim, zamanınızı almak istemem. Seçimin iptaliyle açıkçası yüzlerce çok nitelikli özgeçmiş bize yağdı, özellikle özel sektörden. ..
46
190
8,695
müjde eraslan retweeted
Zayıflamak ve sağlıklı olmak için her sabah bir çay bardağı sirke içen bir hasta gördüm. Bir sene bunu yapmış. Yemek borusu tamamen yandığı ve darlık oluştuğu için yutma güçlüğü nedeni ile ameliyat oldu. Bu çılgınca fikirlerden lütfen uzak durun.
180
1,297
167
14,091
müjde eraslan retweeted
İzle Türkiye.. Gücüne güven! Madenciyle kolkola gir! Foncuya para çok! Madenciye ağlamak var düzenini yıkacağız! Soma’nın da, ülkenin de sahibi biziz!
16
469
13
2,402
26,763
müjde eraslan retweeted
Kadınların üstünde parmak sallayan el hiç durmuyor. Hayranlık duydukları erkeğin özel hayatına kadar uzanıp yanındaki kadının yüzünü, yaşını, bedenini didikleyenler, adamın hayatının aşkını bulmuş olabileceği ihtimalinde bile kadında bir eksik arıyorlar. Kadınlar, kendi hayatlarının içinde bile başkalarının beğenisine uygun hale gelmekle yükümlü tutuluyor. “Ünlü adamın ‘yanındaki’ kadın” Yeni yazım @DikenComTr 🌿 diken.com.tr/unlu-adamin-yan…
7
44
5
314
15,888
müjde eraslan retweeted
3 gün içinde engellenen 7 hesap sonrası 8. hesap bu... ilgili kişi olan zavallılara içimden neler dediğimi hatta sizin de neler saydığınızı onlar tahmin eder....
34
192
16
1,150
30,352
müjde eraslan retweeted
Merhaba ben Ozan, 20 yaşındayım, otizmliyim ve engelli haklarını savunuyorum. ENGELLİNİN 20 MİLYON OYU VAR Biz ailelerimizle birlikte 20 milyon oya sahibiz. Toplumun her kesimindeyiz. Yıllardır haklarımızın görmezden gelinmesini, sorunlarımızın ertelenmesini, seçimden seçime hatırlanmayı kabul etmiyoruz. Engellileri yok sayan siyaset, milyonlarca seçmeni de yok sayıyor demektir. #Engellinin20MilyonOyuVar
🤖 Made with AI
22
300
25
953
16,752
RT ile destek istiyoruz dostlar... elbette yanı sıra kendiniz de #Engellinin20MilyonOyuVar tagine mesajlarınızla destek olabilirsiniz
2
2
26
müjde eraslan retweeted
Bir mekan daha… İBB Miras olarak İstanbullular için hazırladığımız yeni nesil son projeyi size sunmak için geri sayıma başladık, heyecanlıyız ☀️❤️ Çok yakında… #İBBMiras #İBBKültür
79
552
58
5,704
111,004
müjde eraslan retweeted
#İBBDavası'nda 3.celse 3.gün Gizli tanık ZEYTİN'in "Duydum" beyanı.... Hakim: Sizin 16 Mayıs 2025 tarihinde vermiş olduğunuz bir ifade var. Bu ifade içeriklerinde anlattıklarınız var. Bu anlatımları bir de biz dinleyelim. Buyurun, bekliyoruz. Zeytin: Adli makamda vermiş olduğum bütün ifadeleri aynen tekrarlıyorum. Hakim: Tamam, bize de bir tekrar edelim aynen bunları. Neler vardı burada anlatımlarınızda? Zeytin: İmar müdürlüğündeki İBB İmar Müdürlüğündeki siluet onayıyla alakalı yapılan işlemlerde alınan bazı ödemeler vardı. Bunları anlattım. Boğaziçi bölgesinde özellikle Anadolu yakasındaki genelde o bölgede geziyorum. Orada şahit olduğum bazı olaylar vardı. Bunları anlattım ve bazı memurların yine evleriyle ilgili bazı işlerde ev temin ettiklerini anlattım. Hakim: Evet, bu Elçin Karaoğlu ile ilgili bir anlatım var. Zeytin: Elçin Karaoğlu'nu Anadolu Hisarı tarafında genelde bulunduğum için restoranda görüyordum. Şoförünü özellikle kapıda görüyordum. Belli bir süre sonra... Hakim: Hangi restoranda görüyordun? Zeytin: Uskumru Restoran. 2. Köprü'nün oradaki. Daha sonra burada tadilatlar yapıldığını gördüm. Ve daha sonra aynı kişinin mal sahibi olduğu …. deresinde restoranda da tadilatlar olduğunu görünce burada böyle bir bağ kurdum. Ve bunu da adli makamdaki ifademde böyle bir şeyin menfaatsiz yapılmasının mümkün olmadığını genelde söyleyip bildikleri anlattım. 🔴 Hakim: Bir menfaat teminine ilişkin doğrudan bir görgün, bilgin, şahitliğin var mı? ⚫️ Zeytin: Yok. Hakim: Bu yine Beşiktaş Kuruçeşme'de bulunan Oligark Restoran ile ilgili bir anlatımda bulunmuşsun. ⚫️ Zeytin: Yine orada da aynı şekilde tadilatların yapıldığını gördüğüm için yine adli makama burada ruhsata aykırı tadilatlar olduğunu düşündüğümü ve bunun da yine bu şekilde bir menfaat karşılığı edilebileceğini, çünkü küçük bir iş olmadığını ilettim. 