Pinned Tweet
Dilerim yaşamına yas değmiş herkese derman olur. Yalnız olmadığımızı, yaşadıklarımızın anlaşıldığını bilmek eşsiz bir his. Bunu birlikte yas sürecini paylaştığım yoldaşlarımla bire bir hissettim. “Yas Uzun Bir Veda” artık sizin, size emanet. Yolu açık olsun... #DoğanKitap
Toplum olarak yaslı insanlara karşı iki uç arasında savruluyoruz gibi. Ya onları kutsuyoruz, sözlerini sorgulanamaz kılıyoruz. Ya da “akıl sağlığını kaybetti” diyerek damgalıyoruz. Bu ikisinin arasında, yaslı kişiyi bir insan olarak taşıyabileceğimiz, hem acısına saygı duyup hem de fikirlerini tartışabileceğimiz bir alan pek kalmıyor. Gerçi öyle bir tartışma alanı Türkiye’de hiçbir konuda yok. Bu da ayrı bir acı gerçeklik.
O alanı kurabilmek mümkün mü? Neden olmasın? Bunun için şöyle bir ayrımı düşünebiliriz; önce şunu kabul etmek gerekiyor; bir yasın biçimi kimsenin denetimine açık olamaz. Ancak o yasın içinden kamuya yöneltilen fikirler tartışmaya açıktır. Ve yine ancak, bu ikisini, birbirine karıştırmayacak kadar becerimiz ve ferasetimiz yok yazık ki, dolayısıyla hem yaslı kişi öyle olmadığını düşünse de, yapayalnız kalıyor hem de hakikatten uzaklaşıyoruz. Bu fikirleri yaslı bir insana ulaştıranların sorumluluğu var ve bu fikirleri dile getiren yaslı kişinin sorumluluğundan çok daha büyük. Acının içindeki biri her eli tutar. O eli uzatanların ne taşıdığına bakmak ise, etrafındakilerin görevidir.
Kamusal bir yasla karşılaştığımızda bu yüzden önce şunu sormakla yükümlüyüz; yaslı kişinin yasını gösterme biçimini mi denetliyoruz, yoksa ona neler taşıttığımızı mı görmezden geliyoruz?
Yas tutana alan açmak, onu korumak demek. Öfkesine, ısrarına ve adalet talebine saygı duymak demek. Ama korumak aynı zamanda çevresindekilerin kamusal sorumluluklarını sağduyu ile taşımalarını gerektiriyor. Bazen en sahici destek, yaslı kişiye "bu senin acına hizmet etmiyor" diyebilmekle başlıyor... Bu konulara dair okunabilecek iyi bir kaynaktır; Judith Butler, Kırılgan Hayat: Yasın ve Şiddetin Gücü.
💜
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın, ev hapsi kararıyla cezaevinden tahliyesine karar verildi.
31 Mart 2024 seçimlerinde Üsküdar'da oyların yüzde 49,93’ünü alarak ilçedeki 20 yıllık AK Parti yönetimine son veren Dedetaş, 31 Temmuz'da tutuklanmıştı.
Tahliye kararını duyuran Dedetaş'ın avukatı Akın Atalay, "Müvekkilim Sinem Dedetaş için yaptığımız tahliye başvurusu üzerine kendisinin ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle cezaevinden tahliyesine karar verilmiştir" ifadelerini kullandı.
Dedetaş, önümüzdeki saatlerde Tekirdağ'daki Karatepe Kadın Kapalı Cezaevi'nden tahliye edilmesi bekleniyor.
Cumhuriyet’in 103. yılında, hiçbir çocuğun hayallerinin koşullarıyla sınırlanmadığı, hiçbir kadının kendi hayatını kurmak için başkalarının iznine ihtiyaç duymadığı, herkesin eşit, özgür ve onurlu yaşayabildiği bir ülke diliyorum, zor bir dilek şu andan bakınca. Her şey bir anda değişir; çünkü öyle oldu. Yaşasın Cumhuriyet! Büyük Atatürküme minnetle…
Çok anlamlı Cem Akaş huzurla dinlensin. Anlattıklarında ölüm karşısında bir teslimiyetten çok, yaşanmış bir hayatı sahiplenme hali var. Bizim kültürümüzde pek alışkın olmadığımız bir bakış. Ne mutlu ki kendisine, ölümünü kabullenmeye çalışırken hayatını değersizleştirmemiş.
Ah ne yazık ki, insanın kendi ölümüne ilişkin kabullenişi, geride kalanların onun ölümünü kabullenmesini kolaylaştırmıyor. Hem evlat hem eş kaybı yaşayan eşine sabır ve dayanma gücü dilerim. Büyük acı. Ölümle yüzleşen birinin huzuru onu sevenlerin yasını azaltmıyor…
Hayatta en çok ufkumu açan derslerden birini Cem Akaş'tan almıştım. Maalesef son röportajlarından birini yapmışız onunla: aposto.com/magazine/s/cem-ak…
Şimdi orada söylediği şu sözler kafamda çınlayıp duruyor.
şengül hablemitoğlu retweeted
Fon yolsuzluğu Amin Maalouf’la söyleşimizi hatırlattı: “Artık zengin insanlar kara para kazananlar. Sıradan, bildik işlerde çalışanlar, hayatta başarılı olamamış, tutunamamış görülüyor. Değerlerin bu dönüşümü korku verici. Bir ülkede sivil barış ve ülkeye bağlılığın sağlanması için, yapıcı ve gerçek bir işe sahip insanların toplumda en faydalı insanlar olarak görülmesi lâzım. Bu insanlar yasadışı yolla zenginleşen insanlardan daha çok saygı görmeli.”
