Esin Davutoğlu Şenol (@esenol) header
Esin Davutoğlu Şenol (@esenol) profile picture

Professor MD, Head of ID Dept İnfeksiyoncu -Salgının Seyir Defteri Bir Enfeksiyon Hekiminin Salgın Günlüğü, Ay Işığıyla Yıkanan Kadınlar

Ankara-Türkiye
Joined July 2010
Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)Photo by Esin Davutoğlu Şenol (@esenol)
Yaralanmaktan kim korkar? Oysa hasarlı doku iyi bir cerrahi kesiyle , hünerli bir elin yara açmasıyla onarılır .. Ağustos, 2025 #AyIşığıylaYıkananKadınlar
49
29
2
833
248,130
Sağlık Sisteminin alarmlarını söndürmek yükü Aile Hekimlerinin sırtında
4
1,052
İnfluenza enfeksiyonu bazı hastalarda zatürreye, hastaneye yatış gerektiren ciddi solunum yolu sorunlarına ve hatta ölüme neden olabiliyor. Grip belirtileri genellikle aniden ortaya çıkıyor. En yaygın belirtiler arasında ateş veya titreme, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ya da tıkanıklığı, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları bulunuyor. Üstelik influenza virüsü, enfekte kişiler henüz hasta olduklarını fark etmeden de başkalarına bulaşabiliyor. Bu nedenle aşılama, hem enfeksiyon riskini hem de hastalığın ağır geçirilme olasılığını azaltan önemli bir koruyucu önlem olarak değerlendiriliyor.
Birçok Ülkede Grip Sezonu Erken Başladı: Uzmanlar 'Aşı İçin Geç Değil' Diyor Haber İçin: klimik.org.tr/?p=213719
1
3
16
1,286
Esin Davutoğlu Şenol retweeted
Bunları muhalefetten biri söylese hapse atılır mıydı?
Bir ara Berat Albayrak’a “iktidar sistemi” içinde özel bir rol verilmesini önermiştim. Sulandıran oldu, @RTErdogan sonrası plan olarak gören oldu, sağa sola çekenler oldu. Oysa çok basitti. Cumhurbaşkanımızın yoğun gündemini, yorgunluğunu fırsat bilip kendi özel hesabını görenlerin, gücünü istismar edip kirli emeller peşinde koşanların oyununu bozmaya yönelik bir öneriydi. Bakanlık tarifi yapmamıştım, etkili danışmanlık da olabilir demiştim. Önerim, Cumhurbaşkanımızla irtibat noktasında “ara istasyon” teşekkülünden ibaretti. Fon krizi ve devam eden süreç haklılığımızı ortaya koydu. Karar mekanizmasında dev bir boşluk var, istismar çarkı bozulabilmiş değil. Çelişkili kararlar alınıyor, kamuoyu algısı bozuluyor, süreç yönetiminde zorluklar yaşanıyor. Reformlar gecikiyor, radikal kararlar alınamıyor, pozisyonları korumak isteyenler direniyor. Yolda yolakta, kıyıda köşede, orda burada cumhurbaşkanımızı yakalayıp etkilemek isteyenler birbiriyle yarışıyor. Özetle. Sorun üreten sistemin açıkları kapatılıncaya kadar emin bir elin regülasyonunu da o kadar önemli. Burada tartışılması gereken isim değil modeldir. İhtiyacı kabul edip farklı bir isim de önerebilirsiniz. Sonuçta, ortada bir istismar sorunu var ve çare bulunmalıdır.
