Ben bu olayı yıllar önce twiterda yazdım. Parayı veriyorsunuz ve sizin adınizı bir makaleye ekliyorlar. Ozellikle Hintliler makale yazma ve yayınlatma konusunda çok başarılı.
Taylor & Francis'in Bioengineered dergisi, makale fabrikası (paper mill) şüphesiyle 119 makaleyi daha geri çekti. Web of Science listesinden çıkarılan dergide inceleme sürüyor.
retractionwatch.com/2026/11/…
Görseldeki bilim insanı, Pakistan doğumlu bir fizikçidir ve MIT Fen Fakültesi dekanı olarak görev yapmaktadır. ABD’nin bilim ve teknolojide öncü olmasının nedenlerinden biri, dünyanın dört bir yanından yetenekli insanları ülkesine çekebilmesidir.
Ülkemizin de bu alanda ilerleyebilmesi için üniversitelerimizde farklı ülkelerden nitelikli bilim insanlarına yer verilmeli ve akademik rekabet desteklenmelidir.
Akademisyenlik, iş bulma kapısı olarak görülmemelidir.
Son bir haftadır yapay zekâdan yararlanarak fizik konularına yönelik simülasyonlar hazırlıyorum. Açıkçası yapay zekânın ortaya çıkardığı sonuçlar oldukça etkileyici. Fiziksel olayları görselleştiren, etkileşimli ve öğretici simülasyonları çok kısa sürede hazırlayabiliyor.
Bence önümüzdeki dönemde klasik eğitim, yani fizik, kimya ve biyoloji gibi temel bilimleri gerçekten öğrenmek çok daha fazla önem kazanacak. Çünkü yapay zekâ pek çok işi bizim yerimize yapabilecek. Ancak ondan doğru ve verimli yararlanabilmek için temel bilimleri iyi bilmek,
Bologna'ya geçeceksek aylardır derslerin Bologna planlarını yapıyorsak, öğretmen yetistirme sistemini de Avrupa sistemine benzetmeliyiz. Gerçi Amerikanin birçok eyaletinde de benzer sistem uygulanıyor. Nedir bu sistem?
Aslında biz de enstitü zamaninda uygulanan sistem.
ögretmen yetistirme modeli uyguluyorlar ve sıkı bilim eğitimi var. Amerika'nın bazı eyaletlerinde bizdeki gibi fen bilgisi ögretmenliği lisans programları var. Ancak incelediğinizde onların da fizik ağırlıklı, kimya agırlıkli, biyoloji agırlıkli, yer bilimleri ağırlikli
Fon skandalındaki isimler KVKK nedeniyle açıklanamıyorsa, Fatma Betül Sayan Kaya da mağdur sayılmaz mı?
Ben olsam, ismimi ifşa edenlere dava açmayı düşünürdüm. :))
Madem isim vermek sakıncalı, o hâlde en büyük mağdur, adı duyulan kişi!
Fon skandalına karışanların listesi KVKK gerekçesiyle açıklanamıyormuş.
İnsan ister istemez soruyor: Yapılanlar suçsa KVKK neden kalkan oluyor?
O zaman alkollü araç kullanırken yakalananları haber yapan gazeteciler de KVKK’yı ihlal ediyor demektir.
Ne güzel : Suç var, isim yok
Fon vurgunuyla ilgili açıklanması istenen o listeyi muhalefetin bildiğini düşünüyorum. Peki, bürokratların bu listeyi sızdırmadan sonsuza kadar saklayabileceğine kim inanıyor?
Belki bugün açıklanmaz, yarın da açıklanmaz… Ama elbet bir gün herkes o listeyi öğrenir.
Birkaç seneye kadar her isteyen sinema yönetmeni olacak. Kendi senaryosunu yazacak ve yapay zeka ile filmini yapacak.
Ne bir aktöre ne bir aktrise gerek olacak.
Ne sinema setlerine ne pahalı dekorlara ne ilginç mekanlara igtiyaç olacak.
Yabancı dili şebekeyle geçenler, doktora tezlerinde 30-40 sayfa intihal yapanlar.
Gözlerinin yaşına bakılmamalı.
🚨 KULİSLERDE KONUŞULAN ÇOK CİDDİ BİR İDDİA VAR!
Kamuda geçmişte yüksek lisans ve doktora yaptığını özgeçmişine gururla yazan bazı üst düzey isimlerin, son dönemde bu bilgileri özgeçmişlerinden ve unvanlarından çıkarmaya başladıkları konuşuluyor.
Yine kulislerde; sahte diploma, usulsüz yüksek lisans ve doktora belgeleri ile KPSS/KPDS başta olmak üzere sınav sonuçlarına ilişkin usulsüzlük iddialarının önümüzdeki dönemde daha kapsamlı biçimde soruşturulacağı ifade ediliyor.
Bunlar şimdilik teyide muhtaç kulis bilgileri. Ancak ortada görmezden gelinemeyecek bir gerçek var:
Türkiye sahte diploma ve sahte e-imza soruşturmalarını zaten yaşadı.
Şimdi iş yarım bırakılmamalı.
🔎 Özellikle kamuda kritik görevlere gelmiş kişilerin lisans, yüksek lisans ve doktora geçmişleri;
🔎 Üniversiteye kabul ve mezuniyet şartları;
🔎 Ders devamları, sınavları, tezleri ve danışmanlık süreçleri;
🔎 KPSS, KPDS ve benzeri sınav sonuçları;
🔎 Ve geçmişte kamuoyunda tartışmalara konu olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi lisansüstü programları dahil olmak üzere tartışmalı bütün dosyalar ayrım yapılmadan incelenmelidir.
Çünkü mesele yalnızca sahte bir kâğıt parçası değildir.
Mesele; yıllarca emek vererek yüksek lisans yapanın, doktora tezini yazanın, sınavlara hazırlanıp hakkıyla kazananın hakkıdır.
Birileri nüfuzunu, siyasi veya bürokratik bağlantılarını kullanarak hak etmediği diploma, unvan, puan veya makam elde etmişse bunun bedelini yalnızca devlet değil, dürüst insanların emeği ve gerçek akademik unvanların itibarı öder.
Hukuksuzluğun statüye, bağlantının liyakate dönüştüğü bir düzende sonunda diploma da unvan da makam da değersizleşir.
Bu yüzden çağrımız çok açık:
Kim olursa olsun, kimin yakını olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun…
Diplomasını, tezini, sınavını ve liyakatini ortaya koysun!
Hak ederek alanın başımızın üzerinde yeri var.
Hak etmeden alanın ise arkasında kim olduğuna bakılmadan hesabı sorulmalı.
Çünkü devletin itibarı, insanların kartvizitlerindeki unvanlardan değil;
o unvanların gerçekten hak edildiğine duyulan güvenden doğar.
Diplomalar incelensin.
Tezler açılsın.
Sınav kayıtları kontrol edilsin.
Hak edenle etmeyen birbirinden ayrılsın.
Türkiye’nin temizlenmesi gereken yerlerden biri de burasıdır.