🔴 Hakim: Doğrudan bir menfaat teminine ilişkin görgün, bilgin, şahitliğin var mı? ⚫️ Zeytin: Yok. 🔴 Hakim: Yakup Öner'i tanıyor musun? ⚫️ Zeytin: Tanımıyorum. 🔴 Hakim: İfadende anlatmışsın. ⚫️ Zeytin: Evet, yine piyasadan duyumlarımı anlattım. Piyasada iş yapanların... 🔴 Hakim: Doğrudan bir şahitliğin var mı? ⚫️ Zeytin: Yok. 🔴 Hakim: Fatih Keleş'i tanıyor musun? ⚫️ Zeytin: Hayır. 🔴 Hakim: Bu Fatih Keleş'e ilişkin de anlatımın var. ⚫️ Zeytin: İsmini piyasada çok duyduğum için anlattım. 🔴 Hakim: Murat Gülibrahimoğlu ile Fatih Keleş ilişkisine ilişkin anlatımın piyasadaki duyumlardan ibaret mi sadece? ⚫️ Zeytin: Evet. 🔴 Hakim: Doğrudan bir şahitliğin var mı? ⚫️ Zeytin: Yok. 🔴 Hakim: Ramazan Gültekin, Gürkan Akgün, Resul Emrah Şahan tanıyor musun? ⚫️ Zeytin: Kendilerini tanımam. Yine piyasada duyduğum veya eyleme şahit olduğum, dediğim gibi gördüğüm yapıda kaçak yapının veya yapılan tadilatın neticesini ilettim. Bunların araştırılması gerektiğini adli makamlarda söyledim. 🔴 Hakim: Doğrudan bir şahitliğin var mı? ⚫️ Zeytin: Yok.
164
333
71
1,126
76,139
müjde eraslan retweeted
Sadece seçim takibi anlatmadı. ABD'de ortaya çıkan sosyalist damarı, aday profilinin değişimini, tabandan gelen o enerjiyi de müthiş aktardı. O olmasa çoğu şeyden haberimiz olmayacaktı ya da yeteri kadar vurgusu olmayacaktı. İnşallah Türkiye siyasetine de yansımaları olur. Tebrikler @yunuserdolen
Yayın maratonu bitti. Birazdan ABD seçim sonuçlarını canlı bir şekilde birlikte değerlendireceğiz. Enerji yüksek. İlk sonuçlar geldi. Gelmeye devam ediyor. Uykusuzluğa değecek bir gece.
3
26
165
7,574
müjde eraslan retweeted
Amerika’da İsrail kaybetti. Michigan’da Müslüman solcu bir Filistin destekçisi Abdul El-Sayed’in kazanması demek, Amerika’nın her yerinde solcuların iddialı olması demek. Zohran’ın zaferinden büyük bir olay bu. İsrail’i savunmak Amerikalı siyasetçiler için eski bir hayal
12
159
6
1,471
39,607
müjde eraslan retweeted
Tüm apartman sakinlerinin dikkatine! Apartman aidatlarına gizli elektrik zammı geliyor! EPDK’nın aldığı kararla, 1 Ocak 2027’den itibaren geçerli olmak üzere; Apartman, kooperatif ve sitelerin, 2026 yılında ortak kullanımda (merdiven otomatı, asansör, hidrofor) tükettikleri elektrik miktarı toplamı 3 bin kilovatsaat ile 4 bin kilovatsaat arasındaysa; Yani yıllık elektrik faturası toplamı 9.864 TL ile 14.712 TL arasındaysa; Ortak elektrik sayaçlarının faturalarına %104 ile %82 arasında zam yapılacak! Bu zamlar da doğrudan apartman aidatlarına yansıtılacak. 2026 yılında ortak elektrik sayacı faturası toplamı 9.864 TL olan bir apartman, 2027 yılında aynı elektrik tüketimi için 20.112 TL ödeyecek. Yapılacak zam oranı: %104 2026 yılında toplam 14.712 TL gelen fatura ise, 2027 yılında 26.808 TL’ye çıkacak. Yapılacak zam oranı: %82 Sonuç⬇️ AKP’nin elektrik zammı sadece konutların faturalarını değil aynı zamanda apartman aidatlarını da vuracak!
1,450
50
4,512
216,773
müjde eraslan retweeted
Vurguncu şirketlerle kamu kurumları nasıl iç içe geçmiş bir örnekle anlatayım . Ev hapsinde olan Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı, mecliste TERA'ya Takasbank üzerinden 9 milyar lira kaynak tahsis edildiğini karşılığında 21 milyar liralık teminat alındığını açıkladı. Çöp hisselerin teminat alınmadığını çoğunlukla dibs gibi garanti teminat alındığını ekledi. Sonra gördük ki Türkiye Sigorta Tera'ya dibs borç vermiş. Geri dönmeyen dibsler için 9 milyar karşılık ayırdıklarını şirket KAP'a açıkladı. Tera, Türkiye Sigorta'nın Dibslerini götürmüş Takasbank'a vermiş, karşılığında nakit kullanmış. Nakit kimin? İşsizlik Sigortası Fonu'nun olabilir. Bakan ben bilemem, işlemler kör diyor. Türkiye Sigorta'nın dibsleri teminat gösterilerek işsizlik sigortası fonu kaynakları nakit olarak kullanılmış olabilir. Yani İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarıyla hem hisse spekülasyonu yapılmış hem de erken çıkanlara nakit sağlanmış olabilir. Böyle acayip bir tezgah kurmuşlar ve milyonlarca insanı kamu kaynaklarını da kullanarak dolandırdılar.
