ossobold retweeted
Belki farkında değilsiniz ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Aşk ve birliktelik dışarıdan ne kadar efendi, ne kadar masum durur değil mi? Sakin, sessiz bir tablo gibi. Oysa içeride... İçeride volkan gibi kaynayan, dolu dolu yaşayan vahşi bir ejderha vardır. Yakar, yanar, kükrer, durdurulamaz. Bu ateşi sadece o iki kişi bilir, kalabalıklar sadece dumanını görür. Kalite her zaman özeldir, herkese açılmaz çünkü. Aşkı tanımlayamazsın, kalıba sokamazsın, o yaşanır. Bir insanı tanımadan önce söylediklerine değil, yaydığı enerjiye ve ustaca gizlediği derinliğe odaklanmalısın. Gerçek bağ kelimelerin ötesinde, sessizlikte anlaşılan ve bakışta saklı olandır. Derin düşünmeliyiz. İşte sır da budur. İstemekten öte, bir araya gelmeyi başarmış iki kişidir aşk, yanmak, sevmek...
Baş Yapıt: Bir Dakika (yazılıyor)
İmza: — Emre Valez
ossobold retweeted
Bak sana bir sır vereyim, kimse öyle gökten büyük bir mahkeme inecek diye beklemesin. Son adalet dedikleri şey her gün oluyor zaten. Her sabah kalktığında, gün içinde neyi seçtiğinde, kime nasıl davrandığında oluyor. Birine yardım etmekle etmemek arasında, doğruyu söylemekle susmak arasında, vicdanının sesini dinlemekle duymazdan gelmek arasında... Orada yargılanıyorsun aslında. Kimse görmüyor, defter tutan yok gibi geliyor ama hayat hepsini kaydediyor. İyiliği ertelemek, kötülüğe göz yummak hepsi sana kalıyor. Akşam yastığa başını koyduğunda için rahatsa, o günün mahkemesinden temiz çıkmışsındır. O yüzden büyük günü beklemeye gerek yok, mesele bugün ne yaptığın ve gece nasıl uyuduğun. —Emre Valez
ossobold retweeted
Yıllar vardır, hiçbir şey olmaz. Günler birbirinin aynısı gibi akar, aynı yollardan geçersin, aynı düşüncelerle uyanırsın, aynı bekleyişle yaşarsın. Hayat durmuş gibi gelir, sen beklemiş gibi hissedersin. Ama aslında durmaz. İçeride görünmez bir birikme olur, fark etmeden öğrenir, olgunlaşır, güçlenir, hazırlanırsın. Sonra haftalar vardır ki yıllar olur. Bir haber, bir karar, bir karşılaşma, bir vedayla yıllarca biriken her şey tek bir anda önüne serilir. Bütün haritan, bütün yönün, kimliğin bir haftada değişir. O yüzden durgun yıllara küsmemek gerekir. Çünkü hayat bazen yıllarca susar, sabrını sınar, sonra bir haftada bütün hikayeyi, bütün anlamı anlatır ve seni başka bir insana dönüştürür. —Emre Valez
ossobold retweeted
Düşmanlarımdan yana şanslıydım. Hiçbiri arkadan vurmadı, hepsi mertçe geldi üstüme. Yumruğunu da mertçe attı, sözünü de mertçe söyledi. Kızamadım onlara, çünkü savaşı delikanlıca verdiler. Ama dost dediklerim... Orada hikaye değişiyor. Cephedeyken sırtımı kollasınlar diye beklediklerim, hançeri nereye saplasa diye hesap yapıyormuş meğer. Düşmanım yıkmaya çalışırken bile bir şey öğretti, dostum dediğim ise severken eksiltti. Mert düşman omurganı düzeltir, kalleş dost önce omzuna dokunur sonra iter. Düşmanlıkta şeref vardı, dostlukta çoğu zaman menfaat. Düşmanımın mertliğine saygı duydum, dostumun kalleşliğine alışamadım. Bu yüzden artık düşmandan değil, güvendiğim dosttan korkuyorum. —Emre Valez
ossobold retweeted
Yeni bir ilişkiye başlarken geçmişi tamamen silmek gerekir. Bunun en net adımı telefon numaranı değiştirmek, eski bağlantıları koparmaktır. Çünkü geçmişini yanında taşımaya devam edersen, başlangıçta masum görünen o yük, muhteşem bir yere evrilen ilişkinde eninde sonunda sorun çıkarır. Başta ne olacağını bilemezsin, her şey hafiftir. Ama birbirinize alışıp bağlandıkça kapanmamış defterler, yarım kalmış hikayeler gün yüzüne çıkar. Güvensizlik, kıyaslama, eski alışkanlıklar araya girer ve aynı hataları yaparsan, kurtarılabilecekken o yeni ilişki de bir gün biter. Temiz bir sayfa açmak sadece kendine değil, karşındakine de duyduğun saygıdır. Geçmişi silmeden gelecek inşa edilmez. - Bunu unutma. Bazı erkekler bunun üstüne düşmezler ve haliyle berbat bir ilişkileri olur. Bir ilişkinin lideri erkek olmalı. Onu anlayan da bir kadın olmalı. Herkes her şeyin farkında... Bir hayatımız var; onu boşa harcama. Düşüncelerinde bile kendine ihanet etme.
