Sofi retweeted
Bu nasıl bir “halk buluşması”?
Bir tarafta sofrada kuş sütü eksik, diğer tarafta karşılarında oturup izleyen insanlar..
Halkla buluşmak; halkın karşısında sofraya kurulup halkı seyirci konumuna getirmek değildir.
Ortaya çıkan görüntüde sınıfsal mesafe var, ayrıcalık var, güç gösterisi var. Patrimonyalizmden plütokrasiye, aristokratik temsil anlayışından paternalizme kadar ne ararsanız bulabilirsiniz.
Ama “halkla eşitlik içinde buluşma” duygusunu bulmak gerçekten zor.
Sofi retweeted
Biz kirada oturmadan sadece başımızı sokabilecegimiz bir ev isterken. Bunların fon aracılığıyla 3-5 ayda kazandıkları fahiş paraların hesabı sorulmalı. Reis artık bunları partiden ihraç etmeli.
Hatta partide ciddi bir temizlik yapılmalı bu konuda.
Fatma Betül İhraç edilsin.
Sofi retweeted
Yaşasın halkların kardeşliği!
Bijî biratiya gelan!
عاشت أخوّة الشعوب!
Suriye’de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşılıyorum.
SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmeler, yalnızca Suriye’nin geleceği açısından değil, bölgemizin huzuru ve güvenliği açısından da büyük önem taşımaktadır.
Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu; bütün etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye hem Türkiye’nin hem de bölge halklarının çıkarınadır.
Bu gelişmeler Türkiye açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır.
Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında çözmek zorundayız.
Türkiye’de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum.
Türkiye’nin kendi iç barışını güçlendirmesi, yalnızca ülkemiz için değil, Orta Doğu’nun barış ve istikrarı açısından da çok önemli bir güvence olacaktır.
Yıllar önce bu anlayışla Ortadoğu Barış ve İş birliği Teşkilatı’nı, yani OBİT’i, önermiştim.
Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin öncülüğünde kurulacak, zaman içerisinde bölgenin diğer ülkelerini de kapsayacak bir barış ve iş birliği yapılanmasının Orta Doğu’nun geleceği açısından tarihî bir ihtiyaç olduğunu bugün de düşünüyorum.
Çünkü Orta Doğu’nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir.
Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir.
Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin’de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran’a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, iş birliğinin ve ortak refahın coğrafyası hâline gelmesi mümkündür.
Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel iş birliğinden geçmektedir.
Vakit kaybetmemeliyiz.
Türkiye, Orta Doğu’da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır.
Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır.
Yaşasın halkların kardeşliği!
Bijî biratiya gelan!
عاشت أخوّة الشعوب!
Sofi retweeted
İstanbul’da imar planı adı altında yapılan ve binlerce yapının yıkımıyla sonuçlanan Prost Planı’nın onaylanma tarihi 7 Nisan 1938’dir.
Kararda imzası bulunan kişi Adnan Menderes değil, dönemin bakanlar kurulu ve Mustafa Kemal Atatürk’tür.
İlgili evrak:
You’re unable to view this Post because this account owner limits who can view their Posts. Learn more