25
412
22
1,496
60,760
müjde eraslan retweeted
İBB Davası'nda tanıklar dinleniliyor. O tanıklardan birisi de eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın şöförü Orhan Cevahir. Cevahir savcılığa verdiği ifadede gizemli toplantılarda çantalarla para alışverişi olduğunu iddia etmişti. O iddiaların dayanakları sorgulandı bugün. Ve bu trajikomik tablo çıktı ortaya... Hakim: İddia edilen hususları söyleyeceğine, namusun, vicdanın üzerine yemin eder misin? Orhan Cevahiroğlu: Yemin ederim. Hakim: 14.10.2025 tarihli ifaden var. Dinliyoruz seni o hususlarla alakalı. Orhan Cevahiroğlu: Sayın Başkanım, savcılık makamından çağrıldım. Murat Ongun, Necati Özkan'ı sordu tanıyor musunuz diye. Fatih Keleş'i sordu. Murat Ongun'u sordu. Hüseyin Köksal'ı ve Murat Kapki'yi sordu, bu kişileri tanıyor musun diye. Ben de "Evet, tanıyorum." dedim. Benim Kültür A.Ş.'de Serdal Taşkın'la bir yıllık bir görevim vardı. Onunla beraber hem küçük toplantı salonunu kullanırdık, ben de onun ön tarafında özel kalemliğin orada gelen protokolü ve ziyaretçileri ağırlardım ve Serdal Taşkın'la beraber toplantıları koordine ederdim. Bunları tanıdığımı söyledim. Sayın Savcımız da Hüseyin Köksal'ın ve Murat Kapki'nin şirkete gelip gelmediğini sordu. Ben de evet, şirkete gelip toplantı yaptıklarını ve Hüseyin Köksal'ın da kendi Beylikdüzü'ndeki bulunan firmasına gidip toplantı yaptıklarını da söyledim, beyan ettim. Murat Ongun konusunda da hem makamlarına da gittiğimizi, onlarla beraber toplantı yaptığımızı, Fatih Keleş'in de makamına gittiğimizi, onların da bize geldiğini ve onların da Maltepe'de bir toplantı yaptıklarını beyan ettim. Akşam saatlerinde bu toplantı oluyor. Sayın Savcımız da bu toplantılarda herhangi bir çantada bir para alışverişi vesaire var mı diye sorduğunda, efendim şimdi şöyle bir şey var, Serdal Taşkın toplantıya çantalarla beraber giriyordu. Yeri geldiğinde bankaya geçiyordu. Araçta da bir anahtar falan vardı, Nişantaşı'nda bir bankaya geçiyordu. Orada bankaya da giriyordu. Sonrasında da Serdal Bey ile beraber bir para alışverişinde has altın yaptığım da oluyordu Serdal Bey'e. Bu maaşlarını biriktirip işte birkaç küçük yatırım, birkaç araç alım satımıyla alakalı. Efendim, bu toplantıya bu çantalarla giriyordu. Hani belki para ticareti olabilir, para alışverişi olabilir ama içeriğini hiçbir zaman bilmiyorum, bunu beyan ettim. Sonra Maltepe'deki bu toplantıdaki içeriği vesairesini sordu Sayın Savcımız. Sayın Savcım, üst katta makamın aşağıda oturduklarını biliyorum ama biz giriş katında şoförlerle beraber otururduk. Orada da Murat Ongun'la, Murat Ongun'un şoförü Kadir, bir de Taner diye bir arkadaş vardı Fatih Keleş'in herhâlde şoförü, onlarla beraber akşam saatlerinde orada oturup makamı bekleyip ondan sonra ayrılmalarını beklerdik. Hakim: Toplantı içeriklerinde ne konuşulduğuna dair bir bilgin var mı? Orhan Cevahiroğlu: Şimdi onun içeriğini sordu bana Sayın Savcı. Şimdi ben orada şey tabirini kullandım. Efendim, akşam saatlerinde gidiliyordu, geç saatti. Ortalama bir saat de sürüyordu. Hatta bana sürelerini de soruyordu, diyordu ki: "Ne kadar sıklıkla gidiyorsunuz?" O aralar biraz pandemi dönemine de denk geliyordu. 15 günde bir de oluyordu, 10 günde bir de oluyordu, haftada iki de oluyordu. Bunların hepsi böyle, uzun zaman da geçti, ortalama bu zamanlar diyebilirim. Hakim: Zamanını sormadım, içeriğinde ne konuşulduğunu biliyor musun? Orhan Cevahiroğlu: İçeriğini bilmiyoruz. Hiçbir zaman biz toplantıya katılmadık. Hani orada söyledik, biz de... Hakim: Savcılıkta gizli toplantı ifadesini sen mi kullandın, savcılıkta mı yazıldı? Orhan Cevahiroğlu: Yok, onu şöyle, sosyal medyada duyduğumuz kadarıyla dedim. Şimdi akşam saatinde makamlarında da konuşamadıkları için gizli toplantılardı dedim efendim. Hakim: Şimdi ifadende bak son