📍 En büyük kavramsal problem ve bu problemin ortaya çıkardığı kargaşa, seküler yaşam biçiminin cumhuriyet olarak anlaşılmasıdır.
📍 Tek parti döneminde seküler yasalar uygulamaya konulduğunda bu cumhuriyet sanıldı.
📍 Mesela ARAP Plütokratik Oligarşisine karşı Cumhuriyetçi bir duruş ile direnen ilk kişinin Peygamberimiz ve sahabeler olduğunu söylesem abartmış OLMAYACAĞIM.
Evet kavramları hakiki manası ile aldığımızda gerçekten öyledir.
📍 Öyle yapay zeka ile hazırlanmadı orijinal küpür.
Tek Parti döneminde öyle tarihsel araştırmalar yapılmış ki, Piramitlerin bile Türkler tarafından inşaa edildiğini arkeolojik bulgular ile tespit etmişler.
(Cumhuriyet Gaz. 21 Ocak 1937.s.7)
Hadi bunada yalandır deyin bakalım.
Cumhur kelimesi Arapça bir kelime ve halk anlamına gelir.
Laik kelimesi ise Grekçe "laikos" kelimesinden türemedir ve ruhban sınıfından olmayan anlamına gelir.
Bu arada dişlerinizi yaptırın, alkolden midir, sigaradan mıdır bilmiyorum ama çok kötü görünüyor.
👉 Devlet nedir,neden ve nasıl ortaya çıktı ve devlet kavramının tarihsel gelişim sürecini kronolojik olarak günümüze kadar olan kısmı açıklayın ( 100 puan)
Başarılar 👍
Muazzam bir şekilde özet bu şekilde hazırlanır 🫶
1921: Hepimizin anayasası…
1924: “Sadece bizim” Cumhuriyetimiz…
1938: Tek parti Cumhurşyeti
1950: Çoğulcu Cumhuriyet girişimi
1961: Askerin Cumhuriyeti…
1982: Darbenin Cumhuriyeti…
1987: Özal’ın Cumhuriyeti…
1993: Savaşın Cumhuriyeti…
2003: Adalet ve Kalkınma Cumhuriyeti…
2007: Cemaatin Cumhuriyeti…
2016: Darbe girişiminin gölgesinde Cumhuriyet…
2023: “İkinci Cumhuriyet”…
2027: Demokratik Cumhuriyet…
Yeniden hepimizin olması dileğiyle...
#CumhuriyetBayramı
📍 Millet ve Toplum kelimesi birbirlerinden farklı olduğu için haklısın ama kavramlar üzerinden haklısın.
Kürtler konusunda değil.
Senin ortaya koyduğun düşünce ile hareket edersek, Türklerde millet değil, kabilelerden müteşekkil toplumsal öznelerden oluşuyor.
Bir çok Türk boyu var, 16 devlet kurmuşlar ama hepsi birbiriyle mücadele edip birbirini yoketmiş.
Klasik Türklerde millet ve Ulus bilinci yoktu.
Yoksa Göktürkler, Sasaniler ile ittifak kurup Akhunları yıkmazdı.
📍 Devlet nedir?
📍 Neyin üzerine kurulur?
📍 Devletin temel amacı nedir?
📍 Neden ortaya çıktı.
👉 Gibi sorular karşısında "Ne mutlu bilmem neyim" diye kem küm edenler ve devleti etnik bir TANIM (Salt Ulus-Devlet) zannedenlerin mutlak suretle siyasal düşünceler tarihi dersini alması lazım.
👉 Bunlara Devletin hakiki manasını öğretmek için öncelikle Sokrates'ten başlayıp,ibnü'l-halduna, Hobbes, Voltaire, Rousesseau ve Kant' a kadar olan düşünsel gelişim aşamasını öğretmeye ADAYIM.
📍 Konuşacağız, tartışacağız ve böylelikle hakikatlere ulaşacağız.
Bilgi ile, Belge ile, Kaynak ile. hakaret küfür gibi argümanlar ile değil.
Hakaret ve küfür konuşacak, söyleyecek hiç bir şeyi olmayanların başvurduğu bir monolog yöntemidir.
O tür insanlarla ile bırak muhattap olmayı, yorumunu bile okumam.
📍 Kürtlere yönelik, Tarihte kurduğunuz bir devletiniz yoktur. Saçmalığını sonlandırmak adına bu bilgileri isteyen, istediği kaynaktan araştırabilir.
👉 Biraz okuyun ve gerçek tarih öğrenin.
📍 "Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz"
Bu söz aslında 7 kişinin bulunduğu gizli bir akşam yemeğinde söylenmiştir.
Bu cümle söylenirken Kazım Karabekirin haberi yoktu.
Hatta ertesi gün top seslerini duyan kazım karabekir yanındakine ;
-Bu top sesleri neyin nesidir diye sorar.
Yanındaki'de.
-Cumhuriyet İlan edildi paşam cevabını verir.
Kazım Karabekir Cevaben;
-Ama biz öyle konuşmamıştık der.
Sonrası malum.
Mustafa Kemal ile Kürt ileri gelenleri arasında daha öncesinden görüşmeler yapılıyordu ve cumhuriyet rejiminde kürtlerin statüleri, yurttaşlık konuları müzakere ediliyordu.
Mustafa Kemalin, Şeyh Said öncülüğünde Müteddeyin kürtlerin bölgede ki faaliyetlerinden haberi vardı.
Bölgedeki Müteddeyin kürtler (Sekülerizm henüz kürtler içinde yoktu) "Anasır-ı İslam" yani islam birliği çatısı altında Türkler ile beraber cumhuriyet rejimi kurmayı düşünüyorlardı ve bunun için görüşmeler yapılıyordu.
