Biz yapay zekâyı bizim gibi konuşup yazması için eğitiyoruz ama farkında olsak da olmasak da yapay zekâ da bizim yazma şeklimizi değiştiriyor. Yani etkileşim tek taraflı olmuyor, biz de ondan bir şeyler kapıyoruz. Özellikle metinlerde şu an tekdüzeleşme yaygın. İnsanlar arasındaki özgün ifade farklılıkları azalıyor ve bunlar bilimsel olarak da kanıtlandı.
Şimdilik konuşma tarafında çok büyük değişiklik görmüyorum ama yazı tarafında insanların yaşadıkları metinler yapay zekâ öncesi döneme göre birbirine daha çok benziyor. Bence zamanla bu bizim doğal, normal veya profesyonel algımızı da değiştirebilir.
Benim işim yapay zekâ ve normalde onu doğallaştırıyoruz hem ses hem yazı için ama o da bizi kendine benzetiyor. Yakın gelecekte diller yapay zekâ öncesinden çok farklı ve biraz renksiz olacak. Sokakta ağzında bunu gözlemlemek için daha çok zaman var ama önce yazıda sonra konuşmada mutlaka bu bilinçsiz dönüşüm yaşanacak.
Tekerlek, elektrik, nükleer enerji, akıllı telefonlar... Hepsi dünyayı şekillendirdi ve dönüştürdü ama bence yapay zekâ kadar insanı, insana bakış açımızı ve hayatımızın her alanını dönüştüren bir icat yok. Bu bir övgü ya da yergi değil, sadece bir tespit. Çünkü olumlu veya olumsuz yönde demiyorum, hepsi iç içe...
Bu devirde tren kazasına insan kurban etmek kabul edilebilir bir şey değil. Geçtiğimiz yıllarda çok benzer sebep ve ihmaller yüzünden Yunanistan'da da bir tren kazası olmuş ve çoğu öğrenci 57 kişi hayatını kaybetmişti.
İnsanlar trene ucuz, hızlı ve güvenli diye biniyor ama birileri işini yapmıyor, sinyalizasyon çalışmıyor veya başka teknik sorunlar oluyor diye canlarından oluyorlar. Sorumluların cezasını çekmesini ve bir daha asla benzerinin yaşanmaması için önlemlerin alınmasını diliyorum. İspanya halkına geçmiş olsun Ölenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyorum.
28 Ekim 1940 gece 3.00 sularında Mussolini yönetimindeki Faşist İtalya, Yunanistan'a ültimatom vererek İtalyan ordusunun ülkenin stratejik noktalarına girmesine izin verilmesini istedi. Dönemin Başbakanı Ioannis Metaksas, "Alors, c'est la guerre", yani "Öyleyse bu savaş demek" yanıtını vererek işgale karşı çıktı.
Bunun üzerine sabah saatlerinde İtalyan ordusu Arnavutluk üzerinden Yunanistan'a girdi. Yunan ordusu 13 Kasım'a kadar büyük bir direniş göstererek İtalyanları durdurduktan sonra 14 Kasım'da karşı taarruza geçti ve İtalyanları Arnavutluk içlerine kadar geri püskürttü. 22 Kasım'da Arnavutluk'un Korçë şehri Yunanistan'ın kontrolüne geçti. Ardından 6 Aralık'ta Sarandë, 8 Aralık'ta ise Gjirokastër Yunan kuvvetlerinin eline geçti. İtalyan ordusu Arnavutluk içinde geri çekilmek zorunda kaldı.
Ocak 1941'e gelindiğinde soğuk, kar ve ikmal sorunları Yunan ordusunun ilerleyişini yavaşlatmış, cephe büyük ölçüde sabitlenmişti. Buna rağmen Yunanistan, Arnavutluk'taki kazanımlarını koruyordu.
Mussolini'nin ültimatomuna "Όχι" (Ohi: Hayır) diyen Başbakan Ioannis Metaksas, 29 Ocak 1941'de hastalık sonucu hayatını kaybetti.
