Ulvi Saran (@ulvisaran) header
Ulvi Saran (@ulvisaran) profile picture

Vali (E) /Kamu Araştırmaları Vakfı (KAV) Başkanı/ Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi/ Bilgi teknolojileri /Değişim trendleri/ Yenilikler/Sosyal medya

Ankara
Joined November 2011
Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)Photo by Ulvi Saran (@ulvisaran)
Her zaman söylüyorum: Taksi şoförleri, Türkiye’nin hem turizm elçileri hem de ulusal kimliğinin ve davranış kültürünün temsilcileridir. Nasıl mı? Taksi şoförleri, Türkiye’ye her yıl gelen on milyonlarca yabancı ziyaretçinin önemli bir bölümünün, ülkemizde bulundukları süre boyunca temas ettiği belki de birkaç kişiden biridir. Hatta bazı ziyaretçiler, ülkemiz insanıyla ilk ve son doğrudan temaslarını bir taksi şoförüyle kurarak ülkelerine dönerler. Dolayısıyla bir taksi şoförünün yolcusuna karşı tutumu, yalnızca bireysel bir davranış değildir; yabancı ziyaretçinin Türkiye ve Türk insanı hakkında edineceği izlenimi doğrudan etkileyen bir davranıştır. Kısa mesafeye gitmek isteyen yolcuyu almamak, kaba ve nezaketsiz davranmak, taksimetre açmamak, yolu gereksiz yere uzatmak, fazla ücret talep etmek veya yabancı olmasından yararlanarak yolcuyu aldatmaya çalışmak, yalnızca ilgili kişiyi mağdur etmez; ülkemizin itibarına da zarar verir. Çünkü yabancı bir ziyaretçi, karşılaştığı bu tür olumsuz davranışları çoğu zaman yalnızca o taksi şoförüne değil, ziyaret ettiği ülkeye ve insanlarına ilişkin genel bir izlenime dönüştürebilir. Buna karşılık güler yüzlü, dürüst, yardımsever ve saygılı bir taksi şoförü de ülkemiz hakkında son derece olumlu ve kalıcı bir izlenim bırakır. Elbette görevini dürüstlükle ve özenle yapan çok sayıda taksi şoförümüz var. Ancak bir kesimin olumsuz davranışları, bütün mesleğin itibarını ve ülkemizin turizm imajını zedeleyebiliyor. Özellikle COP31 gibi dünyanın dört bir yanından binlerce yabancı konuğun katılacağı uluslararası organizasyonlar öncesinde, bu sorumluluğun çok daha fazla bilincinde olunması gerekiyor. Burada en büyük görev ve uyarı sorumluluğu da elbette Taksiciler Meslek Odası yönetimlerine düşüyor.
Antalya’dan merhaba. Taksi esnafımızın kendine çekidüzen vermesi lazım. COP31’e bu kafayla başlamamalıyız. Umarım, yetkili kişiler bu kardeşlerimizi uyarır.
1
3
757
2 memuriyet kadrosuna 8 binin üzerinde başvuru… Çoğu kişi de kazanma ihtimali çok düşük olduğu için başvurmamıştır. Çalışma şartlarının rahatlığı ve maaş miktarı yönünden kamu personeli olmanın piyasada hiç alternatifi yok.
3
9
1,417
Farazi, ama oldukça trajik bir canlandırma...
Have you ever wondered why there were no dinosaurs on Noah’s Ark? Well the reason was because, Noah saved every creature but the dinosaur was too big to be saved. So it was left to perish.
2
1,934
Medyada orta sınıf yoktur. Ya zirve, ya dip. Ya çok az sayıdaki bahtlı, yüksek gelirli ve isim yapmış medya mensuplarından biri olursunuz. Ya da çok düşük maaşlara talim eden, “medya emekçisi” kitlenin, isimsiz ve güvencesiz bir elemanı olursunuz.