—Emre Valez
ossobold retweeted
Birine sor, bir aşkı kaybetmiş birine, bir gecenin kaç saat olduğunu.
O sana takvimdeki gibi 6 saat demez. Çünkü onun gecesi saatle ölçülmez. Akşam 9'da başlar gibi görünür ama aslında evdeki ilk sessizlik çöktüğünde, telefonu eline alıp yazmamak için kendini tuttuğu anda başlar.
Her saat aynıdır onda. 00:00'da özler, 01:00'de kızar, 02:00'de affeder, 03:00'de yeniden özler, 04:00'de kabullenmeye çalışır. Uyku yoktur, sadece yorgunluktan gözleri kapanana kadar beklemek vardır. Uyusa rüyasında gelecek diye korkar, uyansa yokluğu daha çok acıtacak.
Dışarıdan bakan saat sayar, o ise anı sayar. Ona göre gece 6 saat değil, bitmek bilmeyen bir ömürdür. Bitmez, sadece bir yerde yorulur ve sabah olur.
ossobold retweeted
Karaciğer yetmezliği nedeniyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören Nev ismiyle tanınan şarkıcı Nevzat Doğansoy 57 yaşında hayatını kaybetti.
ossobold retweeted
Aşamayacağım hiçbir engel, alt edemeyeceğim hiçbir dünya yok. Her konuda hata yapabilirim, buna itirazım yok. Düşüncelerimde, seçimlerimde, insanları okuma biçimimde yanılmaya açığım. Bir tek yerde asla taviz vermem: yürüme kararlılığımda. Daha bilmediğim ne kadar çok şey olduğunu suratıma çarpacak günler geleceğini biliyorum. Kendimden şüphe edeceğim, gücüm yetecek mi diye soracağım geceler olacak. Düşeceğim, savrulacağım, tek kalacağım. Yine de vazgeçmeyeceğim. Kimse alkışlamasa da, yol uzadıkça uzasa da, en ıssız yerde tek başıma kalsam da devam edeceğim. Bu ömür, hayalini kurduğum şeye dönüşene kadar durmayacağım. Çünkü ben durursam her şey biter. —Emre Valez
ossobold retweeted
Kederi derinde olanı güldürebilmek büyük iştir. Çünkü bir gülüşüyle bütün kederleri öldürür.
ossobold retweeted
Bir kadın, hayatının her gününde biraz müzik dinlemeli, kalbine dokunan bir şiir okumalı ve ruhunu dinlendiren güzel bir tablo görmelidir; böylece hayatın yükü, evin telaşı ve dünyanın gürültüsü, Allah'ın onun narin kalbine yerleştirdiği zarafet, şefkat ve güzellik duygusunu soldurmasın. Çünkü güzellik, kadının direncini ve içindeki ışığı besleyen en sessiz duadır.