kısmında diyorsun ki: "Yine bu toplantılarda da ellerinde çantalarla çıktıklarına ve usulsüz ihale ve yasa dışı işler hakkında konuştuklarına şahitlik ederim." Bu senin ifaden altında imzan var. Nasıl bir şahitlik ediyorsun bu hususa? Orhan Cevahiroğlu: İfadem, okumadım. Anlattıklarımın hepsini, şu an heyecanımı mazur görün Sayın Başkanım, ama konunun içeriğinde kesinlikle bunları anlattım Sayın Savcımıza da. Mesela orada bir... Hakim: Şu anki heyecanını mazur görüyoruz da şimdi senin eğitim durumun ne? Orhan Cevahiroğlu: Üniversite efendim. Hakim: Üniversite. Bak öyle çok sayfalar dolusu bir ifade de değil. Toplamda 20 satır bir ifaden var. Bir ifade... Orhan Cevahiroğlu: Evet Başkanım. Hakim: Yazmışsın işte senin söylemediğin bir cümleyi savcılık niye yazsın? Yazdıysa da sen bunu okuduğunda "Bu cümleyi ben kullanmadım, bunu buradan çıkartırsınız." dersin yani. Burada "Şahitlik ederim." diyorsun bize. "Usulsüz ihale ve yasa dışı işler hakkında konuştuklarına şahitlik ederim." Yani bir konuşma içeriğine vakıfsın ki şahit olmuşsun ki burada "Şahitlik ederim." diye beyanda bulunuyorsun. Biz de şimdi o şahitliğini soruyoruz işte, ne duydun ne gördün orada? Orhan Cevahiroğlu: Biz toplantılara katılmadık Sayın Başkanım. Şimdi orada bir savcımız da para ticaretinin, çantalarla ilgili bir para olduğunu sorduğunda mı ne, ben şimdi olumlu da bir şey söyleyemedim, olumsuz da bir şey söyleyemedim. Ama toplantıya... Hakim: Bak yine devamında diyor ki bak: "Toplantı sonrasında Murat Ongun ve Serdal Taşkın'ın ellerinde içi para olduğunu düşündüğüm çantalarla çıkarlardı." Şimdi sana içinde para olduğunu düşündüren ne bu çantaların? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, çünkü Serdal Bey toplantıya çantasıyla beraber katılıyordu. Çantasıyla gidiyordu ve çantasıyla beraber... Hakim: Nasıl bir çanta, nasıl bir çanta? Orhan Cevahiroğlu: Sırt çantası efendim. Hakim: Sırt çantası. İçi dolu, boş, anlaşılıyor muydu baktığın zaman? Orhan Cevahiroğlu: İçinde ebatının ne olduğunu bilemem ama şöyle de bir detay vereyim, ona nazaran bunu hep düşündüğüm için yani olumlu ya da olumsuz hiçbir zaman çantanın içini görmedim. Şimdi Serdal Bey ile beraber bir has altın, benim geçmişimde bir kuyumculuk var. Serdal Bey bana bazen maaşlarını verirdi, hatta bir iki araba ticareti oldu benim kardeşimle beraber, ona has altın yapardım. Has altını dükkândan verirdim, teslim ederdim; çantasından da parayı çıkartırdı, parayı bana teslim ederdi. Sonra hafta sonu da kardeşimden, dükkândan altını alıp kendisine teslim ederdim. Çantayla da beraber toplantıya girdiği için... Hakim: Maaşlarından verirdi, ben altın yapardım diyorsun yani. Şimdi o anlattığınla şuradaki anlattığının arasındaki bağlantıyı nasıl kurdun sen? Orhan Cevahiroğlu: Bunları orada da sayın savcımıza anlattım. Hakim: Yine ifadenin son satırlarında diyorsun ki; "Yine haberlere de konu olan ve harici olarak Ekrem İmamoğlu'nun paralarını da Serdal Taşkın'a taşıttığından, bu çantaların arabada olduğunu gördüm." Ne demek bu? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, ben sırt çantasından başka elinde çanta göremedim. Hakim: Ekrem İmamoğlu'nun parası olduğunu nereden biliyorsun? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, savcılıkta anlattıklarım bunlardı efendim. MURAT KAPKİ SORUYOR Murat Kapki: Orhan Bey, bana bir bakar mısınız? Beni tanıyor musunuz? Beni tanıyor musunuz? Orhan Cevahiroğlu: Hayır, tanımıyorum. Murat Kapki: Peki. Başka bir şey dememe gerek var mı? Hakim: Başka soru vardır mutlaka sanıklardan. Anlaşıldı ne anlatmaya çalıştığın. Murat Kapki: Ben Murat Kapki. Hani Mado’da da görmüşsün ya devamlı beni. Orhan Cevahiroğlu: Mado’da gördüğümü orada söylemiyorum Murat Bey. Murat Bey, şimdi... Hakim: Tamam. Orhan Cevahiroğlu: Sayın Başkanım, Murat Kapki'nin ve Hüseyin Köksal'ın şirkete geldiğini ve Kültür A.