Televizyonculuk dersi verenlerin haberi var mı bilmem ama haber merkezlerinde muhabir, kameraman, kurgucu maaşları 50-60 taş çatlasın 70 bin lira! Bazı bilindik haber ajanslarında maaşlar daha da berbat... 35-40 bin lira alan 10 yıllık, 15 yıllık deneyimli muhabirler var. Ekrandaki ışıltılı dünyanın arkasında kirasını bile ödeyemeyecek koca bir emek ordusu var. Önce bu gerçekleri görün...
6
1,036
Matematikçilerin 18 yıldır çözmeye çalıştığı Aaronson–Ambainis hipotezinin, bir yapay zekâ sistemi tarafından ispatlandığı açıklandı. 2008 yılında ortaya atılan hipotez, kuantum bilgisayarların rastgele ve belirli bir yapısı bulunmayan problemlerde klasik bilgisayarlara karşı ne ölçüde üstünlük sağlayabileceğini sorguluyor. 6 Kasım 2026’da PSI adlı şirket, Anthropic’in henüz kamuya açılmamış bir modeliyle çalışan yapay zekâ sisteminin üç gün içinde tam bir ispat geliştirdiğini duyurdu. İspatın, matematiksel doğruluğu adım adım denetleyen Lean yazılımıyla doğrulandığı belirtildi. Bu gelişme, yapay zekânın yalnızca mevcut bilgileri işleyen değil, yeni matematiksel sonuçlar üretebilen bir araştırma aracına dönüşebileceğini gösteriyor. Matematikçi Terence Tao’nun da dikkat çektiği gibi, matematiğin geleneksel araştırma anlayışı değişiyor. Yapay zekâ ispat süreçlerinde daha fazla rol üstlenirken, insanın doğru soruları sorma, sonuçları yorumlama ve yeni araştırma alanları belirleme sorumluluğu önemini koruyor. psi.inc/research/aaronson-am… businessinsider.com/anthropi…
1
805
1400 ışık yılı uzakta, Kepler-452b gezegeni… Aramızdaki uzaklık; teleskopla gördüğümüz görüntüye ait ışığın, bundan 1400 yıl önce gezegenden dünyamıza doğru yola çıktığını ifade ediyor. Aynı şekilde, oradan teleskopla bize bakan biri de bundan 1400 yıl önceki dünyayı, insanlık eserlerini ve uygarlıkları görür. NASA’nın 2015’te Kepler teleskobuyla keşfettiği bu gezegen “Dünya’nın daha büyük, daha yaşlı kuzeni” diye adlandırdı. Yaşanabilir bölgede olduğu, sıvı ve su bulunduğu düşünülüyor. Fotoğraftaki detaylı kıtalar, okyanuslar ve bulutlar sanatçı çizimi, yani temsili bir görüntü… nasa.gov/news-release/nasas-…
2
7
1,502
Stargate tarzı yapay solucan deliği, anında yıldızlararası ulaşım sağlayan portal teknolojisini geleceğin ulaşım yöntemi olarak sunuyor. Bu gerçek bir bilimsel gelişme, haber veya teknoloji tanıtımı değil; spekülatif bir vizyon paylaşımı. Yani, fütüristik bir “gelecek teknolojisi” tahmini.
Nuestro próximo medio de transporte. Ninguno de nosotros estará aquí para verlo, pero ocurrirá.
3
1,596
Türkiye’de kamu kuruluşları hantaldır ve refleksleri zayıftır. Adeta “bakar kör” gibi, takip etmek ve denetlemekle yükümlü oldukları olayları seyrederler. Ne zaman bir skandal patlak verir ve ortalık allak bullak olursa; meydana gelen tahribatın boyutlarını ölçmek üzere harekete geçerler. “Kim, nereden geldi, ne yaptı?” “Kim, kime ne dedi?” falan filan.