4
34
287
33,134
Budur Yalnızca kendi başına gelenle ilgilenmeyio, onu bir kişisel gelişim masalı gibi pazarlamayıp, mahpusta dahi en temel hakların peşine düşen sorumlu aydındır
🖋️ MURAT AĞIREL YAZDI... 🥔 "Nezarethanede patatesten çıkan haber..." 💬 "Öğlen tabldot veriliyor. Ya tavuk ya da köfte var. Plastik tabldot açıldığında inanılmaz kötü bir koku geliyor. Tavuk az önce kafesin içerisindeymiş ve alelacele paketlenmiş, et kesildiği gibi konulmuş gibi bir durumla karşılaşıyorsunuz. Yanında da patates var ama evlere şenlik. Dilimlenmiş ve öylece konulmuş. Et de patates de çiğ. Tabldot üzerinde firma ismi var. Üretici bilgisi var. Etiketi söktüm. Patates ve etten numune alarak cebime koydum. Savcılığa giderken de eşyalarım ile birlikte arkadaşlarıma ilettim. Şirketi de sorumluları da araştırdım. İnsanlara yapılan bu hor görme, aşağılama kabul edilemez..." Devamı... ⏬ cumhuriyet.com.tr/yazarlar/m…
1
29
2
262
6,533
Ülkenin alışık olmadığı ve alışamayacağı kadar zeki, ahlaklı ve kapsamlı düşünen bir insandı Ülke için siyasete tahammül etti Sevgi ve iyilikle anıyorum Erdal İnönü
Genel Başkanım, değerli büyüğüm Erdal İnönü'yü aramızdan ayrılışının 19. yılında sevgiyle ve rahmetle anıyorum. Sn. Sevinç İnönü'ye, İnönü ailesine ve Genel Başkanımın tüm sevenlerine saygılarımı sunuyorum.
2
3
49
1,757
Esin Davutoğlu Şenol retweeted
Sağlık sistemsizliği kıskacındaki aile hekimliği birgun.net/makale/saglik-sis… Esin Davutoğlu Şenol yazdı
2
14
6,854
Günlerdir Fatih Altaylı’nın “spor insan sağlığına uygun olsaydı” ampirik tezi paylaşılıyor Ve kendisinin işlek zekasıyla ilgili ampirik tezim ters köşe oluyor Bazen de insan her aklına düşeni paylaşmamalı Ve insan yalnızca kendi aklına inanacak kadar kibirli olmamalı Bazen de insan tek skor 100 yaşına kadar yaşamak olmayabilir diye bir düşünmeli
8
2
1
164
12,987
Aç çocuk varken tüm sofraları tüketenler de yaşamsal bir sorundur Çok önemli ve yaşamsal 👇🏻👇🏻
Prof. Dr. Çağatay Güler yazdı OKUL BESLENMESİ, ACİL ÇÖZÜMÜ GEREKEN YAŞAMSAL BİR SORUNDUR cevresagligi.org/okul-beslen…
3
27
2,310
Yası da hızlıca tüketerek “iyi kalmak” programına dönen insanlık, yası teskin edemiyor Annemin ve abimin kaybında yaşadığım derin acılardan biri de budur Yas tutmayı bilmeyen teskin de edemiyor Pek çok yakın arkadaşımdan hızla uzaklaştığım dönemdir
Toplum olarak yaslı insanlara karşı iki uç arasında savruluyoruz gibi. Ya onları kutsuyoruz, sözlerini sorgulanamaz kılıyoruz. Ya da “akıl sağlığını kaybetti” diyerek damgalıyoruz. Bu ikisinin arasında, yaslı kişiyi bir insan olarak taşıyabileceğimiz, hem acısına saygı duyup hem de fikirlerini tartışabileceğimiz bir alan pek kalmıyor. Gerçi öyle bir tartışma alanı Türkiye’de hiçbir konuda yok. Bu da ayrı bir acı gerçeklik. O alanı kurabilmek mümkün mü? Neden olmasın? Bunun için şöyle bir ayrımı düşünebiliriz; önce şunu kabul etmek gerekiyor; bir yasın biçimi kimsenin denetimine açık olamaz. Ancak o yasın içinden kamuya yöneltilen fikirler tartışmaya açıktır. Ve yine ancak, bu ikisini, birbirine karıştırmayacak kadar becerimiz ve ferasetimiz yok yazık ki, dolayısıyla hem yaslı kişi öyle olmadığını düşünse de, yapayalnız kalıyor hem de hakikatten uzaklaşıyoruz. Bu fikirleri yaslı bir insana ulaştıranların sorumluluğu var ve bu fikirleri dile getiren yaslı kişinin sorumluluğundan çok daha büyük. Acının içindeki biri her eli tutar. O eli uzatanların ne taşıdığına bakmak ise, etrafındakilerin görevidir. Kamusal bir yasla karşılaştığımızda bu yüzden önce şunu sormakla yükümlüyüz; yaslı kişinin yasını gösterme biçimini mi denetliyoruz, yoksa ona neler taşıttığımızı mı görmezden geliyoruz? Yas tutana alan açmak, onu korumak demek. Öfkesine, ısrarına ve adalet talebine saygı duymak demek. Ama korumak aynı zamanda çevresindekilerin kamusal sorumluluklarını sağduyu ile taşımalarını gerektiriyor. Bazen en sahici destek, yaslı kişiye "bu senin acına hizmet etmiyor" diyebilmekle başlıyor... Bu konulara dair okunabilecek iyi bir kaynaktır; Judith Butler, Kırılgan Hayat: Yasın ve Şiddetin Gücü.