Ş.’ye geldiğini ben kendim olarak, protokol olarak ben taraftan aldığımı onu biliyorum. Bunu söyleyebilirim. Hakim: Neyse, Orhan Cevahiroğlu, ifadende şu olduğu için... İfadende şu cümle var. "Açık hava reklam işleri Serdal Taşkın, Ekrem İmamoğlu'nun ekibinde yer alan Murat Ongun, Murat Kapki, Hüseyin Köksal, Necati Özkan, Fatih Keleş isimli şahısların haftada en az 2 gün bir araya gelip Beylikdüzü Mado’da toplanırlardı." Senin ifaden bu. Sanık da soruyor; sen beni gördün mü? Orhan Cevahiroğlu: Evet Başkanım, işte bu ilk baştaki sorduğu soruyla beraber hani Murat Kapki ile Hüseyin Köksal'ı soruyordu bana sayın savcım. Ben burada onları anlattım. Evet şirketimize geliyorlardı, toplantı yapıyorlardı. Hatta biz Serdal Bey ile beraber Hüseyin Köksal'a… Hakim: Sanık, beni tanıyor musun diye sordu. Nereden tanıyorsun? Orhan Cevahiroğlu: Efendim şimdi o zamanlar... Orhan Cevahiroğlu: Murat Bey, Murat Bey, sizin geldiğinize ve toplantı yaptığınıza eminim. Necati Özkan: Orhan Bey, beni tanıyor musunuz? Orhan Cevahiroğlu: Hayır. Necati Özkan: Teşekkür ederim. Orhan Cevahiroğlu: Sizin için zaten efendim bir şey söylemedim hani ben orada.... Hakim:... Toplantıda olduğuna dair ismini beyan etmiştiniz. Orhan Cevahiroğlu: Necati Özkan'ın orada geçmedi hatta ismi şimdi konuşurken. Savcılıkta da aynısını söyledim hani ben. Rahşan Sertkaya: Orhan Bey, öncelikle size de geçmiş olsun. Şimdi nereden başlayacağımı da bilemiyorum ama şuradan ben başlayayım. Rahşan Sertkaya: Valla efendim, nereden başlayacağımızı şunun için bilemiyorum, çünkü düşünün burada bu kadar ifade var. Şu verdiği ifadenin tamamını reddetti neredeyse. Ve ifadelerinin buraya aslında söylemediği şekilde geçirildiğini söyledi. Onun için bilemiyoruz sebep olan biz diyeceğiz ifadenize, Hakim: Soruya geçelim tamam. Rahşan Sertkaya: Evet. Şimdi Orhan Bey, şimdi 14.02.2025 tarihindeki ifadenizde diyorsunuz ki "Ben 2 yıl boyunca Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünü yaptım." Biraz evvel de dediniz ki "Ben 1 yıl boyunca toplantılarını koordine ettim." Ama biz Kültür AŞ'ye sorduğumuz zaman sizin 29 Temmuz 2019'dan göreve başladığınızı makam şoförü olarak, 16 Mart 2020 tarihinde de Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünden ayrıldığınızı görüyoruz. Yani 7,5 ay makam şoförlüğü yapmışsınız. Neden Savcılık Makamında "2 yıl boyunca makam şoförlüğü yaptım" dediniz? Orhan Cevahiroğlu: Sayın başkanım, 2 yıl Genel Müdürlükte ben görev yaptım. Ondan sonraki süreçte de müzeye geçtim. 2 yıllık sürecin de 1 yıllık sürecinde de Serdal Taşkın'la beraber görev yaptım ben. Rahşan Sertkaya: Şöyle Orhan Bey, ben size yardımcı olmak için söyleyeyim. İfade tutanağınızda diyorsunuz ki siz, imzaladığınız ifadede, "Serdal Taşkın'ın yaklaşık 2 yıl makam şoförlüğünü yaptım." Onun için sordum. Ama siz diyorsunuz ki "Zaten ben böyle söylememiştim." Konu açıklığa kavuştu. Şimdi biraz evvel ifade verirken sizde demin bir şey dikkatimi çekti. Dediniz ki "Savcılık Makamı bana sordu, ben de dedim ki Mado'da 10-15 günde bir toplantı yapıyorlar ama pandemi dönemiydi herhalde" dediniz. Doğrudur değil mi? Böyle dediniz biraz evvel. Orhan Cevahiroğlu: Evet. Pandemi dönemine de denk geliyordu. Rahşan Sertkaya: Peki. Şimdi siz buradaki görgünüz Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğüne dayanıyorsa ve siz makam şoförlüğü görevinden 16 Mart 2020 tarihinde ayrıldıysanız, ülkemizde daha henüz pandemi başlamamış. Yani siz pandemi başlamayan bir anda Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünden ayrılıp da pandemi döneminde Mado'da olan toplantılardan nasıl haberdar olabilirsiniz? Yani sizin verdiğiniz tarihler ve ifadeyle hayatın gerçekleri uyuşmuyor. Yani bir önceki ifadenizle bu ifadenizi geçiyorum. Siz pandemi döneminde