Ayla İpeksac retweeted
Bu yaşıma kadar bu kadar feryad eden, ağlayan insanı hiç bir iktidarda görmedim.
Hele o kız çocuğun gözyaşları.. 😔
Ayla İpeksac retweeted
Babası Emekli Astsubay, ağabeyi subay olan şarkıcı Semicenk'in Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ithaf ettiği marş.
Ayla İpeksac retweeted
CUMHURİYET NEYİ Mİ BAŞARDI?
Türkiye’de Cumhuriyet, etkileri bugün hayatımızın her alanında kendisini hissettiren, büyük bir siyasal, psiko-sosyal ve kültürel dönüşümdür.
Türkiye’de Cumhuriyet; saray saltanatından millet egemenliğine, dışa bağımlılıktan tam bağımsızlığa, savaştan barışa, “yapamayız” duygusundan “başarabiliriz”, “yapabiliriz” duygusuna, kendine güvensizlikten özgüvene, tavmadan zafere, korkudan korkusuzluğa, hastalıktan sağlığa, nakilcikten akılcılığa, cehaletten aydınlığa, geri kalmışlıktan kalkınmaya yöneliştir.
karanfildergi.com.tr/cumhuri…
Ayla İpeksac retweeted
Pardon Bir Dakika ‼️
1881’de doğacaksın.
12 yaşında askerî okula gireceksin.
24 yaşında kurmay yüzbaşı olacaksın.
30 yaşında Trablusgarp’ta savaşacaksın.
34 yaşında Çanakkale’de destan yazacaksın.
38 yaşında Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatacaksın.
41 yaşında işgal ordularını yeneceksin.
42 yaşında Cumhuriyet’i kuracaksın.
57 yaşında hayata veda edeceksin.
Yaklaşık 4.000 kitaplık kütüphane oluşturacaksın. Fransızca bileceksin.
Tarih, felsefe, edebiyat, matematik ve siyasetle ilgileneceksin.
Nutuk’u ve Geometri kitabını yazacaksın.
Türkçeye bilimsel terimler kazandıracaksın.
Okullar, fabrikalar açacak, devrimler yapacaksın.
Bir milletin kaderini değiştireceksin.
Sonra sabah 8 akşam 5 çalışmayı büyük fedakârlık sayan, hatta evde yatıp hiçbir şey üretmeden şikâyet eden biri çıkacak, senin 57 yıllık mücadeleni eleştirecek.
Sen bir ömre bir Cumhuriyet sığdıracaksın, onlar bir kitap okumadan seni yargılayacak...
Atatürk herhangi bir Cumhuriyet getirmedi; bu millete kendi devrimci iradesiyle yeni bir gelecek kurma cesareti verdi.
13,6 milyon nüfuslu, 1927 yılında nüfusunun %92’inin okuma yazma bilmediği bir ülkeden, 1929 Dünya Büyük Ekonomik Buhranı na rağmen dış borç alınmadan, Osmanlı'dan kalan borçlar ödenerek 10 yıl içinde sanayileşme ve kalkınma hamleleri gerçekleştirerek %8,5 yıllık büyüme sağlayan bir ülke kurarak…
Cumhuriyetle neler YAPABİLECEĞİMİZİ gösterdi.
Asıl mesele de budur: Onun kurduğu Cumhuriyeti sadece anmak değil, o Cumhuriyetin dayandığı aklı, bilimi, özgürlüğü ve çağdaşlaşma iradesini yaşatabilmek…
Bugün Cumhuriyeti ve kurucusunu inkâr etmeye çalışanlara hatırlatmak gerekir: Tarihi yok saymak, tarihin yarattığı gerçekleri ortadan kaldırmaz.
Atatürk'ün büyüklüğü, dünyada ilk kez bir Cumhuriyet kurmuş olmasında değil; bağımsızlık mücadelesinden çıkan bir milleti, çağdaş bir devlet ve toplum yaratma iddiasıyla buluşturmasındadır.
Ayla İpeksac retweeted
Cumhuriyet vazgeçilmezimiz, Atatürk yol göstericimizdir!
İstanbul Barosu olarak laik Cumhuriyet’i, hukukun üstünlüğünü savunacağız.
Başta Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve tüm kahramanlarımızı sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz.
29 Ekim kutlu olsun! 🇹🇷
Ayla İpeksac retweeted
Konya’da tek öğretmen ve tek öğrencili okulda Cumhuriyet Bayramı kutlandı!