Gelecek Fikirler’in tüm bölümleri peyderpey bu kanalda olacak, takip edin.
youtube.com/@GelecekFikirler
şengül hablemitoğlu retweeted
BİR TOPLUM NEYİN YASINI TUTAR?
Bu haftaki Çare Biziz Buluşmaları’nda, değerli akademisyen Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nu ağırladık.
“Bir Toplum Neyin Yasını Tutar?” başlıklı söyleşimizde; toplumsal hafızayı, kayıplarımızı, ortak acılarımızı, adalet arayışımızı ve geleceğe dair umutlarımızı konuştuk.
Toplumlar yalnızca kaybettikleri insanların değil; yitirilen güvenin, zedelenen aidiyet duygusunun, örselenen adaletin ve ellerinden alınan özgürlüklerin de yasını tutar.
Kıymetli bilgi birikimi ve ufuk açıcı değerlendirmeleri için Şengül Hocamıza yürekten teşekkür ediyorum. 💐
Dileğimiz ve çabamız; acıların değil umutların, korkunun değil güvenin, hukuksuzluğun değil adaletin hâkim olduğu bir Türkiye!
Toplumun yas tutmak zorunda kalmadığı; herkesin kendini güvende, hür ve eşit hissettiği günleri hep birlikte kucaklamak dileğiyle…
Biz, yalnızca kaybettiklerimizin yasını tutmak için değil, hak ettiğimiz geleceği kurmak için de bir aradayız.
@s_hablemitoglu
#ÇareBiziz
Neşenin içinde öfke; artık böyle yaşıyoruz. Çürümüyoruz belki ama, hastalanıyoruz. Çünkü insan yaşadıklarını, tanık olduklarını hayatına devam ederek geride bırakmış olmuyor. Bazen dayanmak zorunda kaldığımız şeyler, bizi hasta ediyor. Dayanmanın bile canına okudu memleket. Değeri yok artık. Kabul edilemez olanla yaşamaya alışmak, onu kabul ettiğimiz anlamına gelmediği için içimizde öfke birikiyor. Akacak yeri olmayan bir öfke; kaybettiklerimize, elimizden alınanlara ve artık eskisi gibi güvenemediğimiz şeylere boş bakıyoruz...
şengül hablemitoğlu retweeted
Birer birer eksilirken öylece bakakaldığımız zulmü durduramadığımız için bize de yazıklar olsun.
şengül hablemitoğlu retweeted
Murat Ağırel’den mesaj var:
“Yaptığım haber nedeniyle gözaltına alınmaya alıştım ancak yapmadığım haber nedeniyle gözaltına alınmak
ilk defa nasip oldu.
Hamdolsun! “
Hay maşşallah🧿
YENİ Parti milletvekilleri, Halk TV'ye kayyum atanmasını protesto etmek için Plan ve Bütçe Komisyonu’na ağız ve gözlerinde siyah bantlarla katıldı
Detaylar haberimizde 🔗 shorturl.at/v8a8v
şengül hablemitoğlu retweeted
TV izleyeyim dersin, kayyum atanır. İnternetten haber bakayım dersin, erişime engellenir. Oy vereyim dersin, butlan çıkarılır. Belediye başkanı seçeyim dersin, içeri atılır. Komedyene gülüp kafa dağıtayım dersin, tutuklanır. Paylaşımla tepki göstereyim dersin, hesabın kapatılır.
şengül hablemitoğlu retweeted
UCU BİZE DOKUNDU!
TBMM kürsüsünden dile getirilen iddiaları araştırmak gazetecinin görevidir. Ben de bunu yaptım.
Canlı yayında ulaştığım bilgileri iddia olarak aktardım. Bilmediğim konuda “Bilmiyorum” dedim.
Nitekim Sayın Bakan yatırım ilişkisini, iddiayı gündeme getiren milletvekili de ismi doğruladı.
Peki, ben hangi yalanı söyledim? Hangi suçu işledim?
Yayının kaydı ortada.
Suç duyurusunda,basın açıklamasında söylediğimi iddia ettikleri ifadeyi göstersinler, bugün kalemimi kırmaya hazırım!
Bugüne kadar hiçbir haberimden, sözümden geri adım atmadım. Atmam!
Habere belgeyle yanıt verilir, gazetecinin tutuklanması için kampanya yürüterek değil!Yargı, sosyal medya kampanyalarına göre değil, hukukla karar vermelidir.
Ayağıma kelepçe takabilirsiniz. Ama soruları ortadan kaldıramazsınız!
Bugünkü yazım
Murat Ağırel yazdı: Ucu bize dokundu!
cumhuriyet.com.tr/yazarlar/m…
şengül hablemitoğlu retweeted
▪️"Bir saniye bile pişman olmadım, hayatımda kendimi en az yalnız hissettiğim dönemdi"
▪️“Yöneticiler şakalar karşısında bu kadar kırılgan olabiliyorsa bu, komedinin gücünü gösterir”
▪️ “Gösterilerime gelen insanlar gündelik hayatlarında benden daha cesur davranırken ben giderek daha korkak biri oluyordum. Bu da kendimi ikiyüzlü hissetmeme neden oluyordu”
🔺 Deniz Göktaş, cezaevinden çıktıktan sonra ilk kez New York Times'a konuştu:
medyascope.tv/2026/10/11/den…
Atilla Taş ne büyük bir acı yaşıyor 😞 Allah sabır ve dayanma gücü versin. İnsan kaç yaşında olursa olsun, evladının karşısında hep anne, hep baba. İnsanın dili de kalbi de tutuluyor…
Edebiyat veya bir başka kategoride Nobel alınca, perendeler atmak mı gerek? Beklenti tam olarak nedir acaba🙄


