Mado'da yapılan toplantılardan bahsediyorsunuz, e 16 Mart 2020 tarihinde ayrılmışsınız Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünden. Nereden bilebilirsiniz siz Mado'da pandemi döneminde yapılan toplantıları? Yanlış hatırlıyor olabilir misiniz? Orhan Cevahiroğlu: Fahrettin Bey ile beraber zaten onun bir alıştırma süreci vardı, bir 9 aylık bir süreçti diyebilirim bu. Onunla beraber yine ben devam ettim. Serdal Bey'le ortalama benim bu süreçlerde birlikte olduğumu kendisi de söyleyebilir. Rahşan Sertkaya: Yani siz biraz evvel verdiğiniz ifadeden de ... ettiniz şimdi. Öyle mi? O da doğru değil yani. Peki. Şimdi Orhan Bey, biraz evvel dediniz "Hani ben bu toplantıların ne olduğunu düşündüm" vesaire. Aslında ben Mahkeme Heyetine Orhan Cevahiroğlu'nun biraz evvel verdiği ifadelerinin aslında doğru olduğunu gösteren bir görsel yansıtmak istiyorum. Lütfen Görsel 1'i açabilir misiniz? Şimdi siz ilk ifadenizde işte iki toplantılarda nakit para alışverişinden, çantalardan bahsediyordunuz ama bugün Murat Ongun'un elinde bir çanta görmediğinizi söylediniz. Ben yanlış anlamadıysam bir tek Serdal Taşkın'da sırt çantası vardı dediniz, değil mi? Orhan Cevahiroğlu: Murat Ongun için değil. Serdal Taşkın için, çantasıyla toplantıya katıldığı ve çantasıyla beraber toplantıdan çıktığı... Rahşan Sertkaya: Serdal Taşkın için söylediniz yani onu. Orhan Cevahiroğlu: Evet. Rahşan Sertkaya: Şimdi savcılık makamı, sizin o en aslında doğru olmadığını söylediğiniz ifadenizden yola çıkıp diyor ki bu ihaleler verilmiş, bu ihaleler alt yüklenicilere verilmiş, o alt yükleniciler de paraları almış, sonra bunlar çantalara doldurulmuş, ondan sonra bu çanta transferleri de işte Mado'da yapılmış diyor. Şimdi ekranda Sayın Mahkeme Heyetinin de dikkatine sunmak istiyorum, Orhan Cevahiroğlu'nun Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünü yaptığı dönemde sadece iddianamede bu 3.... giriyor. Sadece bu 3 ihalenin yapıldığı tarihte Serdal Taşkın'ın makam şoförlüğünü yapıyor ve bu tarihlerde alt yüklenicilere yapılan bir tek ödeme var, Beytur Turizm'e yapılmış. O tutarlar da sadece 23 bin... TL. Yani Orhan Cevahiroğlu'nun Serdal Taşkın'ın makam şoförü olarak çalıştığı dönemde yapılan ihalelere fesat karıştırılmış olsa bile bu ihalelerin ne çanta çanta paralara sebep olması mümkün, ne bu paraların gizli toplantılara getirilmesi mümkün, ne de bu nakit paraları Orhan Cevahiroğlu'nun görebilmesi mümkün. Zaten biraz evvel kendisi ifadesinden geri döndü. Şimdi ben sizin Beylikdüzü Mado iddianıza geri dönüyorum. Çünkü biraz evvel bunu reddetmediniz. Yani siz Beylikdüzü Mado'daki toplantılara tanıklık ettiğiniz iddiasındasınız hala, değil mi? Orhan Cevahiroğlu: Beylikdüzü Mado'da bulunduk efendim. Rahşan Sertkaya: Bulundunuz. Peki. Şimdi biz sizin beyanlarınıza baktık ve Murat Kapki'nin Beylikdüzü Mado'da tek bir baz kaydının olmadığını gördük. Hüseyin Köksal ile... Bu arada bunu ben söylemiyorum, iddianame eki belgeler söylüyor, onu söyleyeyim. Hüseyin Köksal ile Murat Ongun'un ortak baz kaydı verdiği tek bir zaman diliminin bulunmadığını öğrendik. Hatta Murat Ongun'un 5 yıllık bir zaman diliminde sadece 5 kez baz verdiğini gördük. Ama siz haftada 2 kere buluştular diyorsunuz. Biraz evvel 10 günde 15 günde bir buluştular diyorsunuz. Bu baz kayıtlarıyla hala sizin ifadeniz arasında tutarsızlık var. Sebebi ne bunun? Orhan Cevahiroğlu: Ben Kadir ile beraber Murat Ongun... yani Murat Ongun'un şoförü zaten Kadir Bey. Rahşan Sertkaya: Kadir Bey sizin bu ifadelerinizi doğrulamıyor ama onu diyeyim. Orhan Cevahiroğlu: Ben onlarla beraber Mado'da olduğumu, yani Mado'da beraber oturduğumu, orada toplantıların olduğunu hatırlıyorum ve adım gibi de eminim. Rahşan Sertkaya: Ama baz kayıtları da sizi doğrulamıyor. Peki. Sonraki sorumu bir görsel eşliğinde sormak