3
17
1,872
Geleneksel Çaykara/Dernekpazarı evi. Yanında “serender” de var. Foto: Hakan İpekçi
1
17
1,170
Ulvi Saran retweeted
Kamu personeline genel bir ilke olarak asgari ücrete göre belli bir katsayı ilişkisi çerçevesinde maaş ödenmesi doğru bir yaklaşım. Ama en düşük devlet memuruna asgari ücretin 3-3.5 katı gibi, kabul edilemeyecek ölçüde ve dünyada örneği bulunmayan bir ödeme yapılması doğru değil. Öncelikle asgari ücret, piyasanın ödeme şartları göz önünde bulundurulsa da; olabildiğince insani geçim düzeyine yakın bir tutarda belirlenmeli… En düşük devlet memuru maaşı, asgari ücretin makul bir oranda üzerinde olmalı. Avrupa ülkelerinde asgari ücretle en düşük devlet memuru maaşı arasındaki farkın %20-25 oranında olduğunu unutmayalım. Bizim için elbette bu oran geçerli olmaz. Ama önerildiği gibi, kat be kat fark olması da doğru değildir. Diğer memurlara, orta ve üst kademe yöneticilik ve uzmanlık pozisyonlarında olan kamu personeline ise; -Uzmanlık birikimleri, -Üstlendikleri görevin önemi, -Kullandıkları yetkiler, -Taşıdıkları sorumluluk, -Temsil fonksiyonları çerçevesinde, en düşük devlet memuru maaşına göre belli katsayılarla artan maaş düzeyleri belirlersiniz. Ama en düşük devlet memuru maaşını, asgari ücretin 3.5 katı gibi alabildiğine mübalağalı bir rakam olarak belirlerseniz bu işin içinden çıkamazsınız. Bu durumda üst düzey yöneticilerin maaşları, Afrika ülkelerindekine benzer ve en düşük maaş tutarına göre astronomik düzeylere yükselir. Önerdiğiniz katsayılara göre yapıldığı takdirde, kamu personel gideri bütçesini 2-2.5 katına çıkarmanız gerekir. Bu durumda bütçe toplamının %30’una yaklaşan personel giderleri (sağlıklı bir bütçede %15’i geçmemelidir) devlet hazinesini iflasa sürükler. Unutmayalım Avrupa’da ve gelişmiş ülkelerde; -En düşük devlet memuru maaşı asgari ücretin % 20-25 üzerinde, -En yüksek devlet memuru maaşı ise, en düşük devlet memuru maaşının ortalama 4-4.5 katı kadardır.
Kamuda Maaş Reformu Geliyor. Bana göre 🚩Milletvekili 20 asgari ücret 🚩Vali 15 asgari ücret 🚩Kaymakam 10 asgari ücret 🚩Genel müdür 10 asgari ücret 🚩Uzman doktor 10 asgari ücret 🚩General 10 asgari ücret 🚩Kariyer memurları 9 asgari ücret 🚩Şube Müdürleri 9 asgari ücret 🚩Emniyet müdürü 9 asgari ücret 🚩Hakim-Savcı 8 asgari ücret 🚩Albay 8 asgari ücret 🚩Doktor 7 asgari ücret 🚩Binbaşı 7 asgari ücret 🚩Avukat 6 asgari ücret 🚩Baş Öğretmen 6 asgari ücret 🚩Başkomiser 6 asgari ücret 🚩Yüzbaşı 6 asgari ücret 🚩Uzman Öğretmen 5 asgari ücret 🚩Astsubay 5 asgari ücret 🚩Öğretmen 4 asgari ücret 🚩Hemşire 4 asgari ücret 🚩Vaiz 4 asgari ücret 🚩Polis 4 asgari ücret 🚩En düşük memur 3 asgari ücret Ham maaş almalı Bunun üzerine kendi rütbelerine ve yetkilerine göre ek ödemeler gelmeli. Savunma sanayi dışındaki kamu işçileri ve Türkiye'deki tüm belediye çalışanları en düşük memur maaşına endekslenmeli. ikramiye,tediye Giyim ve yakacak yardımları tüm Memurlara istisnasız aynı miktarda verilmeli.