4
61
6,073
Ülkenin yakın tarihinin hem tarafsız hem muhalif tüm arşivi yok edildi Belleğin adaleti de siliniyor T24 HalkTV Tele1
3
11
172
4,854
Esin Davutoğlu Şenol retweeted
Ümit Özlale: "Kamu kurumlarının ağ trafiğini ve veri güvenliğini emanet ettiği şirketin yarısından fazlası Tera Yatırım Teknoloji Holding’e ait" birgun.net/haber/umit-ozlale…
14
403
11
1,158
26,710
Aile Hekimliği çalışmak acısı olmaktan çıktı yaşamak acısı olmaya başladı “Stratejik yaklaşım yerine taktiklerle görünmez kılınmaya çalışan sağlıktaki alarmı susturmak görevi ağırlıklı olarak aile hekimlerinde.”
1
11
61
4,956
Esin Davutoğlu Şenol retweeted
Cem ve Can Bazı insanların hayatı Yunan trajedilerini andırır. Tanrılar onları insan gücünün kaldıramayacağı acılarla sınar. Akaş ailesinin başına gelenler de insanın içinde o eski ve tanıdık ürpertiyi uyandırıyor. Yüzyıllardır sahnede seyrettiğimiz acının bir gün bizim ve dostlarımızın kapısını çalabileceğini hep unutuyoruz. Antik tragedyalarda koro, sahnedekilerin başına gelenlere bakıp ağıt yakar. Çünkü o acının karşısında yapılabilecek tek şey birlikte durmaktır. Musalla taşının çevresindekiler bu koro işte. Kimse konuşmuyor. Herkes birbirinin gözüne bakıyor, söyleyecek söz bulamıyor. Ömrünü sözcükleri tartmakla geçiren bir adamın ardından sözcükler yetmiyor. Bir hafta önce aynı avluda Cem’in elini tutan dostlar, şimdi aynı avluda onun tabutunu omuzluyor. İmam usulden sorar: “Merhumu nasıl bilirdiniz?” Cevap da usuldendir: “İyi bilirdik.” O gün avludakilerin sesi titriyordu. Cem Akaş için bu iki sözcüğü söyleyen arkadaşlarının yüreğinden çok daha fazlası geçiyordu. Evet, iyi bilirdik. Dost bilirdik. Hayatını edebiyata ve sanata adamış, çok seçkin bir insan olarak bilirdik. Yazdığı ve yayına hazırladığı kitaplarla, müziğiyle edebiyatın panteonunda yükseklerde duran bir usta olarak bilirdik. Kırılgan ve duyarlı yapısıyla kimseyi kırmadığını bilirdik. Bunca kötülükle, tuzakla, kıskançlık belasıyla ve şiddetle dolu bir dünyadan kimseyi incitmeden geçip gitti. Herkesin kendini öne çıkarmak için yarıştığı gürültülü bir çağda o sessizliği seçti; başkalarının sözlerini, başkalarının kitaplarını özenle okura ulaştırdı. Bugün, bir kelebek kanadı inceliğinde, hafifçe geçip giden bilge bir insanı anıyoruz. Geçen hafta, on dokuz yaşındaki oğlu Can’ı yitirdikten sonra Cem, bir babanın oğlunun ardından yürüdüğünü düşündüren bir görüntü paylaşmıştı. Şimdi o görüntüye başka bir gözle bakıyorum. Sanatçının sezgisi bazen kendisinden önce davranır. Demek ki biliyordu. Demek ki o yürüyüş çoktan başlamıştı. Can’ın cenazesinde Cem’le sarılmıştık. Onu bir daha göremeyeceğimi bilseydim daha uzun sarılırdım. İnsan, her vedanın son veda olabileceğini hep sonradan öğreniyor. Ankara yıllarımın büyük dostu Gülten Akın, “Benim acım acıların beyidir” diye yazmıştı. Ve demişti ki: Uçtu gitti kitapların ardında / Uçtu gitti kalemlerin ardında. Bir babanın evladını toprağa vermesi hayatın akışına aykırıdır. Doğanın düzeni, çocukların büyüklerini uğurlamasını ister. Bu düzen bozulduğunda geride kalana söylenecek söz kalmaz. Cem o sözsüzlüğü ancak bir hafta taşıyabildi. Esra Hanım önce oğlunu, bir hafta sonra da eşini yitirdi. Troya’nın yıkıntıları arasında hem kocasını hem oğullarını kaybeden Hekabe gibi, dayanılmaz bir acıyla baş başa kaldı. Ona, Can Yayınları’ndaki sevgili arkadaşlarına ve Cem’i seven herkese sabır diliyorum. Kelimenin tam anlamıyla, çok özleyeceğiz. Gecen aydınlık olsun sevgili Cem Akaş; Can’ınla birlikte. Zülfü Livaneli, 29.10.2026. Oksijen.