istiyorum. Lütfen yansıtabilir misiniz Görsel 2'yi? Şimdi Orhan Bey, bunu da henüz netleştirmedi ama bu Karsan Örme fabrikasında da haftada 2 gün toplantılar yapıldığını söylediniz ifadenizde. Doğru mu? Hala arkasında mısınız bunun? Orhan Cevahiroğlu: Şimdi Mado'daki olan toplantıyı Hüseyin Köksal ve Murat Kapki ile olan bir bağlantıdakini birleştirmedim ben. İlk önce bana sorulan soruda, Savcımızın sorduğu soruda Hüseyin Kapki'ui, şey Murat... Murat Kapki'yi ve Hüseyin Köksal'ın şirketimizde ağırlandığını, toplantılar yapıldığını ve Hüseyin Köksal'ın şirketine gittiğimizi, toplantıların Serdal Taşkın'ın toplantılarına şirketinde katıldığını ben onu ilk önce bir söyledim. Rahşan Sertkaya: Karsan Örme'yi söylüyorsunuz şirket derken. Beylikdüzü... Orhan Cevahiroğlu: Evet. Beylikdüzü Sanayi'nin içerisindeki olan bir bölümde firmaları var. Rahşan Sertkaya: Murat Ongun var mıydı bu toplantılarda? Orhan Cevahiroğlu: Murat Ongun bu toplantılarda yok. Rahşan Sertkaya: O zaman ifadenizde söylediğiniz beyanlarınızdan vazgeçiyorsunuz. Murat Ongun yoktu bu toplantılarda. Peki bu toplantılarda içinde para dolu çantalar, para olduğunu düşündüğünüz çantalar gördünüz mü? Orhan Cevahiroğlu: Serdal Bey yine sırt çantasıyla beraber toplantıya girerdi ve çıkardı. Rahşan Sertkaya: Anladım. Tamam. Anlamlı değil çünkü burada da iddianame eki belgelerden Murat Ongun'un hiçbir zaman Karsan Örme'de ortak baz vermediğini görebilirsiniz. Teşekkür ederim cevaplarınız için. Sayın mahkeme heyetine beyanda bulunmak istediğim bir husus var. Efendim biraz evvel Orhan Cevahiroğlu savcılık makamında verdiği ifadelerinin doğru olmadığını, kendisinin bu ifade tutanağındaki gibi ifadede vermediğini, buna rağmen ifadelerinin ifade tutanağına farklı şekilde aksettirildiğini söyledi. Cumhuriyet Savcısı Ömer Örücü nezdinde alınmış, zabıt katibi Melisa Moroğlu nezdinde alınmış böyle bir ifade söz konusu, 14 Şubat 2025 tarihi. Eğer bu hususun araştırılması bu ifadenin tutanağa yanlış geçirilmesine sebep olan kişiler hakkında mahkemenizce suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum. Kazım Yiğit Akalın: Orhan Bey, biraz önce Necati Bey'i tanımadığınızı söylediniz. Yanlış duymadıysam, Necati Bey'i bir toplantılarda, bir toplantıda görmedim mi dediniz? Tam anlayamadım da. Orhan Cevahiroğlu: Burada Necati Özkan'ı bana savcımız ismini veriyor. Ama ben burada Necati Özkan'ı oradaki toplantıların içerisine koymuyorum. Yani şimdi Mado'da Necati Özkan'ı vesaire hani bu Necati Özkan'ı görmediğimi burada size de dile getiriyorum ama ifademde Necati Özkan'ın da sanki Mado'da olduğu anlamı çıkıyor. Kazım Yiğit Akalın: Tamam. Başka bir toplantıda gördünüz değil mi? Toplu olarak siz... Orhan Cevahiroğlu: Necati Özkan'ı gördüm. Toplantılarda, şimdi Kültür A.Ş.'de dediğim gibi ben Kültür A.Ş.'de Serdal Taşkın, Kültür A.Ş.'de üç günü biz dururduk ve iki günü de İletişim Koordinatörlüğü, aynı zamanda Serdal Taşkın iki gün de Serdal Taşkın İletişim Koordinatörlüğünde görev alırdı. Ben Necati Özkan'ı efendim o zamanki evrelerde gelip gördüğünü biliyorum, toplantılarda olduğunu biliyorum. Kazım Yiğit Akalın: Neyi bildin? Siz biraz önce tanımadım dediniz. Kendisini tanımadığınız insanın o toplantıda olduğunu nasıl biliyorsunuz? Orhan Cevahiroğlu: Efendim, ismi geçiyor çünkü toplantılarda. Bizim çizelgelerimiz var. Toplantılarda işte şu kişiyle toplantı olacak, işte bu kişiyle toplantı olacak diye bizim Word'de çizelgelerimiz oluyor ve bunlara göre biz program yapıyoruz. Kazım Yiğit Akalın: Tamam Başkanım, işte anladınız demek istediğimi. Teşekkür ederim. Baver Kaya: Hüseyin Köksal'ı hayatınız boyunca kaç kere görmüşünüzdür? Orhan Cevahiroğlu: Hüseyin Köksal'ı 5-6 kere görmüşümdür. Baver Kaya: Bu Beylikdüzü'ndeki tekstil firmasına kaç kere gitmişsinizdir? Orhan Cevahiroğlu: 