Bir erkek de her gününde biraz müzik dinlemeli, ona güç veren bir şiir okumalı ve ufkunu açan iyi bir tablo görmelidir; böylece geçim derdi, hırs ve dünyevi kaygılar, Yaradan'ın onun vicdanına koyduğu merhamet, adalet ve estetik hissini köreltmesin. Çünkü güzeli gören erkek sertleşmez; güzelleşir, derinleşir ve güzelleştirir.
ossobold retweeted
Çoğu kadın 'erkekler dişilleşti, kadınlar erilleşti' diyor. Evet, haklısınız. Ama madalyonun diğer yüzünü kimse konuşmuyor: Erkekleri bu hale kim getirdi? Kadınları hayatta kalmak için o eril zırhı giymek zorunda bırakan hangi erkeklerdi. Ben özümde fazlasıyla eril bir adamım. Sahiplenen, net, dimdik biriyim. Ama bazen öyle yoruluyorum ki her şeyden nefret edip herkesten uzaklaşıyorum. Ruh halim gelgitli. Çünkü anlaşılmıyorum ve en çok da bu yoruyor. Oysa insan anlaşıldığı yerde iyileşir, güzelleşir. Bazı adamların bıraktığı enkazın faturasını tüm erkeklere kesmek adil değil. Ayrıca erillik gösteren kadınların çoğu dişilden daha dişil? Hadi konuşun bu konuyu tartışalım...?
ossobold retweeted
Tercihim çok net: Dişil enerjisi yüksek bir kadın. Ben hep böyle birini tercih ederim. Erkek dediğin kaliteli duruşu olan, karakteri sağlam, sözü ağır adamdır ama yanında zarafeti, şefkati, nezaketi ve sadakati yüksek, dişil enerjisi güçlü bir kadın varsa o ilişkinin mutsuz olma şansı yoktur. O kadın kavga değil huzur verir, erkeğini yormaz, sevgiyle sarar, yuvayı yuva yapar ve iyileştirir. Sadakatli ve dişil enerjisi yüksek kadında kalan erkek her zaman mutlu olur, huzur bulur ve daima yücelir. —Emre Valez
ossobold retweeted
Belki bir gün evleniriz, sahiden evleniriz. Hayalini kurduğumuz o evde uyanırız, mutfakta yarım kalmış kahve, duvarda bizim fotoğrafımız. Çocuklarımız olur. Bana benzerlerse biraz suskun, biraz inatçı, biraz dağınık olurlar. Gecenin bir yarısı aklına düşen bir dizeyi kurtarmaya çalışırlar, şair olurlar. Kalabalıkta bile yalnız kalmayı bilirler, kalpleri hep önden gider. Eğer sana benzerlerse sevgilim, hiçbir şeyi kurtarmalarına gerek kalmaz. Onlar şair olmazlar, bizzat şiirin kendisi olurlar. Gülüşün gibi aydınlık, gözlerin gibi derin, sessizliğin gibi huzurlu olurlar. Biri sana biri bana benzese de biz ortasında kalırız, en güzel şiiri hiç yazmadan sadece yaşayarak bitiririz birlikte daima. —Emre Valez
ossobold retweeted
Sevişmek, herkesin aynı kapıdan girdiği bir ev değildir. Kimi bir bedene sokulur ve orada kalır; kimi bir ruhun en kuytu köşesine yerleşir. Fark, tenin sıcaklığıyla içinin titreşimi arasındaki mesafededir. Bazen en çok sevdiğini sandığın kişi, aslında henüz tanışmadığın bir geleceğin belirtisidir; elindekini sonsuz sanırsın, çünkü seni asıl anlayacak olanla henüz karşılaşmamışsındır. Aynı yatağı paylaşmak mümkündür; aynı sessizliği, aynı korkuyu, aynı teslimiyeti paylaşmak değil. Gerçek yakınlık, güvenin kapıyı çaldığı, anlayışın içeri girdiği, özlemin ve teslimiyetin aynı sofrada oturduğu yerde başlar. Bu yüzden bazı isimler silinir gider; bazılarıysa yılların ardından bile kalbinin en mahrem köşesinde nefes alır. Çünkü insan bazen bir bedeni değil, yanında kendisi olduğunu hissettiği ruhu özler. Herkesin harcı değildir bu. — Emre Valez