72
22
2
220
189,951
Emniyetin teşkilat yapısının şu veya bu şekilde olması, adının genel müdürlük veya başkanlık olması önemli değil. Önemli olan: -Kayıt, kâğıt-kürek işlerinden kurtulması, -Her şey olup bittikten sonra tutanak tutmak üzere gelmek yerine; vukuat olmadan önce olaylara müdahale etmesi… -Mafya, sokak çeteleri ve tahsilat şebekelerine geçit vermemesi…
Emniyet Genel Müdürlüğü 'Başkanlık' olacak. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin kurumda başlattığı revizyon çalışmaları kapsamında 400 Bin personeli bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü Başkanlık statüsüne geçirilecek. Bakan Çiftçi, göreve geldikten kısa bir süre sonra Hayat 112'yi devreye almış, ardından 112 Acil Çağrı birimini Genel Müdürlüğe dönüştürmüştü. 12-36 çalışma sistemini arttıran Bakan Çiftçi, bu sisteme geçilemeyen birimlerde fazla mesai ücreti verilmesi için de planlama yapıyor. İkinci şark hizmetini büyük oranda kaldırılırken İstanbul, Ankara ve İzmir'de POLSAN aracılığıyla polislerin uygun koşullarda ev sahibi olabilmesi için toplu konutlar yapılacak. Ayrıca Emniyet Teşkilatında kadın oranının artması için de imkanlar oluşturulacak. Bakan Mustafa Çiftçi'nin çeşitli programlarda bahsettiği hazırlık ve planlamalar teşkilatta takdirle karşılanıyor ve ümitle bekleniyor. @mustafaciftcitr
4
5
44
5,258
Aylık milyonlarla ifade edilen haksız gelir, insanı yoldan çıkarır: -Uyuşturucuya da alışır, -Fonda para da batırır, -Eskortlara da harcar
Sendika genel kurulunda eskort iddiası: Üyelerin aidatlarıyla neler yapılıyor? Uzunca bir süredir sendikaların yeterince denetlenmediğini yazıp duruyorum. Ancak bir arpa boyu yol alınamadığını da görüyorum. Sendika genel kurulunda eskort iddiası ortalığı fena halde karıştırdı. ahmetunlu.net/yazilar/sendik…
5
1,801
Şu insafsızlığa bakar mısınız? Kanser hastalarının kullandığı ilaçlar, son kullanma tarihi geçtikten sonra yeniden piyasaya sürülmüş. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlattı. İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele birimi, İstanbul merkezli olmak üzere 11 ilde eş zamanlı operasyon yaptı. Soruşturmada 24 şüpheli var. Bunlardan 3'ü kamu görevlisi. 4 şirket ve 5 iş yeri de dosyanın içinde. Şüphelilerin hesaplarında, beyan ettikleri işlerle uyuşmayan yaklaşık 650 milyon liralık işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda 22 kişi gözaltına alındı, 2 kişi de sonradan yakalandı. Konu neden bu kadar ağır? Çünkü kanser ilacı sıradan bir ilaç değil. Dolayısıyla kullanım süresi dolan ilacın, etken maddesi bozuluyor. Hastanın tedavisini farkına varılmadan boşa çıkarabilir. Hasta da doktor da bunun farkına varmayabilir. Soruşturma dosyasında kamu görevlilerinin bulunması, meselenin yalnızca birkaç açgözlü tüccarla sınırlı olmadığını gösteriyor. Zincirin bir halkası çürüyünce bütün sistem zarar görüyor. aa.com.tr/tr/gundem/tarihi-g…
1
2
14
1,066
Annem 92 yaşında… -Balık veya tavuk yedikten sonra artıklarını çöp kovasına dökmek istediğimizde uyarıda bulunur: “Çöpe dökmeyin, dışarıda kediler var; onlara ayıralım.” -İşlemden geçirilen, kaynatılan bazı bitki ve meyvelerin posasını atmak istediğimizde; “Zayi etmeyin, bahçedeki meyve ağaçların dibine dökün gübre olsun” der. -Pazar veya market alışverişinde içine meyve ve sebze konan şeffaf naylon poşetlerin tozunu alır, yıkar ve daha sonra kullanmak üzere çekmeceye kaldırır. Hiç biri aklımıza gelmeyen şeyler. Bunların gerçek “sıfır atık,” “geri dönüşüm,” “karbon sıfır” felsefesi olduğuna şüphe var mı?