Ama ne olduysa Piran hadisesi vuku buldu. Tertiplenen bir plan ile Hapishaneden iki mahkumun firar etmesi ve Şeyh Saidin kardeşine sığınması sağlandı, sonra o mahkumlar teslim alınmak istendi ama bir anda bir komplo ile teslim almaya gelen jandarma komutanı öldürüldü ve böylelikle isyan patlamış oldu.
Şeyh Said, Şark istiklal mahkemesinde ki ifadesinde"Amacımız kan dökmek isyan çıkarmak değildi, ama bir anda kendimizi içinde bulduk" diyordu.
Buda bu isyanın İngiliz iltisaklı değil, bilakis takrir-i sukün kanununu devreye sokmak ve hem muhalefeti, hemde kürtleri tasfiye etmek için plandan bir komplo olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
İsmet İnönü kendi anılarında "Şeyh Said isyanı ile İngilizler arasında bir ilişki bulamadık" diye ifade eder.
Şeyh Said isyanı ile İngilizler arasında bir ilişki yoktur tezini....
İngilizlerin isyanın sebebini sorduklarında.
Hariciye nezaretinin (Şükrü kayanın anıları) cevaben "Bu dini amaçlı bir kalkışmadır" yönünde ki cevap telgrafı ile destekleyebiliriz.
Bu isyanı İngilizler tertip etmiş ise sebebini niye sorsunlar ki veya dini kalkışma olduğunu öğrendikten sonra niye destek versinler?
İç kamuoyuna ise bu isyanın amacının" Bağımsız Kürdistan kurma amaçlı olduğu propangası yapılarak"
İsyana hem iç hemde dış desteğin kesilmesi amaçlandı.
Şeyh Saidin İngiliz ajanı olması mümkün değil.
Neden mi?
Bölgede istihbarat faaliyeti sürdüren, Kürtleri sürekli Türklere karşı kışkırtma çabası içinde olan ve faaliyetlerinden haberdar olmalarına rağmen İngiliz istihbarat subayı olan Binbaşı Noel'e dokunamayanlar, Şeyh Said'i idam edebilirler miydi?
Şeyh Said isyanı komplo ile patlatılarak önce kürtler tasfiye edilmek istendi çünkü sonrasında uygulanan şark ıslahat planı ile bu denendi ama başarılı olunamadı.
Sonrasında ise Takrir-i Sükun kanunu ile beraber Türk Muhafazakar Müteddeyin kesim tasfiye edilmek istendi.İzmir Suikasti planı ile.
Böylelikle Tek Partinin yani CHP'nin 1946 yılına kadar yürürlüğe koyacağı kanunlar önünde hiç bir engel kalmayacaktı.
Bugün ise modern Binbaşı Noeller Türkçülük adı altında her türlü provakasyonu yaparak bu ülkeyi bölmeye çalışmaktalar.
Bu tür hesaplar böyle paylaşımlar ile kamoyunda kürtler kürtler aslında Özal döneminde ülkeye girdi algısı oluşturmaya çalışıyor.
Ama benim dedem taaaaa 2.Mahmut döneminden beri AMED Lice imiş.
Ve biz Köken olarak kürdüz nasıl olacak.
Surda haksız yer işgallerine karşı geliştirilen çalışmayı, bende destekliyorum 👍
BASINA VE KAMUOYUNA
SUR’UN TARİHİ DOKUSUNU VE KAMUSAL ALANLARINI KORUMAK ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi tarafından tarihi Suriçi’nde kaldırım işgallerinin önlenmesi, yaya güvenliğinin sağlanması, kamusal alanların düzenlenmesi ve tarihi kent dokusunun korunması amacıyla yürütülen çalışmaları destekliyoruz.
Sur, Diyarbakır’ın en önemli tarih, kültür, turizm ve ticaret merkezlerinden biridir. Tarihi sokaklarımızın ve kaldırımlarımızın herkesin güvenli ve engelsiz kullanımına açık olması, hem kent yaşamı hem de turizm ve ticari hayatın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Bugün Gazi Caddesi’nde yaşanan gelişmelerin ardından, başta bölgede faaliyet gösteren esnafımız olmak üzere tüm yurttaşlarımızı, yerel yönetimlerimizin yürüttüğü çalışmalara duyarlılıkla yaklaşmaya, kamusal alanların korunmasına katkı sunmaya ve sağduyulu davranmaya davet ediyoruz.
Sur’un tarihi kimliğini korumak ile ticari hayatını güçlendirmek birbirini tamamlayan hedeflerdir. Bu doğrultuda yerel yönetimlerimizin çalışmalarını desteklemeye, esnafımızın hassasiyetlerini gözeten ve ortak akla dayanan kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.
Sur hepimizin ortak mirasıdır. Bu mirası korumak ve gelecek kuşaklara taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Türk tarihini, İttihatçi Ulusalcı siyasal Türkçülerden daha iyi biliyorum.
Orta Asya Türklüğünü, kültürel özellikleri yaşam biçimlerini, geleneklerini, inanç biçimlerini bir tarihçi olarak hepsinden daha iyi biliyorum.
İbni Fadlan'dan, İbni Batuta'ya, Marco Polo'dan, Evliya Çelebiye ve ismini yazmayacağım bir çok gezginin seyahatnamelerinin orijinalini okudum.
Ve şuna emin oldum. Bu İttihatçılar en çok Türk kardeşlerimizin tarihlerini çarpıtmışlar.
Bu göçmenler en çok Türk kardeşlerimizi mağdur etmişler.