4 ya da 5 kere gitmişimdir. Baver Kaya: Başka birileri de gidiyor muydu oraya? Orhan Cevahiroğlu: Şimdi Hüseyin Köksal'ın Servet Bey bir... Servet Bey vardı. Servet Bey hatta Hüseyin Köksal'ın makam şoförüydü. Baver Kaya: Hayır yok sorumuz o değil. İfadenizde şimdi şey anlamında söylüyorum geçmiş olsun, söylediğiniz şeyle zaptta geçen şey birbiriyle aynı değil. Netleştirmek için soruyorum. İfadenizde demişsiniz ki Murat Ongun da vardı, Murat Kapki de vardı, Ekrem İmamoğlu da vardı. Başka gördünüz mü yoksa Serdal Bey ile beraber gidip geliyordunuz sadece? Orhan Cevahiroğlu: Serdal Bey ile beraber gidip geliyorduk. Baver Kaya: Saat gece 11 ile 1 arasında mıydı peki bu? Orhan Cevahiroğlu: Yok. Akşam saatinde de oluyordu, gündüz saatinde de oluyorduk. Baver Kaya: Tamam, peki zaten 3-4 kere tutar. Peki bu görüşmelerde de başka herhangi bir kimsede çanta görüyor muydunuz? Hüseyin Köksal çanta sırt çantası takar mıydı? Orhan Cevahiroğlu: Biz sadece makama yani tekstil fabrikasına Beylikdüzü'ndeki tekstil fabrikasındaki orada girip oturup, Serdal Bey çıktığında tekrar makam alıyorduk. Çantasıyla beraber gidiyorduk, yani toplantı yapıyorduk. Ali Rıza Dizdar: Yani "Allah Allah" diyeceğim ama diyemiyorum. Yani ne bileyim Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yazar, Yargıtay içtihatlarında yazar, yeminli ifade geçerlidir. Hâlâ meslektaşlarımız dahi olmak üzere o alınan ifadenin üstünde duruyorlar. O alınan ifade de değil, imzalanmış bir beyan. Siz, geçmiş olsun size, öyle de diyeyim, merak ettim, Cevahiroğlu ailesini son derece yakından tanıdığım için sormak zorunluluğu hissediyorum. Kendiliğinden mi gittiniz siz savcılığa, sizi götürdüler mi? Orhan Cevahiroğlu: Savcılık cuma günü, izinli günümde beni makamına çağırdı. Ben de o şekilde gittim. Ali Rıza Dizdar: Sayın Başkan, yani kendiliğinden gitmemiş, götürülmüş. Çünkü sonunda da şöyle bir cümle eksik savcının. Bakınız, bunu söylemedik: "Devletime yardımcı olmak adına bu bilgileri sayın savcılığımıza veriyorum." Böyle bir cümle sarf ettiniz mi? Orhan Cevahiroğlu: Sayın savcımızın sorduğu, soru-cevap üzerine zaten olan bir şey. Ali Rıza Dizdar: Siz böyle bir cümle sarf ettiniz mi kendiliğinizden, yoksa savcı mı yazdı? Orhan Cevahiroğlu: Hayır… Ali Rıza Dizdar: Hayır, bitti. Şimdi Sayın Başkan, önümde Serdal Taşkın'ın ve diğerinin ifadeleri var. Burada kopyalayıp yapıştırılmış buraya konmuş... Burada da "Orhan" diye geçiyor sorularda. Yani "Orhan Cevahiroğlu" demiyor. Buraya kadar geldik, samimiyetle anlattık. Kendisinin yeminli ifadesinin doğru olduğunu, yeminli ifadenin dışında verilen ifadenin dosyadan çıkarılmasını talep ediyorum.
169
330
46
1,743
367,272
müjde eraslan retweeted
Bu davet bizim! Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyen, Cumhuriyet ve demokrasiye bağlı, adalet ve özgürlük isteyen herkesi çıktığımız büyük yolculuğa katılmaya davet ediyoruz. 5 Kasım’a kadar YENİ Parti’ye üye olanlar Genel Başkanlık seçimlerinde oy kullanabilecek. YENİ Parti’ye üye olun, Türkiye’nin yeni geleceğinde söz sahibi olun! uyelik.yeni-parti.org.tr
64
340
2
1,751
20,935
müjde eraslan retweeted
5
16
2
247
14,342
müjde eraslan retweeted
Cem Baykal Hoca'nın yeni hesabı.
5
30
1
222
5,959
Emekliler Dayanışma Sendikası Üyesi birinin hesabı neden kapanır? Dijital sansür çok ciddi bir sorun olarak büyümeye devam edecek. Bugünlerin hazırlığını yapa yapa geldiler… Dayanışma ile devam 🌱
Arkadaşlar. Benim hesap da Türkiye'den erişime engellendi. Yeni hesabım budur. @inanmutlu11 @BasaranAksu_2 @AcrNesli @mturkmenn27
25
167
2,721
müjde eraslan retweeted
Sabri Öncü hocamızın hesabı kapatılmış. Yeni hesabını takip edelim. Hızla büyütelim.
Arkadaşlar. Benim hesap da Türkiye'den erişime engellendi. Yeni hesabım budur. @inanmutlu11 @BasaranAksu_2 @AcrNesli @mturkmenn27
5
32
3,197