#COP31 herkesin dilinde… Hanımların gününde, dünyanın gündeminde. 9-20 Kasım’da Antalya’da buluşuyoruz. @turkiyecop31
2
5
1
75
5,210
Neden cari açık veriyoruz? Ticaret Bakanlığı, Ekim ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı. Türkiye ekimde 25 milyar 885 milyon dolarlık ihracat yaptı. Bu, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artış demek. Aynı ay ithalat 32 milyar 584 milyon dolar oldu. Yani sadece ekimde yaklaşık 6,7 milyar dolar dış ticaret açığı verdik. Yılın ilk on ayına bakınca tablo daha net görünüyor. Ocak ile ekim arasında ihracat 236,8 milyar dolar, ithalat 314,5 milyar dolar oldu. Açık yaklaşık 77,7 milyar dolar. Artış sevindirici, ama asıl soru değişmiyor: Neden sattığımızdan çok daha fazlasını almak zorunda kalıyoruz? Karşılaştırma için Tayvan'a bakalım. Yaklaşık 23 milyon nüfuslu bu ada 2025'te 640,7 milyar dolar ihracat yaptı ve 157 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. Biz aynı yıl 273,3 milyar dolar ihracata karşı 92,2 milyar dolar açık verdik. Aradaki fark miktarda değil, ürünün niteliğinde ve katma değerinde…Tayvan çip satıyor, biz ise yükte ağır-pahada hafif şeyler ihraç ediyor, çoğu zaman o çipi içeren ürünü ithal ediyoruz. Adet ve tonaja bakınca sayılar artar, ama değer zinciri yükselmez. Mesele ne kadar sattığımız değil, ne sattığımız. ticaret.gov.tr/haberler/2026…
3
2
10
1,935
19 Yeni il ne kadar gerekli? Türkiye'de 19 ilçenin il yapılması ve 78 yeni ilçe kurulması önerildi. Öneri hayata geçerse il sayısı 81'den 100'e, ilçe sayısı 922'den 1000'e çıkacak. Listede Polatlı, Alanya, Tarsus, Fethiye, Bandırma, Siverek, Elbistan ve Midyat gibi büyük ilçeler var. Ölçüt olarak nüfus, gelişme potansiyeli, coğrafi durum, hizmete erişim ve stratejik konum gösteriliyor. Son kararı kanunla TBMM verecek. Konunun gündemde olmasının bir nedeni de şu. Türkiye'de en son il 1999'da Düzce oldu. Yani 27 yıldır yeni il kurulmadı. 1989 ile 1999 arasında ise 14 yer il yapılmıştı. Aynı günlerde belediyelerde mali disiplin ve denetimi artırmayı amaçlayan bir yerel yönetim düzenlemesi de konuşuluyor. İkisi birlikte aslında aynı soruyu soruyor: “Devlet vatandaşa nasıl daha yakın, daha hızlı ve daha hesap verebilir hizmet götürebilir?” Yeni bir il; valilik, il müdürlükleri, onbinlerce yeni kadro ve bütçe demektir. Bunlar iyi planlanmaz ve yeni iller, “Hadi bölgeden gelen isteklere kulak verelim” anlayışıyla yapılırsa, kamu kaynakları heba edilmiş olur. aa.com.tr/tr/gundem/mhp-gene… haberturk.com/gundem/devlet-…
1
1
11
1,858
Bir an “Ümit Özdağ mı?” diye tereddüt edilebilir.))
78 yaşındaki dünya şampiyonu Hayrettin Sönmez’in, Kazakistanlı rakibini hiç zorlanmadan yendiği anlar… Sönmez, galibiyet sonrası asker selamı verdi.
1,962