Törende konuşan sınıf öğretmeni Fatih Yalçınkaya, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'i ilan ederken tam olarak bu günü, yani seni ve beni hayal etmişti. O ‘Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerini kimsesidir’ derken ülkenin en ücra köşesindeki tek bir çocuğun eğitim hakkından, aydınlık geleceğinden bahsediyordu. İşte Cumhuriyet tam olarak budur” dedi.
Ayla İpeksac retweeted
Berlin’de de olsanız Cumhuriyet kutlanır!
Gurbetçiler sizinde #CumhuriyetBayramınız kutlu olsun! 🇹🇷
#Nice103Yıllar
Ayla İpeksac retweeted
Mekanları cennet olsun, yattıkları yer incitmesin, Türk milletinin sinesinde huzurla uyusunlar.
Sizi asla unutmayacağız, unutursak da kanımız kurusun!
#ErdemAtay
Ayla İpeksac retweeted
Bu konuşması nedeniyle Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu’na soruşturma açılmış.
Geçtim suçu, şu cümlelerde tek yanlış yok.
Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamak Anayasa’yı fiilen ortadan kaldırmaktır.
Kanunda yeri olmayan saçma sapan suçlamalarla, yatarı bile olmayan suç iddialarıyla insanları tutuklamak ya da hiçbir delili ve hukuki temeli olmayan kararlarla “hükümlü” hale getirip aylarca, yıllarca hapiste tutmak “vicdani kanaat” falan değil kamu görevini kötüye kullanmaktır.
Normalde bu tip görevini kötüye kullanan hakim ve savcılarla ilgili işlem yapması gereken HSK’nın başında Adalet Bakanı, yan koltuğunda bakan yardımcısı otururken, heyetin ezici çoğunluğu mevcut iktidar tarafından atanmış ya da “seçilmiş”lerden oluşurken bu görevin yapılmadığı, yapılamayacağı aşikardır.
Şu ortamda Anayasal haklara ve hukuk düzenine sahip çıkmak, hukuksuz kararların takibini yapmak ve elbette bu hukuksuz kararların, hele hele Anayasa ihlallerinin sorumlularından hesap sormak, avukat olurken vicdanı üzerine ettiği yemine sadakat duyan her hukukçunun ve de her yurttaşın sadece hakkı değil aynı zamanda sorumluluğudur.
Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu:
“Kürsüde görev yapan tüm hakim ve savcılara sesleniyorum: Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz.
Bu yargıçlar ve savcılar, "Ben yasaya uymayacağım, ben avukata ve yurttaşa eziyet çektireceğim ve bundan da hiçbir sorumluluk taşımayacağım" diye düşünüyorlarsa, bilsinler ki iki elimiz yakalarında olacak.”
Ayla İpeksac retweeted
Cumhuriyet Bayramımız yaklaşırken hatırlayalım...
1936 Türkiye Güzeli,
Doktor Mahmure Birsen Sakaoğlu.
Bu tek bir cümle neleri açıklıyor?
1-Türkiye diye bir ülke var,
2-Tıp okumuş bir kadın var.
3-Doktor olduğuna göre bir tıp okulu var.
4-Soyadı var.
5-Eşinin soyadını aldığına göre medeni kanun var.
6-Türkiye'nin katıldığı uluslararası bir yarışma var.
Hepsinden önemlisi bunların hepsi sadece 13 yaşındaki bir ülkede olmuş.
Ve en önemlisi "Kadının adı var"!
Cumhuriyet fazilettir.
#YaşasınCumhuriyet..!🇹🇷
Ayla İpeksac retweeted
Bugün Genel Kurul salonunda Av. Atakan Selanik isminde bir rüzgar esti. Adını yazın. İleride sık duyacaksınız. Bir gün İstanbul Barosunun Başkanlığı dışında başka seçimlerde de karşılaşabilirsiniz. Arkadaşlarımla bana 15 yıl önceki hal ve enerjimizi hatırlattı. Rumeli Türkü böyledir. Konuştu mu lafı eğip bükmez. Öyle ufak tefek dokunuşlarda bulunmaz! Nasıl ki Kocasakal konuşmasında İbrahim Kaboğlu’nun içinden geçti hemen üzerine kürsüye çıkan vatansever meslektaşımız da Kaboğlu’na dönüp; Türk avukatlardan özür dileyeceksiniz diye çıkıştı. Devamında “Bizim tavrımız net: PKK, bir terör örgütüdür. PKK eli kanlı, Apo bebek katilidir.”dedi. Yolun açık olsun meslektaşım 🇹🇷 @avatakanselanik
Ayla İpeksac retweeted
Türk Milliyetçisi Avukatların kazandığı İstanbul Barosu seçimlerinde:
"Ne mutlu Türk'üm diyene!"