9 Mart 1941'de Mussolini son büyük taarruzunu başlattı. Ancak Yunan ordusu direndi ve İtalyanlar bir kez daha başarısız oldu. Bunun üzerine 6 Nisan 1941'de Hitler'in Nazi Almanyası, Bulgaristan üzerinden Yunanistan'a saldırdı ve Yunan ordusu İtalyanlar ile Almanlar arasında iki cephede savaşmak zorunda kaldı.
Ardından Yunanistan için işgal, direniş ve katliamlarla dolu karanlık yıllar başladı. Atina, 12 Ekim 1944'te özgürlüğüne kavuşacaktı. (Sonra da İç Savaş yüzünden ülkedeki karışıklık devam edecekti).
Metaksas'ın İtalyan ültimatomuna "Hayır" demesi ve Yunan ordusunun direnişi, İkinci Dünya Savaşı'nda Mihver devletlerine karşı mücadelenin önemli dönüm noktalarından biri oldu. Yunanistan'ın kendisinden çok daha güçlü bir işgal ordusuna karşı gösterdiği direniş, Avrupa'da büyük yankı uyandırdı.
Bu direniş, daha sonra İngiltere Başbakanı Winston Churchill'e atfedilen, ancak kendisine ait olduğu tarihsel olarak doğrulanamayan şu ünlü sözle anılacaktı:
"Yunanlar kahramanlar gibi savaşmaz, kahramanlar Yunanlar gibi savaşır."
Χρόνια πολλά, Ελλάδα! 🇬🇷
Aile evinde bizi markete gönderiyorlardı artık ben yapay zekâyı markete gönderiyorum. Zevkime göre menü çıkarıyor, evdeki eksikleri, neler olduğunu falan bilip ona göre alışveriş yapıyor, ben sadece kapıdan teslim alıp tarifleri yapıyorum. Bütçe yönetiminde yeni döneme geçtim
Ben de böyle düşünüyorum. Hayvan sahipleri yanındakinin hayvan olduğunun bilincinde ve sorumluluğunda olmalı. Pek çoğu gerizekalı oluyor, insan gibi sanıyor. Böyle istismar ederlerse mekanlara girişi haklı olarak yasaklanmaya başlar
Bunlar için kendinizi üzmeyin. Başkanı satılmış, hocası yetersiz olduğu için göreve getirilmiş bir takım böyle olur zaten. Salla gitsin.
Aziz ve İsmail'in Maltepesporu kendine yakıştığı gibi oynuyor. Böyle devam, aferin. Bu maçta 5 yemezseniz başarıdır. Sizin profesyonellik ve iş bilme seviyenize oranla 2-0 hiçbir şey değil. Galatasaray'ın üzülmesi lazım
Bugün Selanik'te ve Atina'nın Aziz Dimitrios belediyesinde resmî tatil ama ülkenin geri kalanında değil. Peki neden?
Çünkü bugün hem Selanik'in koruyucu aziz'i Aziz Dimitrios'u anma günü hem de Selanik'in Osmanlı'dan Yunanistan'a katılması ile sonuçlanan antlaşmanın yıl dönümü.
Everton benim İngiltere'deki takımım. Bu paylaşımın alakasız zamanlamasına bakılırsa Fenerbahçelilerin rızası için yapılmış gibi duruyor ama size farkı anlatayım. Everton eski stadı Goodison Park'ı yıkmadı, kadın takımına bıraktı. Bu yeni stadı da Goodison Park'tan sadece 3 km uzağa inşa etti, aynı semte. Semtini ve tarihini terk etmedi, satmadı.
This quoted post is unavailable.
🎧🎶🕯️ Çoğumuzun çalma listesinde en azından birkaç unutulmaz şarkısı vardır. Huzur içinde uyusun.
Nev - Mühürlü Kaderim
Çok romantik yağmur yağıyor şu an. Açık çamdan gelen damla sesleri muazzam bir huzur veriyor. Şu hayatta yağmur sesi ve kokusu ile deniz sesi ve kokusu kadar huzur veren çok az şey var