2
272
18
3,409
85,155
Adamcağız yine ortalıklara saçılmış Grip aşısı kötülüyor Böyle insanların tuzağına düşenler hakediyor
2
2
178
12,165
Esin Davutoğlu Şenol retweeted
can öz çok güzel anlatmış cem akaş’ı: "Eşine ender rastlanan, artık yetişmeyen, görmediğimiz kendiyle değil hep başkalarıyla meşgul, hep çalışan, kendini buna adamış, yazıya adamış, sanata adamış, edebiyata adamış çok çok değerli bir ismi kaybettik. Dolasıyla biz Cem’in trajedisinden ziyade onun ilerde değeri kıymeti onun gibi insanların Türkiye için önemi bunu anlatmaya çalışacağız. Türkiye için çok büyük kayıp bence. Beş senedir Pankreas kanseri tedavisi görüyordu. Çok iyi bir yazar, çok iyi bir editör ama hepsinden önemlisi yazı çizi için yaşayan başkalarına katkı sağlayan kendisi hiç görünmeyen, hiç ortaya çıkmayan, kendisinden bahsetmeyen hakiki bir entelektüeli kaybettik"
4
65
3
707
36,529
Kongrede ilk kez karşılaştığım ABD’li bilim insanının, yaka kartımı okuyup Elif Şafak ve Netflix’deki Türk dizilerinin hayranıyım demesi
2
1
88
11,863
Akrabalık böyledir işte Ve maalesef
Kadir İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, Jülide Kural’ın açıklamalarının doğruyu yansıtmadığını ileri sürdü: “Hastaneye yatmadan önce dayımla 3 kez yemeğe çıktık, hepsinde de kolunda farklı bir saat vardı.” 📌Başka önemli bir durum var. Bunu da sizinle paylaşmak isterim. Dayımla hastaneye kaldırılmadan önce üç defa arka arkaya yemeğe çıktık. 📌Üçünde de farklı farklı saatler ve yüzükler vardı elinde. İkisinde Patek Philippe saat takmıştı. Diğerinde ise altın Rolex vardı. Ve üç görüşmemizde de farklı farklı Atatürk tuğralı altın yüzük vardı. Jülide Hanım, evden para çaldı diyerek çalışanı suçlayınca ben de hukuki yola başvurdum. 📌Dayımın eşyalarına mahkeme tedbir koydu, koruma altına aldı. Tedbir koydurduğumda Hakime hanım, avukatımla birlikte dayımın evine gitti. Evde saatleri de yüzükleri de altın çakmakları da yoktu. 📌Yani hiçbir ziynet eşyası yoktu. Dayımın kasasını açtılar, orada da yoktu. Benim gözümle gördüğüm saatleri, yüzükleri nerede? Hiçbiri evde bulanamadı. Jülide Hanım bakalım buna nasıl bir cevap verecek? 📌Jülide Hanım, 'Evlenmeye sıcak bakmayan bendim' demiş ama kendisi Kadir dayıma evlilik teklifinde bulundu. Hatta 'Benim yeşil pasaportum var, evlenince senin de olacak. Dünyayı gezeriz' dedi. Ama evlilik teklifini dayım kabul etmedi. 📌Son olarak şunu söylemek isterim, ben medyaya her konuştuğumda trollerden linç yiyorum. Bunu da kimlerin yaptırdığını biliyorum. Hukuki olarak da bu noktada hakkımı arayacağım. Trolleri üstüme salarak kimse beni susturamaz. Trollerle gerçekler kapanamaz.
9
5
170
27,621