Ayla İpeksac retweeted
Vatanperver dostlarımızın paylaşım desteği vermesini özellikle rica ediyoruz.
Kamuoyunun ve Kamu Vicdanının Dikkatine...
Azerbaycan tarafından 31 Türkiye vatandaşına getirilen ülkeye giriş yasağı kararının ardından yaşanan gergin süreçte, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin ve stratejik ortaklığının zarar görmemesi adına günlerdir samimiyetle çırpınan, her platformda yapıcı bir duruş sergileyen Türkiye-Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aygün Attar @aygunattar1 hocamız; ne yazık ki haksız bir linç kampanyasının hedefi haline getirilmiştir.
Son olarak ABD merkezli Ermeni diasporası yayını The Armenian Weekly’de Harut Sassounian imzasıyla yayımlanan yazıda, Prof. Dr. Aygün Attar’ın "Diaspora Hırsı ile Devlet Hafızası Arasında Kalan Ermenistan" başlıklı analizinin ilk sırada hedef gösterilmesi, yaşananların tesadüf olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları muhafaza etmeye çalışan bir akademisyen ve devlet insanının, diaspora odakları tarafından istenmeyen kişiler listesinin başına oturtulması, bu hamlenin Türkiye vatandaşlarına yönelik giriş yasağı kararlarına ve yaşanan diplomatik hassasiyetlere yönelik açık bir misilleme ve manipülasyon girişimi olduğunu göstermektedir.
Aygün Attar, iki ülkenin ortak çıkarlarını ve tarihsel kardeşliğini savunurken yalnız bırakılmamalıdır. Ermeni diasporası ve radikal odakların, makaleleri ve analizleri üzerinden kendisini açıkça hedef göstermesi, Sayın Attar’ın güvenliği ve can sağlığı konusunda ciddi endişeler uyandırmaktadır.
İki ülkenin ortak geleceğine emek veren, her koşulda "Tek Millet, İki Devlet" ilkesini savunan Prof. Dr. Aygün Attar'ın yanındayız. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki köklü bağların, diaspora oyunları ve provokatif hamlelerle yıpratılmasına izin verilmemeli; hedefe konulan bilim insanımızın ve temsilcilerimizin güvenliği noktasında gerekli tüm hassasiyet gösterilmelidir.
@aygunattar1
@EMihri76156
Okumanız ve paylaşmanız dileğiyle...❗️⚠️❗️
Kamuoyunun ve Kamu Vicdanının Dikkatine...
Azerbaycan tarafından 31 Türkiye vatandaşına getirilen ülkeye giriş yasağı kararının ardından yaşanan gergin süreçte, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin ve stratejik ortaklığının zarar görmemesi adına günlerdir samimiyetle çırpınan, her platformda yapıcı bir duruş sergileyen Türkiye-Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aygün Attar @aygunattar1 hocamız; ne yazık ki haksız bir linç kampanyasının hedefi haline getirilmiştir.
Son olarak ABD merkezli Ermeni diasporası yayını The Armenian Weekly’de Harut Sassounian imzasıyla yayımlanan yazıda, Prof. Dr. Aygün Attar’ın "Diaspora Hırsı ile Devlet Hafızası Arasında Kalan Ermenistan" başlıklı analizinin ilk sırada hedef gösterilmesi, yaşananların tesadüf olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları muhafaza etmeye çalışan bir akademisyen ve devlet insanının, diaspora odakları tarafından istenmeyen kişiler listesinin başına oturtulması, bu hamlenin Türkiye vatandaşlarına yönelik giriş yasağı kararlarına ve yaşanan diplomatik hassasiyetlere yönelik açık bir misilleme ve manipülasyon girişimi olduğunu göstermektedir.
Aygün Attar, iki ülkenin ortak çıkarlarını ve tarihsel kardeşliğini savunurken yalnız bırakılmamalıdır. Ermeni diasporası ve radikal odakların, makaleleri ve analizleri üzerinden kendisini açıkça hedef göstermesi, Sayın Attar’ın güvenliği ve can sağlığı konusunda ciddi endişeler uyandırmaktadır.
İki ülkenin ortak geleceğine emek veren, her koşulda "Tek Millet, İki Devlet" ilkesini savunan Prof. Dr. Aygün Attar'ın yanındayız. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki köklü bağların, diaspora oyunları ve provokatif hamlelerle yıpratılmasına izin verilmemeli; hedefe konulan bilim insanımızın ve temsilcilerimizin güvenliği noktasında gerekli tüm hassasiyet gösterilmelidir.
@aygunattar1
@EMihri76156
























